Ana içeriğe geç
Sözlük

yaban ile cümle

yaban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Orman domuzları onu yoluyor, Yabanıl hayvanlar onunla besleniyor.The boar out of the wood ravages it. The wild animals of the field feed on it.
Aranızda yabancı ilah olmasın, Başka bir ilaha tapmayın!There shall be no strange god in you, neither shall you worship any foreign god.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.But you have exalted my horn like that of the wild ox. I am anointed with fresh oil.
Bütün kır hayvanlarını suvarır, Yaban eşeklerinin susuzluğunu giderirler.They give drink to every animal of the field. The wild donkeys quench their thirst.
O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.when they were but a few men in number, yes, very few, and foreigners in it.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Let the creditor seize all that he has. Let strangers plunder the fruit of his labor.
İsrail Mısırdan çıktığında, Yakupun soyu yabancı dil konuşan bir halktan ayrıldığında,When Israel went forth out of Egypt, the house of Jacob from a people of foreign language;
Yabanıl ve evcil hayvanlar, Sürüngenler, uçan kuşlar,wild animals and all livestock; small creatures and flying birds;
Varını yoğunu yer bitirir yabancılar, Emeğin başka birinin evini bayındır kılar.lest strangers feast on your wealth, and your labors enrich another man's house.
Yalnız senin olsun onlar, Paylaşma yabancılarla.Let them be for yourself alone, not for strangers with you.
Seni kendi ağzın değil, başkaları övsün, Kendi dudakların değil, yabancı övsün.Let another man praise you, and not your own mouth; a stranger, and not your own lips.
Tanımadığı birine kefil olanın giysisini al; Bir yabancı için yapıyorsa bunu, Giysisini rehin tut.Take his garment when he puts up collateral for a stranger. Hold it for a wayward woman!
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.For you shall be as an oak whose leaf fades, and as a garden that has no water.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.But he will speak to this nation with stammering lips and in another language;
Arabistan krallarına, çölde yaşayan yabancı halkın krallarına;and all the kings of Arabia, and all the kings of the mixed people who dwell in the wilderness;
Kaçın, canınızı kurtarın! Çölde yaban eşeğifö gibi koşun! ağacı››.Flee, save your lives, and be like the heath in the wilderness.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Our inheritance is turned to strangers, Our houses to aliens.
‹‹ ‹Kocasının yerine yabancıları yeğleyen, zina eden bir kadındın!A wife who commits adultery! who takes strangers instead of her husband!
Ne zaman seni yabancı görüp içeri aldık, ya da çıplak görüp giydirdik?When did we see you as a stranger, and take you in; or naked, and clothe you?
Tanrıyı yüceltmek için bu yabancıdan başka geri dönen olmadı mı?››Were there none found who returned to give glory to God, except this stranger?"
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.He ran on ahead, and climbed up into a sycamore tree to see him, for he was to pass that way.
‹‹Kulağımıza yabancı gelen bazı konulardan söz ediyorsun. Bunların anlamını öğrenmek isteriz.››For you bring certain strange things to our ears. We want to know therefore what these things mean."
Yaptığınız kötülükler yüzünden bir zamanlar düşüncelerinizde Tanrıya yabancı ve düşmandınız.You, being in past times alienated and enemies in your mind in your evil works,
Ülkede doğan için de, aranızda yaşayan yabancı için de aynı kural geçerlidir.››One law shall be to him that is homeborn, and unto the stranger that sojourneth among you.
‹‹Yabancıya haksızlık ve baskı yapmayacaksınız. Çünkü siz de Mısırda yabancıydınız.Thou shalt neither vex a stranger, nor oppress him: for ye were strangers in the land of Egypt.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››And for thy cattle, and for the beast that are in thy land, shall all the increase thereof be meat.
Size de aranızda yaşayan yabancıya da aynı yasalar ve kurallar uygulanacak.› ››One law and one manner shall be for you, and for the stranger that sojourneth with you.
Yabancıya kefil olan mutlaka zarar görür, Kefaletten kaçınan güvenlik içinde yaşar.He that is surety for a stranger shall smart for it: and he that hateth suretiship is sure.
Tek başına dolaşan yaban eşeği gibi Asura gittiler, Efrayim ücretli oynaşlar tuttu.For they are gone up to Assyria, a wild ass alone by himself: Ephraim hath hired lovers.
Biz onu yabancılardan birine indirseydik de,Had We revealed it to a man of obscure tongue
Araba yabancı söz mü (geliyor)?"A foreign tongue and an Arab (audience)?"
Yaban eşekleri gibi;As though they were frightened asses
"(Haklarında bilgim olmayan) Yabancı bir topluluk."They were a people he did not recognise.
Sanki onlar, ürkmüş yaban eşekleri gibidirler;As though they were frightened asses
Kast ettikleri kimsenin dili yabancıdır, Kuran ise fasih Arapça'dır.The speech of the man they imply is obscure while this is clear Arabic.
Araba yabancı bir dille söylenir mi?" derlerdi.A foreign tongue and an Arab (audience)?"
Aslandan ürkerek kaçan yabani merkeplere benzerler.As though they were frightened asses
Yabani hayvanlar bir araya toplatıldığı zaman;The wild beasts stampede on the run,
Bu, yabancı bir dille söylenmiş söz, söyleyen de Arap ha?A foreign tongue and an Arab (audience)?"
Sanki yabani eşeklerdir onlar da.As though they were frightened asses
Nispet etmeye uğraştıkları adamın dili yabancıdır. Oysaki bu, apaçık Arapça bir dildir.The speech of the man they imply is obscure while this is clear Arabic.
Sağa-sola kaçışan yaban eşekleri gibidirler,As though they were frightened asses
Kendisine nisbet ettikleri şahsın dili yabancıdır. Halbuki bu (Kur'an) apaçık bir Arapçadır.The speech of the man they imply is obscure while this is clear Arabic.
Arab'a yabancı dilden (kitap) olur mu?A foreign tongue and an Arab (audience)?"
İbrahim de selamı almış, içinden, "Bunlar, yabancılar" demişti.He answered: "Peace." They were a people he did not recognise.
Kaçan yaban eşekleri gibi,As though they were frightened asses
Arap bir peygambere yabancı dil, öyle mi?" derlerdi.A foreign tongue and an Arab (audience)?"
Sanki onlar ürkmüş yaban eşekleri.As though they were frightened asses
Dil yabancı, muhatap arap! Olur mu böyle şey?”A foreign tongue and an Arab (audience)?"
Amaçladıkları kişinin dili yabancıdır, bu ise apaçık Arapça bir dildir.The speech of the man they imply is obscure while this is clear Arabic.
Onu bir takım yabancılara indirseydik,Had We revealed it to a man of obscure tongue
O da, "Selam size, yabancılar!" demişti.They were a people he did not recognise.
İçinizden, kadınlarını annelerine benzeterek yabancılaştıranlar bilirler ki onlar anaları değildir.Those of you who divorce your wives by calling them 'mothers,' cannot (make them) their mothers.
Yabani hayvanlar toplandığı zaman,The wild beasts stampede on the run,
Biz bu Kuran'ı yabancı bir dil ile ortaya koysaydık: "Ayetleri uzun açıklanmalı değil miydi?If We had made it a barbarous Koran, they would have said, 'Why are its signs not distinguished?
Hani, tapısına girmişlerdi de esenlik sana demişlerdi; o da esenlik size demişti, ey yabancılar.When they entered unto him, saying 'Peace!' he said 'Peace! You are a people unknown to me.'
O da: "Selam" demişti. "(Haklarında bilgim olmayan) Yabancı bir topluluk."When they came in Unto him, and said:'peace!' he said: 'peace'! - people unknown.
Onun huzuruna girmişlerdi ve "Selam (barış)" demişlerdi. O da, "Selam size, yabancılar!" demişti.When they came in Unto him, and said:'peace!' he said: 'peace'! - people unknown.
Dil yabancı, muhatap arap!‘What!
Nispet etmeye uğraştıkları adamın dili yabancıdır.The language of the person whom they think has taught it to him is not Arabic.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yaban ile cümle - Sayfa 23 - yaban kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App