Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,Du gjorde ham til hersker over dine henders gjerninger, alt la du under hans føtter,
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,Du satte honom till herre över dina händers verk; allt lade du under hans fötter:
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,gli hai dato potere sulle opere delle tue mani, tutto hai posto sotto i suoi piedi
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,곧 모든 우양과 들짐승이며
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,oile şi boii laolaltă, fiarele cîmpului,
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,ovejas y vacas, todo ello, y también los animales del campo
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,Pánem jsi ho učinil nad dílem rukou svých, všecko jsi podložil pod nohy jeho:
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,panit hänet hallitsemaan kättesi tekoja, asetit kaikki hänen jalkainsa alle:
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,Schafe und Ochsen allzumal, dazu auch die wilden Tiere,
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,Småkvæg og Okser til Hobe, ja, Markens vilde Dyr,
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,todas as ovelhas e bois, assim como os animais do campo,
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,Učinil si ho vládcom nad dielami svojich rúk; všetko si položil pod jeho nohy:
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,U gaf hem zelfs macht over alles wat U had gemaakt; alles staat onder zijn gezag:
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,Úrrá tetted õt kezeid munkáin, mindent lábai alá vetettél;
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,παντα τα προβατα και τους βοας, ετι δε και τα ζωα του αγρου
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,Всичките овци и говеда, Още и животните на полето,
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,צנה ואלפים כלם וגם בהמות שדי׃
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,الغنم والبقر جميعا وبهائم البر ايضا.
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,見 上
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,見上
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A alergat înainte, şi s'a suit într'un dud ca să -L vadă; pentrucă pe drumul acela avea să treacă.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A bieżawszy naprzód, wstąpił na drzewo leśnej figi, aby go ujrzał; bo tamtędy iść miał.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Allora corse avanti e, per poterlo vedere, salì su un sicomoro, poiché doveva passare di là
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A předběh napřed, vstoupil na strom planého fíku, aby jej viděl; neb tudy měl jíti.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A predbehol napred a vyšiel na planý fík, aby ho videl, lebo tade mal ísť.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Daarom liep hij hard vooruit en klom in een wilde vijgeboom om Hem toch te kunnen zien.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Da sprang han i forveien og steg op i et morbærtre for å få se ham; for hans vei gikk der forbi.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.E correndo adiante, subiu a um sicômoro a fim de vê-lo, porque havia de passar por ali.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Entonces corrió delante y subió a un árbol sicómoro para verle, pues había de pasar por allí
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.És elõre futván felhága egy eperfüge fára, hogy õt lássa; mert arra vala elmenendõ.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Il courut en avant, et monta sur un sycomore pour le voir, parce qu`il devait passer par là.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.In poteče naprej in spleza na murvovo smokvo, da bi ga videl, ker je imel tod mimo iti.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.앞으로 달려가 보기 위하여 뽕나무에 올라가니 이는 예수께서 그리로 지나가시게 됨이러라
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Niin hän juoksi edelle ja nousi metsäviikunapuuhun nähdäkseen hänet, sillä Jeesus oli kulkeva siitä ohitse.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Und er lief voraus und stieg auf einen Maulbeerbaum, auf daß er ihn sähe: denn allda sollte er durchkommen.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Vậy , Xa-chê chạy trước , trèo lên cây sung , để ngó thấy Ðức_Chúa_Jêsus , vì Ngài phải đi qua đó .
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Vậy, Xa-chê chạy trước, trèo lên cây sung, để ngó thấy Ðức Chúa Jêsus, vì Ngài phải đi qua đó.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.και δραμων εμπρος ανεβη επι συκομορεαν δια να ιδη αυτον επειδη δι' εκεινης της οδου εμελλε να περαση.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.и, забежав вперед, взлез на смоковницу, чтобы увидеть Его, потому что Ему надлежало проходить мимо нее.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.И завтече се напред и се покачи на една черница за да Го види; понеже през оня път щеше да мине.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.побігши наперед, вилїз на шовковицю, щоб подивитись па Него; бо туди мав проходити.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.ויקדם וירץ ויעל על שקמה לראותו כי שם הדרך אשר יעבר בה׃
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.فركض متقدما وصعد الى جميزة لكي يراه. لانه كان مزمعا ان يمرّ من هناك.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.就 跑 到 前 頭 、 爬 上 桑 樹 、 要 看 耶 穌 、 因 為 耶 穌 必 從 那 裡 經 過
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.就 跑到 前頭 、 爬上 桑樹 、 要 看 耶穌 、 因為耶穌必從 那 裡經過
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Intet Ådsel og intet, som er sønderrevet, være sig Fugl eller firføddet Dyr, må Præsterne spise.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Intet självdött eller ihjälrivet djur, vare sig fågel eller boskapsdjur, få prästerna äta.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Kňazi nebudú jesť nijakej zdochliny ani ničoho roztrhaného od divej zveri ani z vtáctva ani z hoviad.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››무릇 새나 육축의 스스로 죽은 것이나 찢긴 것은 다 제사장이 먹지 못할 것이니라
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Les sacrificateurs ne mangeront d`aucun oiseau et d`aucun animal mort ou déchiré.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››"Los sacerdotes no comerán ningún animal mortecino ni despedazado, tanto de aves como de cuadrúpedos
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Nobene mrline pa ali raztrganega, bodisi od ptičev ali od živine, naj ne jedo duhovniki.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Noget selvdødt eller sønderrevet av fugler eller dyr skal prestene ikke ete.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Papit älkööt syökö mitään itsestään kuollutta tai kuoliaaksi raadeltua, ei lintua eikä raavasta."
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Preoţii însă nu vor mînca din nicio pasăre sau vită moartă ori sfîşiată de fiară.``
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Semmi döglöttet és vadtól szaggatottat, akár madár, akár egyéb állat legyen, ne egyenek a papok.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Was aber ein Aas oder zerrissen ist, es sei von Vögeln oder Tieren, das sollen die Priester nicht essen.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Żadnego ścierwu, i rozszarpanego od zwierza ani z ptastwa ani z bydląt kapłani jeść nie będą.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Žádné mrchy a udáveného, ani z ptactva ani z hovad nebudou jídati kněží.
Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek.› ››Οι ιερεις δεν θελουσι τρωγει ουδεν θνησιμαιον η θηριαλωτον, ειτε πτηνον ειτε κτηνος.