Ana içeriğe geç
Sözlük

yabanıl ile cümle

yabanıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.As the god grew taller, the sky and the earth grew thicker and were separated further.
Kazılarda yabanıl tahıl türlerine ilişkin bir kanıt bulunamamıştır.No attempts to preserve the species in captivity seem to have been made.
Duvar'a saldıranlar arasında Yabanıl kabileler ve Thennler de vardır.They were divided between shore-dwellers (aryoto) and forest-dwellers (eremtaga) subtribes.
Bulbasaur'ın doğası yabanıldır.Bubolz Nature Preserve.
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.At destruction and famine you shall laugh, neither shall you be afraid of the animals of the earth.
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.and forgets that the foot may crush them, or that the wild animal may trample them.
Tepeler ürünlerini ona getirir, Bütün yabanıl hayvanlar yanında oynaşır.Surely the mountains produce food for him, where all the animals of the field play.
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,All sheep and cattle, yes, and the animals of the field,
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.He makes them also to skip like a calf; Lebanon and Sirion like a young, wild ox.
Dağlardaki bütün kuşları korurum, Kırlardaki bütün yabanıl hayvanlar benimdir.I know all the birds of the mountains. The wild animals of the field are mine.
Asmalarını doluyla, Yabanıl incir ağaçlarını iri dolu taneleriyle yok etti.He destroyed their vines with hail, their sycamore fig trees with frost.
Orman domuzları onu yoluyor, Yabanıl hayvanlar onunla besleniyor.The boar out of the wood ravages it. The wild animals of the field feed on it.
Yabanıl ve evcil hayvanlar, Sürüngenler, uçan kuşlar,wild animals and all livestock; small creatures and flying birds;
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.For you shall be as an oak whose leaf fades, and as a garden that has no water.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.He ran on ahead, and climbed up into a sycamore tree to see him, for he was to pass that way.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››And for thy cattle, and for the beast that are in thy land, shall all the increase thereof be meat.
Gece Nöbetçileri'nin yeni Lord Kumandanı olan Jon Snow, Yabanıllar ile birlikte anlaşma yapar.Jon Schnee, nun Lord Kommandant der Nachtwache, ist von allen Seiten Bedrohungen und Gefahren ausgesetzt.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Il voulait une place, mais le ciel collé à la terre ne lui en laissait aucune.
Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.Son ellos los que recogen su cuerpo, junto a los Santos Varones, y le dan sepultura.
Yabanıl hayvan varlığı zengindir.La población animal es de una riqueza extraordinaria.
Gece Nöbetçileri'nin yeni Lord Kumandanı olan Jon Snow, Yabanıllar ile birlikte anlaşma yapar.На Стене выбранный новым лордом-командующим Ночного Дозора Джон Сноу заключает союз с Одичалыми.
Ygritte (Rose Leslie) dışında tüm yabanıllar öldürülür ve Ygritte'i de Jon Snow (Kit Harington) esir alır.Все одичалые убиты, кроме Игритт (Роуз Лесли), захваченной Джоном Сноу (Кит Харингтон).
Varamyr Altıderi - 1 bölüm (Prolog) : Varg'dır ve Duvar'dan geçip kurtulan Yabanıllardan biridir.المُقدّمة: (ڤارامير), وْارج أحد الهمج الناجين وراء الجدار.
Yabanıl hayvan varlığı zengindir.تملك البلاد ثروة حيوانية ضخمة.
Yabanıl tahıl devşirme konusunda deneysel bir çalışma oldukça dikkat çekicidir.Existe um método de colheita de lábdano muito curioso.
Jon, istediğini yapınca Yabanıllar onu Duvarın Ötesindeki Kral olan Mance Rayder'a götürür.Jon o faz e é levado à presença de Mance Rayder, o selvagem Rei Além-da-Muralha.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Głosili, że Bóg nie stworzył ciemności, ognia ani wody, bowiem istniały one odwiecznie wraz z nim.
Önceleri yabanıl tahıl devşiren bir üretim biçimi sürdüren bu topluluklar tarıma geçişi sağladılar.Vid åtminstone ett tillfälle har ett blandat par producerat fertil avkomma.
Erişim tarihi: 12 Mart 2016. ^ "Bir yabanıl dünya - Tünsel Tüzel".Világos, 1849. aug. 12. Egy szomorú nap a fegyverletétel előtt.)
Bu durum ayrıca yabanıllar ve Gece Nöbeti arasında kırılgan bir müttefiklik oluşturdu.Többek között, erkölcstelen, egyéjszakás kapcsolatokban vesz részt.
Yabanıl hayvan varlığı zengindir.Eläinkunta on rikas.
Bulbasaur'ın doğası yabanıldır.Τα φυσικά χαρακτηριστικά του Κουναμπαραμπράν είναι άγνωστα.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Aku jawab, pada Tuhan, yang menciptakan langit dan bumi.
Jon, istediğini yapınca Yabanıllar onu Duvarın Ötesindeki Kral olan Mance Rayder'a götürür.Jon đã phải làm vậy, và anh được đưa tới gặp Mance Rayder, Vua Phía bên kia Bức tường của người man tộc.
Orada bir yeminini daha bozar ve Ygritte adlı bir yabanılla aşk yaşar.ジョンは禁欲の誓いを破り、イグリットという名の〈野人〉の女戦士と恋に落ちる。
Baskın olan genler genelde yabanıl genlerdir.אם נוצרים כלאיים הם בדרך כלל עקרים.
Kurtarabildiği yabanılları Duvar'ın güneyine getirmeye çalışmıştır.Praegu on nende põhilisteks vaenlasteks metslased, kes üritavad üle müüri lõunasse pääseda.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Có người thấy điều đó , đến nói cùng Giô-áp rằng : Tôi đã thấy Áp - sa-lôm bị treo trên cây thông .
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Có người thấy điều đó, đến nói cùng Giô-áp rằng: Tôi đã thấy Áp-sa-lôm bị treo trên cây thông.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Co ujrzawszy mąż niektóry, oznajmił Joabowi, mówiąc: Otom widzał Absaloma wiszącego na dębie.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Da das ein Mann sah, sagte er's Joab an und sprach: Siehe, ich sah Absalom an einer Eiche hangen.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Dette fikk en mann se, meldte det til Joab og sa: Jeg så Absalom henge i terebinten der borte.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Eén van Davids mannen zag hem daar hangen en meldde het Joab.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.En Mand, der så det meldte det til Joab og sagde: "Jeg så Absalon hænge i en Terebinte."
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.In neki mož vidi to in oznani Joabu in reče: Glej, videl sem Absaloma, da visi na hrastu.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Keď to videl ktorýsi muž, oznámil to Joábovi a riekol: Hľa, videl som Absaloma visieť na dube.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Kit mikor egy ember meglátott, hírül adá Joábnak, és monda: Ímé, láttam Absolont egy cserfán függeni.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.한 사람이 보고 요압에게 고하여 가로되 내가 보니 압살롬이 상수리나무에 달렸더이다
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Och en man fick se det och berättade för Joab och sade: »Jag såg där borta Absalom hänga i en terebint.»
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Sen näki eräs mies ja ilmoitti sen Jooabille ja sanoi: "Katso, minä näin Absalomin riippuvan tammessa".
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.To uzřev jeden, oznámil Joábovi, řka: Hle, viděl jsem Absolona, an visí na dubě.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.um homem, vendo isso, contou-o a Joabe, dizendo: Eis que vi Absalão pendurado dum carvalho.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un hombre lo vio y avisó a Joab diciendo: --He aquí que he visto a Absalón colgado de una encina
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un homme ayant vu cela vint dire à Joab: Voici, j`ai vu Absalom suspendu à un térébinthe.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un om, văzînd lucrul acesta, a venit şi a spus lui Ioab: ,,Iată, am văzut pe Absalom spînzurat de un stejar.``
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un uomo lo vide e venne a riferire a Ioab: «Ho visto Assalonne appeso a un terebinto»
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Ιδων δε ανηρ τις, απηγγειλε προς τον Ιωαβ, και ειπεν, Ιδου, ειδον τον Αβεσσαλωμ κρεμαμενον εις δρυν.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.И един човек го видя та извести на Иоава, казвайки: Ето, видях Авесалома увиснал на дъб.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.И увидел это некто и донес Иоаву, говоря: вот, явидел Авессалома висящим на дубе.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.וירא איש אחד ויגד ליואב ויאמר הנה ראיתי את אבשלם תלוי באלה׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod