Prens, bu hırslı ve güzel Yabancı Prenses'le ilgilenmeye başlar.Wciąż czeka na całusa od pięknej księżniczki.
Çünkü yabancılarla ilişki yaşamak yasak.Przystąpiono do negocjacji z Obcymi.
Yaban hayat açısından Demokratik Kongo Cumhuriyeti önemli bir zenginliğe sahiptir.Rzeki Demokratycznej Republiki Konga cechuje duże bogactwo gatunkowe ryb.
Yabancı paralı askerler de bulunduruluyordu.Najmowano także wojska cudzoziemskie.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Głosili, że Bóg nie stworzył ciemności, ognia ani wody, bowiem istniały one odwiecznie wraz z nim.
Yabanî mandalar genelde insanlardan uzak durur ve insanlardan kaçarlar.Napotkane przez ludzi, zazwyczaj ucieka.
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.Mieczysław Gos „Kukułka”, sier.
Tetlin Milli Yaban hayatı Sığınağı (kısmen) Wrangell-St.Park Narodowy Wrangla-Świętego Eliasza (ang. Wrangell-St.
Ülkede en popüler yabancı diller Rusça ve İngilizce'dir.Najbardziej popularnym językiem wśród imigrantów jest arabski i rumuński.
Yabancılar karmasının kaptanlığını yaptı.Pozyskał sojuszników do działalności harcerskiej.
Halen çok sayıda yabancı yayınevinden teklif almaktadır .Niektóre firmy audytów zewnętrznych są obligatoryjne.
Erginleri, yabani etçillerde, özellikle köpekgillerde asalaktır.Agresywny wobec innych ptaków, szczególnie w miejscach żerowania.
İkinci yabancı dil eğitimi iki yıl sürmektedir.Drugi etap edukacji prawniczej obejmuje dwuletnią aplikację.
Fakat yabancı bir gün Jane'i terk edip bir daha geri dönmemiştir.Pewnego dnia mąż jej oświadcza Nigdy nie opuścisz Iranu!
Yabancı etmen, hareketli istasyonun yerleşik etmeni ile iletişim kurarak, yerini hareketli host'a bildirir.Wystrój stacji, zgodnie z jej nazwą, nawiązywać ma do ruchu robotniczego.
Yalancı Yabancı adlı bir TV filminde oyunculuk denemesi yaptı.Wystąpiła gościnnie w filmie Dziewczyna z ekstraklasy.
Daland yabancı kaptanı ziyaret eder.Daland wdaje się w rozmowę z tajemniczym żeglarzem.
Yerine yaban otu ektim.Unika natomiast gęstych krzaków.
Yaban hayatının yaşama alanlarıdır. .Miesięcznik Dzikie Życie. .
C Yapısı ise yaban domuzlarına ağırlık verilen yapıdır.Badania dotyczyły zapachowej uciążliwości ferm trzody chlewnej.
99,775 adet kayıtlı yabancı vardır.Klub ma 97745 zarejestrowanych stałych członków.
Gelen bir yabancı istasyon bu paketi arar.Na dworcu znajduje się tablica upamiętniająca to wydarzenie.
Wehrmacht Yabancı Gönüllüleri 1941-45.Zbrodnie Wehrmachtu 1941-1944”.
Yabancı Jon Polito ...Ojciec Xi Jinpinga.
Ülkedeki yabancılar genellikle Fransız veya İtalyan'dır.Najczęściej używane są francuskie, włoskie i niemieckie.
2. yabancı dil olarak Almanca dersi verilmektedir.Jako język wykładowy wprowadzono język niemiecki.
O yabancı ülkelerde seyahat etti.Podróżowała za granicę.
Okul olanaklarımız yabancı öğrenciler için yetersizdir.Możliwości naszej szkoły są niewystarczające dla zagranicznych studentów.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Utländska observatörer godkände valet som fritt och rättvist.
"Ben bir yabancıyım.Jag är själv utländsk.
Kendi havaalanı yoktur, bu nedenle yabancı ziyaretçiler Kolombo havaalanını kullanmaktadırlar.Territoriet har inte någon egen flygplats och utländska besökare måste resa via flygplatsen i Colombo.
