Kaçkez dedim sana yabancıların verdiği yicekleri hiçbirzaman yeme diye?How many times have I told you never to take food from strangers?
Bu kişinin gidip antlaşmaları imzalaması, yabancı delegelerle görüşmesi gerekiyor.This guy has to go and sign treaties and meet foreign dignitaries.
Açık mimari, açık bilgi kavramı benim için yabancı değil.So the idea of an open architecture, an open knowledge, is not new to my neck of the desert.
Yabancı, kadınlarımızı ve çocuklarımızı alacak!The foreigner will take[br]our women and children!
Senin yanında kalan yabancı nerede?Where's that foreigner[br]at your place from?
Bak, yabancılar oğlumu nasıl katletti!Look how the gadjos[br]massacred my son!
Seçimini çoktan yaptı ve yabancının kovulmasına yardım ediyorShe's already made her choice and helps drive the newcomer away
Ancak bir yabancıya göre bu dili öğrenmek Çin Seddini aşmak gibi geliyor.But to an outsider, it seems to be as impenetrable as the Great Wall of China.
Aylık toplantıda belirttiğim gibi. Yabancılar çok memnun.As I reported in the meeting, the response from foreign tourists is very good, so...
-Ne bir bilim ne de yabancı dil okulu.It's neither a science school nor a foreign language school.
O yabancı değil.O benim arkadaşımShe' is my business. She's my friend.
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Is it common for me to be so nosy?
Yabancı:aman tanrım Yabancı:çok iyisinOn a Friday night ? ? Hangin' out with my chinstrap ? ?
Yabancı:bu harika!(playing "Fireflies" by Owl City)
Yabancı:Çok eğlencelisin bu cidden duygularımı incitti şuan çok ciddiyim Yabancı:She's gonna make hearts with her hand ? ? Just like I planned ? ? Girl who likes 3s and hearts ? ?
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.You know, it's remarkable how universal the gesture is of handing your camera to a total stranger.
Yabancı düşmanlığı yükselişte - kadın ve kız ticareti de öyle.Xenophobia's on the rise. The trafficking of women and girls.
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.Even before they do that they will ask for foreign aid.
Pazar, Afrika'ya yabancı değil.The market is not alien to Africa.
Yakup babasının yabancı olarak kalmış olduğu Kenan ülkesinde yaşadı.Jacob lived in the land of his father's travels, in the land of Canaan.
‹‹ ‹Ülkenizde sizinle birlikte yaşayan bir yabancıya kötü davranmayın."'If a stranger lives as a foreigner with you in your land, you shall not do him wrong.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Therefore love the foreigner; for you were foreigners in the land of Egypt.
Yabancıdan borcunu alabilirsin. Ama İsrailli kardeşinin borcunu bağışlayacaksın.Of a foreigner you may exact it: but whatever of your is with your brother your hand shall release.
Ona yalnız RAB yol gösterdi, Yanında yabancı ilah yoktu.Yahweh alone led him. There was no foreign god with him.
Yabancı ilahlarla Tanrıyı kıskandırıp İğrençlikleriyle Onu öfkelendirdiler.They moved him to jealousy with strange gods. They provoked him to anger with abominations.
Beerotlular Gittayime kaçmışlardı. Yabancı olan bu halk bugün de orada gurbette yaşıyor.-and the Beerothites fled to Gittaim, and have lived as foreigners there until this day).
Yabancılar bana boyun eğiyor, Duyar duymaz sözümü dinliyorlar.The foreigners will submit themselves to me. As soon as they hear of me, they will obey me.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.The foreigners will fade away, and will come trembling out of their close places.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.So he did for all his foreign wives, who burnt incense and sacrificed to their gods.
O zaman bir avuç insandınız, Sayıca az ve ülkeye yabancıydınız.when you were but a few men in number, yes, very few, and foreigners were in it.
Bunların hepsi yabancı kadınlarla evlenmişti. Bazılarının bu kadınlardan çocukları da vardı.All these had taken foreign wives; and some of them had wives by whom they had children.
O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti, Aralarına henüz yabancı girmemişti.to whom alone the land was given, and no stranger passed among them):
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı."He has put my brothers far from me. My acquaintances are wholly estranged from me.
Evimdeki konuklarla hizmetçiler Beni yabancı sayıyor, Garip oldum gözlerinde.Those who dwell in my house, and my maids, count me for a stranger. I am an alien in their sight.
-Hiçbir yabancı geceyi sokakta geçirmezdi, Çünkü kapım her zaman yolculara açıktı-(the foreigner has not lodged in the street, but I have opened my doors to the traveler);
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.As soon as they hear of me they shall obey me. The foreigners shall submit themselves to me.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıktılar kalelerinden.The foreigners shall fade away, and shall come trembling out of their close places.
Eğer Tanrımızın adını unutsaydık, Yabancı bir ilaha ellerimizi açsaydık,If we have forgotten the name of our God, or spread forth our hands to a strange god;
Kardeşlerime yabancı, Annemin öz oğullarına uzak kaldım.I have become a stranger to my brothers, an alien to my mother's children.
Aranızda yabancı ilah olmasın, Başka bir ilaha tapmayın!There shall be no strange god in you, neither shall you worship any foreign god.
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.when they were but a few men in number, yes, very few, and foreigners in it.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Let the creditor seize all that he has. Let strangers plunder the fruit of his labor.
İsrail Mısırdan çıktığında, Yakupun soyu yabancı dil konuşan bir halktan ayrıldığında,When Israel went forth out of Egypt, the house of Jacob from a people of foreign language;
Varını yoğunu yer bitirir yabancılar, Emeğin başka birinin evini bayındır kılar.lest strangers feast on your wealth, and your labors enrich another man's house.
Yalnız senin olsun onlar, Paylaşma yabancılarla.Let them be for yourself alone, not for strangers with you.
Seni kendi ağzın değil, başkaları övsün, Kendi dudakların değil, yabancı övsün.Let another man praise you, and not your own mouth; a stranger, and not your own lips.
Tanımadığı birine kefil olanın giysisini al; Bir yabancı için yapıyorsa bunu, Giysisini rehin tut.Take his garment when he puts up collateral for a stranger. Hold it for a wayward woman!
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.But he will speak to this nation with stammering lips and in another language;
Arabistan krallarına, çölde yaşayan yabancı halkın krallarına;and all the kings of Arabia, and all the kings of the mixed people who dwell in the wilderness;
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Our inheritance is turned to strangers, Our houses to aliens.
‹‹ ‹Kocasının yerine yabancıları yeğleyen, zina eden bir kadındın!A wife who commits adultery! who takes strangers instead of her husband!
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Peter said to him, "From strangers." Jesus said to him, "Therefore the children are exempt.
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?When did we see you as a stranger, and take you in; or naked, and clothe you?
Tanrıyı yüceltmek için bu yabancıdan başka geri dönen olmadı mı?››Were there none found who returned to give glory to God, except this stranger?"
‹‹Kulağımıza yabancı gelen bazı konulardan söz ediyorsun. Bunların anlamını öğrenmek isteriz.››For you bring certain strange things to our ears. We want to know therefore what these things mean."
Yaptığınız kötülükler yüzünden bir zamanlar düşüncelerinizde Tanrıya yabancı ve düşmandınız.You, being in past times alienated and enemies in your mind in your evil works,
Ülkede doğan için de, aranızda yaşayan yabancı için de aynı kural geçerlidir.››One law shall be to him that is homeborn, and unto the stranger that sojourneth among you.
‹‹Yabancıya haksızlık ve baskı yapmayacaksınız. Çünkü siz de Mısırda yabancıydınız.Thou shalt neither vex a stranger, nor oppress him: for ye were strangers in the land of Egypt.
Size de aranızda yaşayan yabancıya da aynı yasalar ve kurallar uygulanacak.› ››One law and one manner shall be for you, and for the stranger that sojourneth with you.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.He that is surety for a stranger shall smart for it: and he that hateth suretiship is sure.