Ana içeriğe geç
Sözlük

yabancıl ile cümle

yabancıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Dar femeile sunt ca de încredere - în cazul în care strainii sunt în cauză.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."De a nők az, hogy becsületes - amikor idegenek van szó.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."하지만 여자들은 믿을 있습니다 - 낯선 사람이 관심을 어디에.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Maar vrouwen zijn die vol vertrouwen - waar de vreemdelingen betreft.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Mais les femmes sont confiantes que - où les étrangers sont concernés.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Ma le donne sono così fiduciosi - dove gli stranieri sono interessati.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Mas as mulheres são tão confiáveis - onde estranhos estão em causa.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Men kvinnor är det förtroendefulla - där främlingar berörs.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Mutta naiset ovat, että luottamukselliset - missä muukalaiset ovat huolissaan.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Nhưng phụ nữ là đáng tin cậy nơi người lạ có liên quan.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Pero las mujeres son tan confiables - donde los extranjeros se refiere.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Tapi wanita yang amanah - di mana orang-orang asing yang bersangkutan.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Αλλά οι γυναίκες είναι ότι εμπιστοσύνης - όπου άγνωστοι ανησυχούν.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Але жінки в тому, що довірливий - де чужі турбує.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Но жените са, че доверен - когато се отнася непознати.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Но женщины в том, что доверчивый - где чужие беспокоит.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda.واضاف "لكن المرأة هي التي موثوق -- حيث نشعر بالقلق الغرباء.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda.彼はあなたの部屋を持ち帰ったと彼はさらに、ホールの名前を与えられていない。"
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Aber die Waorani töteten nicht nur Außenstehende mit dem Speer.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.A waoranik azonban nem csak a kívülállókat bántották.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış. Birbirlerini de mızrakla vururlarmış.Maar de Waorani doorboorden niet alleen buitenstaanders, maar ook elkaar.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış. Birbirlerini de mızrakla vururlarmış.Os huaorani não matavam só os intrusos, também se matavam entre si.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Dar Waorani nu ucid cu lăncile doar străinii.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.그러나 와오라니족은 외부인들만 창으로 찌른 것이 아니었습니다.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Mais, les Waorani n'abattaient pas seulement les étrangers.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Ma i Waorani non uccidevano solo gli stranieri.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Mutta waoranit eivät lävistäneet vain ulkopuolisia.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Pero los waorani no solo mataban con sus lanzas a los extranjeros.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Tuy nhiên, bộ tộc Waorani không chỉ đâm người ngoài.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Waorani jednak nie tylko zadźgali dzidami obcych.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Але Ваорані не лише закололи чужинців.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Но ваорани не только расправлялись с чужаками.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Но Уаорани не само пронизват външни хора.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.אבל הוואראני לא דקרו רק אנשים מבחוץ.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.ولكن الواوروني لا يقتلون الأجانب فقط.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.お互いも刺し殺します
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Ale poprzez oglądanie klipów wideo otworzył się przed nim świat możliwości.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Ale tím, že sleduje videoklipy přidané neznámými lidmi, otevírá se pro ně celý svět možností.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Betrachtet er aber Videos, die von Fremden gepostet wurden, eröffnet sich ihm eine Welt voller Möglichkeiten.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Dar uitându-se la filmele postate de alţii, o lume de posibilităţi i se deschide.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.De nézve az idegenek által feltöltött videoklipeket, a lehetőségek tárháza nyílt ki előtte.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.하지만 낯선 이들이 올린 비디오클립을 보면서 새로운 가능성이 세계가 열립니다.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Ma guardando i video pubblicati da estranei, gli si è aperto un mondo di possibilità.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Mais en regardant les clips vidéo diffusés par des inconnus, un monde de possibilités s'ouvre à lui.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Mas ao ver vídeos publicados por desconhecidos, abriu-se-lhe um mundo de possibilidades.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Men när han tittade på videoklipp från främlingar, så öppnades en värld av möjligheter för honom.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Nhưng nhìn vào các đoạn phim đăng bởi những người xa lạ mở ra một thế giới đầy cơ hội cho anh ấy.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.No sledovaním videoklipov pridaných cudzincami sa mu otvára svet plný možností.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Pero al mirar los video clips posteados por otros se le abrió un mundo de posibilidades.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Tapi melihat klip video yang dipublikasi oleh orang asing, sebuah dunia penuh kemungkinan terbuka baginya.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Αλλά βλέποντας βίντεο που έχουν "ανεβάσει" ξένοι, ένας κόσμος δυνατοτήτων ανοίγεται για αυτόν.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Като гледа видео клипове пуснати от непознати, цял свят с възможности се отваря пред него.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Но просмотрев видео, опубликованные анонимно в сети, целый мир новых возможностей открылся перед ним.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.אבל בהביטו בסרטוני וידאו שהועלו על-ידי אנשים שלא הכיר, נפתח בפניו עולם שלם של אפשרויות חדשות.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.جاء ملف الفيديو هذا لكي يراه العديد من الغرباء وقد فتحت امامه عدة مجالات
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.可能性を開きました 突如として彼は競い始め 革新が生じました
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.Byly jich stovky. Nechávala jsem je všude: v kavárnách a knihovnách, prostě všude.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.Dozijnen en dozijnen brieven. Ik liet ze overal achter: in café's en bibliotheken, bij de VN, overal.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.Jeg skrev breve i stil med min mors til fremmede, og efterladte dem i bunkevis overalt i byen.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.어머니가 제게 써보내주신 것과 같은 그런 편지를 모르는 사람에게 썼던거죠. 그리고는 도시 여기저기에 그냥 넣었죠.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod