Ana içeriğe geç
Sözlük

yaban ile cümle

yaban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yabancı dilleri öğrenme sıkıcıdır.Learning foreign languages is boring.
Yabancı diller öğrenmek sıkıcıdır.Learning foreign languages is boring.
Esperanto yabancı dil öğretimi için bir yardımcıdır.Esperanto is an aid for teaching foreign languages.
Yabancı bir ülkede onunla görüşeceğini hiç hayal etmemişti.She never dreamed she'd meet him in a foreign country.
Palmiye ağaçları gibi yabancı bitkilerin tanıtımı ekosistemlere zarar verebilir.Introducing foreign plants, such as palm trees can damage ecosystems.
Yabancı bitkilerin ve hayvanların tanıtımı ekosistemler için ciddi hasara sebep olabilir.The introduction of foreign plants and animals can cause severe damage to ecosystems.
Yabancılar ilginçtir, değil mi?Foreigners are interesting, aren't they?
Hatta yabancı topraklara asla ayak basmadı.He has never even set foot on foreign soil.
Yabancı dil öğrenmek için çok zaman gerekir.To learn a foreign language requires a lot of time.
Bir milyon yaban sıçanı hatalı olamaz.A million lemmings can't be wrong.
O bir yabancı ama Çince'yi mükemmel bir şekilde konuşuyor.She’s a foreigner, but speaks Chinese excellently.
Yabancılarla asla konuşma.Never talk to strangers.
Edatlar yabancı dil öğrencileri için genellikle sorunlara neden olurlar.Prepositions generally cause problems for foreign language students.
İsmin yabancı gelmiyor.Your name sounds familiar to me.
Selamlar, yabancı.Greetings, stranger.
Tatilimi yabancı bir ülkede geçirdim.I spent my vacation in a foreign country.
Yaban tavşanlarının uzun kulakları vardır.Hares have long ears.
Toplantı odasında bir yabancı var.There is a stranger in the meeting room.
Tom hükümetin yabancılar hakkındaki gerçeği gizlemek istediğine inanıyor.Tom believes that the government wants to hide the truth about aliens.
O bir yabancı değişim öğrencisi.He's a foreign exchange student.
Mary yabancılarla konuşuyor.Mary is speaking to strangers.
Yabancılık hissediyorum.I felt out of place.
Sen hiç yabancı bir ülkede alışveriş yaptın mı?Have you ever done shopping in a foreign country?
Hiç yabancı işçileri işe aldın mı?Have you ever recruited foreign workers?
Yabancı diller hakkında konuşurken, Fransızca konuşuyor musunuz?Speaking about foreign languages, do you speak French?
Hiç yabancılara Çince öğrettin mi?Have you ever taught Chinese to foreigners?
Tatoeba yabancı dil öğrenen öğrencilere yardımcı olabilir mi?Can Tatoeba help students who learn foreign languages?
Tatoeba yabancı dil öğrenmene yardımcı olabilir mi?Can Tatoeba help you to learn foreign languages?
Almanya'da hâlâ yabani ayılar var mı?Are there still wild bears in Germany?
Ermenistan'da çok yabancı var mı?Are there a lot of foreigners in Armenia?
Yabancıların bir tenis turnuvası var. Gelip izlemek ister misin?The foreigners are having a tennis tournament. Would you like to come and watch it?
Tom bir yabancı değil.Tom isn't a stranger.
Bir yabancı onun yanına yaklaştı ve saati sordu.A stranger came up to her and asked her the time.
O bir yabancı düşmanı.She's a xenophobe.
Hiç bir yabancıya sarıldın mı?Have you ever hugged a stranger?
Biz yabancı değiliz.We're not strangers.
Birkaç hafta içinde yabancı bir dil öğrenemezsiniz.You can't learn a foreign language in just a couple of weeks.
Yabancının söylediği hiçbir şeyi anlayamıyorum.I can't understand anything that foreigner says.
Yabancı olsam, muhtemelen çiğ balık yiyemem.If I were a foreigner, I probably couldn't eat raw fish.
Bir yabancı olsam, muhtemelen çiğ balık yiyemem.If I were a foreigner, I probably wouldn't be able to eat raw fish.
Senin ülkende yaşayan herhangi bir yabancı tanıyor musunuz?Do you know any foreigners living in your country?
Onlar yabancı.They're foreigners.
O yabancı, sanki ana diliymiş gibi Japonca konuştu.That foreigner spoke Japanese as if it were his native language.
Birçok yabancı, çalışmak için Japonya'ya geliyor.Many foreigners come to Japan to work.
Yabancılara güvenme.Do not trust strangers.
Yabancılara güvenmiyoruz.We don't trust strangers.
Yabancılara güvenmiyorum.I don't trust strangers.
Buralarda yabancılara güvenmiyoruz.We don't trust strangers around here.
Yabancılarla konuşma.Don't talk to strangers.
O, yabancı bir üniversitede okudu.He studied at a foreign university.
Onun yabancılara karşı bir önyargısı var.He has a prejudice against foreigners.
O, Yabancı Lejyonuna yazıldı.He enlisted in the Foreign Legion.
Yetişkin eğitimi projemizde yabancı dil dersleri vardır.There are classes in foreign languages in our adult education project.
Otel yabancılarla dolu.The hotel's full of foreigners.
Çayır yabani otlarla dolu.The pasture is full of weeds.
Tom bir yabancı.Tom is a foreigner.
O yabancı gelmiyor.That doesn't ring a bell.
Kendimi bir yabancı gibi hissediyorum.I feel like an outsider.
Yaban gelincikleri oyuncu ve meraklıdırlar.Ferrets are playful and curious.
Yabancı turistler otobüse oturup pencereden dışarı baktılar.The foreign tourists sat on the bus and looked out the window.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod