Ana içeriğe geç
Sözlük

yaban ile cümle

yaban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sonunda yabancı dillerin önemini anladım.I finally understood the importance of foreign languages.
O köpek yabancılara havlamaya eğitildi.That dog is trained to bark at strangers.
Tamamen yabancı biriyle akşam yemeği yedim.I had dinner with a total stranger.
Tom'un burada bir yabancı olduğunu anlamak kolay.It's easy to see Tom is a stranger here.
O yabancı kim?Who is that stranger?
Ben yabancıymışım gibi davranmayı seviyorum çünkü komiktir!I like to pretend that I'm a foreigner because it's funny!
Ben yabancıyla evlendim.I married foreigners.
Havuzun yanında yaban ördekleri var.There are mallard ducks near the pond.
Tom yabani ot çekmenize yardım etmemizi önerdi.Tom suggested that we help you pull weeds.
Tom yabancılarla konuşmaya alışkın.Tom is used to talking to strangers.
Dikkatsizce bir yabancıya eposta adresimi verdim.I carelessly gave my email address to a stranger.
Adresimi bir yabancıya verdiğimde dikkatli olurum.I am careful when I give my address to a stranger.
Tom yabancıya gerçekten kim olduğunu söylemedi.Tom didn't tell the stranger who he really was.
Tom'un arılar, eşek arıları ve yaban arılarına karşı alerjisi vardır.Tom is allergic to bees, hornets and wasps.
Çiftçinin koyunlarından birkaçı, yabani köpekler tarafından öldürülmüştü.The farmer had several of his sheep killed by feral dogs.
Yabancı dil bilgisi, beyin etkinliğini uyarır.Knowledge of foreign languages stimulates brain activity.
Bütün yabancı ülke büyükelçilikleri Paris'tedir.The embassies of all the foreign countries are in Paris.
Ofisim Yabancı Diller Bölümünde.My office is in the Foreign Languages Department.
Yabancı dil öğrenmek yararlıdır.It's useful to study foreign languages.
O, Fransızca bilmeyen bir yabancıdır.He is a foreigner who does not speak French.
Yabanmersini krebin büyük bir hayranı değilim.I'm not a big fan of blueberry pancakes.
Tom yabancılara güvenmez.Tom doesn't trust strangers.
Kırmızı yaban mersini Finlandiya'da popülerdir.Lingonberries are popular in Finland.
Tom bir yabancı ile evli.Tom is married to a foreigner.
Tom bahçeyi yabancı otlardan temizledi.Tom weeded the garden.
Yabancı dil öğrenmek için seni ne motive ediyor.What motivates you to learn foreign languages?
Yabancı dil öğrenmeye başlamak için asla çok geç değildir.It's never too late to start learning foreign languages.
Yabani bir at gibi içim içime sığmıyor.I'm champing at the bit like a wild horse.
Yabani otlar, bahçe yatağını tamamen geçti.The weeds have completely overtaken the garden bed.
Yabancı bir dil öğrenmen önemlidir.It is important that you learn a foreign language.
Yabancı uzun, anlamsız bir cümle ile cevap verdi.The foreigner answered with a long, incoherent sentence.
Bu üç yabancı Ukrayna'nın kurtarılabilip kurtarılamayacağını görmek için dünyaya geldi.These three extraterrestrials have come to earth to see if Ukraine can be saved.
Neden benimle sürekli İngilizce konuşuyorsun? Bir yabancı olduğum için mi?Why do you always speak to me in English? Is it because I'm a foreigner?
Hangi yabancı dilleri öğrendin?What foreign languages have you studied?
Yabancıları yaklaştırmamak için bir bekçi köpeği aldı.He bought a guard dog to keep out intruders.
İki yabancıyla tanıştım: bir Kanadalı ve bir Britanyalı.I met two foreigners: a Canadian and a Brit.
Herkesin bir yabancı dil eğitimi yapması gerektiğini düşünüyorum.I think that everyone should study a foreign language.
İngilizceden sonra, Almanca Rusya'da en popüler yabancı dildir.After English, German is the most popular foreign language in Russia.
O bir yabancı. O ne dediğimizi anlamıyor.He's a foreigner. He doesn't understand what we're saying.
Tüm yabancılar kötü değildir.Not all aliens are bad.
Sen tam olarak bir yabancı değilsin.You're not exactly an outsider.
Tom tam bir yabancı.Tom is a complete stranger.
Tom mükemmel bir yabancı değildi.Tom wasn't a perfect stranger.
Biz yabancılar gibi değiliz.It's not like we're strangers.
Tom yabancılarla konuşmaktan korkuyor.Tom is terrified of talking to strangers.
Ben yabancılarla konuşamam.I can't talk to strangers.
Yabancılar Tom'u geriyor.Outsiders make Tom nervous.
Ben bir yabancıymışım gibi davran.Pretend I'm a stranger.
Yabancılaşma yirminci yüzyıl edebiyatının ortak bir teması.Alienation is a common theme of twentieth-century literature.
Yabancılara asla güvenmezdim.I'd never trust strangers.
Yabancılardan gezinti kabul etmeyin.Don't accept rides from strangers.
Tom bir yabancıyla bir otel odasını paylaşmak zorunda kaldığını söyledi.Tom said he had to share a hotel room with a stranger.
Senin görevin ülkeni bir yabancı işgalinden kurtarmak.Your duty is to save your country from a foreign invasion.
Tom'un bahçeyi yabani otlardan temizlemesine yardım ettik.We helped Tom weed the garden.
Benim anadilim bir başkası için yabancı dildir.My native language is a foreign language for someone else.
Dünyalılar yabancı gözetim altına girdi ve büyük bir savaşı engelledi.Earthlings became under alien surveillance that prevented a major war.
Yabancılar gizli bir manipülasyonla dünyadaki büyük bir savaşı önledi.Aliens prevented a major war on Earth by hidden manipulation.
Yabancılar gizlice Dünya'nın ilerlemesini kontrol etti.Aliens controlled Earth's progress in secret.
Danny'nin okulunda öğrenciler yabancı dil olarak Klingoncayı öğrenirler.In Danny's school, students learn Klingon as a second language.
Fransızca Tom'un bildiği tek yabancı dildir.French is the only foreign language that Tom knows.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod