Yabancı vatandaşlar sadece 90 gün boyunca Kosova'da kalmak hakkına sahiptir.Macedonian citizens can stay in the Republic of Kosovo for 90 days visa free also.
Bu kongreye yabancı bilim adamları da katıldılar.Foreign diplomats are also involved in the congressional debate.
Yabani mandaların sayıları çok azalmıştır.The daily volume of wild rivers appears to be decreasing.
Cletus ile bir yabancının kızıdır.In one episode, she is apparently the daughter of Cletus and an alien.
Arkasında derin izler bırakan bu yabancı İsa mıdır, yoksa bir şeytan mı?What, O most high Lord, shall this man do, an exile far from thee?
Ailesine çok bağlıdır, ancak yabancılara karşı mesafeli davranır.They are very devoted to their owners, but can be aggressive towards strangers.
Trendeki Yabancılar (Strangers on a Train), 1951 yapımı bir Alfred Hitchcock filmidir.Strangers on a Train (1951) - Alfred Hitchcock classic thriller.
Yerli ve yabancı öğrenciler şehirdeki sosyal yaşam ve şehir ekonomisi için çok önemlidir.Bogotá's colleges and universities have had a major impact on the city and region's economy.
Daha sonra 5 yerli, 5 de yabancı futbolcuyla sözleşme imzalamıştır.The team signed 5 Indians and 10 foreigners from the open market.
Kendimizi yabancılara haksız yere jurnal ediyoruz." dedi."Visentini contro gli stranieri" .
Halk Latincesi, klasik metinlerde bulunmayan pek çok yabancı kelime de içermiştir.A similar pronunciation also existed during the Classical Latin period for less-educated speakers.
Rodrigo ve yabancı/Uberto/Kral James düello yapmak için sahneden ayrılırlar.There, players must put Zoro/Zolo out of the ring.
Film, Hindistan'da gişe rekortmeni, Çin'de ise en çok izlenen yabancı film olmuştur.In China, a nation where Indian films were rarely shown, it became the highest grossing Indian film.
Tam olarak kendimi yabancı gibi hissetmedim ama bir şekilde onun dışındaydım."I really felt like I was a member of the group, not a part of it."
Görünüşe göre bu yerleşimler yabancılar tarafından iskan edildi.These temples were destroyed by the foreign invaders.
Britanyalı ve Yabancı Şövalyelik Nişanları.British and foreign state papers.
Şehir 25,000 yabancıya da ev sahipliği yapmaktadır.The city will have apartments to house 25,000 inhabitants.
Köylü,çekinir ve bu yabancı cismden korkar.People panic, fearing foreign invasion.
Fakat yabancı bir gün Jane'i terk edip bir daha geri dönmemiştir.Then on the Friday Amy left and never returned.
Bu süre içerisinde İngilizceye pek çok yabancı sözcük girmiştir.In this period the English language acquired a great number of Spanish words.
Philippe Suchard, 1880’de Almanya, Lörrach'ta ilk yabancı şubesini açtı.Carl Russ-Suchard opened the first Suchard factory abroad in 1880 in Lörrach, Germany.
Yıldız Yabancı Damat 2005 TV Dizisi ...Kad zvoni? (2005) TV Series ...
Yabancı kökenli gençlerin sayısı, yabancı kökenli yaşlıların sayısından fazladır.Italian immigrants had an arrest rate no greater than that of other major immigrant groups.
Yani, lütfen bizi yabancılar olarak karşılamayın; bizi insan akranlarınız olarak karşılayın, nokta.So please don't greet us as strangers, greet us as your fellow human beings, period.
Bana göre, kendimi aileme yabancılaşmış hissediyorum.In my eyes right now, I feel like I am estranged from my own family.
Babam iki yabancı dili olan bir üniversite profesörü.My dad was a bilingual college professor.
Bu yabancı bir banka.I could be fired.
Ah ... yabanmersini somun bar?Uh...blueberry nut bar?