Domuzlara yabani kuşlardan geçtiği düşünülmektedir ve mevcut özel bir tedavisi yoktur.Man tror att viruset överförs till grisar från viltfåglar och det finns ingen specifik behandling.
Neden değiliz, yabancı sınırımız var.För andra betydelser, se Hranice.
Güney Amerika ve Avustralya'da da hiçbir zaman yabani boynuzlugiller yaşamamıştır.I Sydamerika fanns aldrig vilda slidhornsdjur och inte heller i Australien.
Daland yabancı kaptanı ziyaret eder.I sällskap med Daland kommer en främmande man.
Ayrıca yabancı yatırımlar da teşvik edildi.Man välkomnade också utländska investeringar.
Veritabanı, U.S. BGN tarafından onaylanan yabancı yer-adı kararlarının resmi deposudur.Det är den officiella databasen för platser med utländska namn godkända av BGN.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Kvinnor, metoiker, slavar och barn var inte medborgare.
Hiçbir Avrupa ülkesinde yasadışı yabancıların doğan çocuklarına otomatik olarak vatandaşlık verilmemektedir.Han stödjer inte att illegala immigranters barn automatiskt ska få medborgarskap.
Şehir büyük yabancı yatırımlar ve daha fazla ticari faaliyete ev sahipliği yapmaktadır.Staden attraherar även stora utländska investerare och större volymer av handel.
Sözde nedeni, Amerika Birleşik Devletleri'nin yabancı ajanlarından kendisini korumaktı.Orsaken ska ha varit att "skydda" honom från amerikanska agenter.
Yabani mandaların ömürü 25 yıl kadardır.Tvättbjörnar har funnits i 25 miljoner år.
Çoğu yabancı ise Hindu veya Budisttir.Befolkningen är mestadels hinduer eller buddhister.
Yabancı ve Senta birbirlerine hiç sessizce bakakalmışlardır.Pelléas och Mélisande sitter bara tysta och stirrar på varandra.
Zamansal ve coğrafi yabancılaştırmalar yasaktır.Tidsmässig och geografiskt förfrämligande är inte tillåtet.
Günümüzde kasaba, yabancı ve yerli turizmin bir durak yeridir.Fortfarande drar orten en viss inhemsk och utländsk turism.
Teşekkürü yabancı birisine edersiniz.Knubben får främmande.
Hazar'da yabancı asker bulunmayacak.Det finns inga större städer i Hazarajat.
Malkhasyants ayrıca bazı yabancı eserleri Ermeniceye çevirmiştir.Bohman översatte och bearbetade också ett mindre antal utländska arbeten.
(Tammuz yazın bir yaban domuzu tarafından öldürülür.)(Blockterrängen på kalfjället är svårframkomlig på sommaren.)
2007 itibarıyla, nüfusun %9.3'lük kısmını yabancı uyruklu vatandaşlar oluşturmaktaydı.År 2007 utgjordes 2,7 procent av befolkningen av utländska medborgare.
Bugün Katakana yabancı kelimelerin yazılımı için kullanılmaktadır.Vissa av dessa bokstäver används än i dag för att skriva utländska namn.
Yabancı paralı askerler de bulunduruluyordu.Specialstyrkor fanns även att tillgå.
Kenya'da bitki örtüsü ve yaban hayat çok çeşitlilik arz etmektedir.Bara i Kenya finns tillräckliga skyddsåtgärder som hjälper arten att överleva.
Sarıca ya da Avrupa eşek arısı (Vespa crabro), Avrupa'daki yaban arıları içinde en büyük olanıdır.Bålgetingen (Vespa crabro) är den största samhällsbyggande getingen i Europa.
Türkçede yabancı ülkelerin paralarına da döviz denmektedir.Det är också ovanligt att kurdiska hästar exporteras till andra länder.
Yabancı insanlara saldırmazlar.Invasiva främmande arter.
Yabancılara hoşgörüyle davranabilir.Den kan vara reserverad mot främlingar.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafylaxi kan orsakas till följd av ett immunologiskt svar på så gott som alla främmande ämnen.
"Yılın Muay Tay Dövüşçüsü" olarak seçilen Tayland'daki ilk yabancı sporcudur.Han var även den första boxaren som fick priset "Muay Thai Foreign Fighter Of The Year" i Thailand.