Benim için fark etmez. Ben tamamen yabancıyım konuya.- (Finebros) What do you think about gay marriage?
Yabancı bir universitenin Hindistana gelmesi cok zor.It's very difficult for a foreign university to come to India.
Erkek kostümleri hiç yabancım değildir.Male costume is nothing new to me.
Ama biz şimdilik bağışıklık sistemine ve yabancı maddelere odaklanalım.It can occur to dying molecules that are not foreign, that just need to be cleared out.
Fagosit, bakterinin yabancı bir madde olduğunu anladı ve ona bağlanıp onu ortadan kaldırdı.Remember, so far everything is non-specific.
Vücuda yabancı olan bir madde olduğunu farketti.It just says, hey, let me bond to this thing and kill it.
Sincap ve fındık deposu için yabani farelerin itiraz etmiştir.Squirrels and wild mice disputed for my store of nuts.
Yaban tavşanları (Lepus americanus), çok tanıdık.The hares (Lepus Americanus) were very familiar.
"Bu kadın annem değil, annemmiş gibi görünen yabancı bir kadın."This can't be my mother. It's some strange woman pretending to be my mother."
Şimdi, bu notasyon bize yabancı, diyorsunuz.And you're saying Sal, this looks completely foreign to me.
Bu insanlar vardı ve bazı yabancı bir yarış vardı.You had these people, and they were some alien race.
Düşmanlarınızı sevin. Yabancıyı onurlandırın.Honor the stranger.
Bunun dünya üzerinde olduğunu düşünmek acayip. Sanki yabancı bir ortamdaki uzaylılar gibi.It's amazing to think that this is actually on earth; it looks like aliens in an alien environment.
Muhtemelen tüm gece seks yapmayan yabancı bir eşe sahip olması oldukça sinir bozucudur.Which is why it was probably pretty annoying to have her stranger husband cock-block her all night.
Bir diğer önemli tür de ünlü bir hayvan olan Avrupa yaban öküzleri.Another keystone species is a famous animal called the European aurochs.
Yaban öküzleri bizona benzerdi.And the aurochs was like the bison.
İspanya'da Bucardo denilen bir yaban keçisi vardır.There's an ibex in Spain called the bucardo.
Bir sürü ama bir sürü yabancının isimlerini ezberliyorlardı.They were memorizing the names of dozens and dozens and dozens of strangers.
Mühendislerin, yaban arılarının uçamayacağını kanıtladığını duymuşsunuzdur.And you might have heard how engineers proved that bumblebees couldn't fly.
O günden sonra yabancýlaţtýk ve bundan nefret ettim,'Cause to this day we remain estranged and I hate it though
Yaban çilekli krema öneririmI can offer you cream with wild berries,
Üstelik çocuk hırsızları... ...ve yabancılar korumam olmak istiyordu.And what was worse were adults who offered to become his guardian.
48 yaşında iken, şimdiye kadar bundan geçen, ve bitiren tek yabancı oldum.And at 48, I was the only outsider ever to go through this, only one to finish it.
Bunu aklında canlandırabilmek için her atomu bir yaban mersinin boyutuna şişirelim.And then how big would the grapefruit have to be?
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? --What do you see there?
Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?You know what? It would be invisible. It's too small to see!
Atomu -- yani yaban mersini -- bir evin büyüklüğüne şişirelim.So imagine a ball that is as tall as a two-story house.
Greyfurtun içindeki atomların Dünyadaki yaban mersinleri gibi olduğunu düşün.Think atoms in a grapefruit like blueberries in the Earth.
Biz şimdi yabancıyız.We're strangers now.
"Yok ne olursa olsun," dedi yabancı."None whatever," said the stranger.
Mr. Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.Mr. Henfrey had intended to apologise and withdraw, but this anticipation reassured him.
Ama yabancının hala mükemmel sessiz ve orada durdu.But the stranger stood there, perfectly silent and still.