yabanıl ile cümle

yabanıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Yabanileşmiş kediler vahşi hayat için önemli bir tehdit oluşturuyor.Feral cats pose a major threat to wildlife.
Yabanileşmiş kediler doğal yaşam için büyük tehdit oluşturuyor.Feral cats pose a major threat to wildlife.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.As the god grew taller, the sky and the earth grew thicker and were separated further.
Jon, yabaniler tarafından çiğnenir ancak ayağa kalkar.Jon is trampled by the Wildlings but struggles to his feet.
Sonraları grup yabaniler tarafından takip edildi.She is being followed by a group of gangsters.
Kazılarda yabanıl tahıl türlerine ilişkin bir kanıt bulunamamıştır.No attempts to preserve the species in captivity seem to have been made.
Duvar'a saldıranlar arasında Yabanıl kabileler ve Thennler de vardır.They were divided between shore-dwellers (aryoto) and forest-dwellers (eremtaga) subtribes.
Bulbasaur'ın doğası yabanıldır.Bubolz Nature Preserve.
Sen insanların yabaniliklerini onlardan alamazsın ve onlardan arkadaşlık beklentisine giremezsin.You cannot take people's aliens away from them and expect to be anybody's friends.
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.At destruction and famine you shall laugh, neither shall you be afraid of the animals of the earth.
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.and forgets that the foot may crush them, or that the wild animal may trample them.
Tepeler ürünlerini ona getirir, Bütün yabanıl hayvanlar yanında oynaşır.Surely the mountains produce food for him, where all the animals of the field play.
Davarları, sığırları, Yabanıl hayvanları,All sheep and cattle, yes, and the animals of the field,
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.He makes them also to skip like a calf; Lebanon and Sirion like a young, wild ox.
Dağlardaki bütün kuşları korurum, Kırlardaki bütün yabanıl hayvanlar benimdir.I know all the birds of the mountains. The wild animals of the field are mine.
Asmalarını doluyla, Yabanıl incir ağaçlarını iri dolu taneleriyle yok etti.He destroyed their vines with hail, their sycamore fig trees with frost.
Orman domuzları onu yoluyor, Yabanıl hayvanlar onunla besleniyor.The boar out of the wood ravages it. The wild animals of the field feed on it.
Yabanıl ve evcil hayvanlar, Sürüngenler, uçan kuşlar,wild animals and all livestock; small creatures and flying birds;
Yaprakları solmuş yabanıl fıstık ağacına, Susuz bahçeye döneceksiniz.For you shall be as an oak whose leaf fades, and as a garden that has no water.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.He ran on ahead, and climbed up into a sycamore tree to see him, for he was to pass that way.
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››And for thy cattle, and for the beast that are in thy land, shall all the increase thereof be meat.
Jon, yabaniler tarafından çiğnenir ancak ayağa kalkar.Jon is trampled by the Wildlings, but struggles to his feet.
Aksine, hem Gece Nöbeti’ne hem de yabanilere kendisine katılmak isterler mi diye sormuştur.Und was lehrt dich wissen, was die Nacht Al-Qadr ist?
Sonraları grup yabaniler tarafından takip edildi.Dabei wurden sie jedoch von Monstern angegriffen.
Gece Nöbetçileri'nin yeni Lord Kumandanı olan Jon Snow, Yabanıllar ile birlikte anlaşma yapar.Jon Schnee, nun Lord Kommandant der Nachtwache, ist von allen Seiten Bedrohungen und Gefahren ausgesetzt.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Il voulait une place, mais le ciel collé à la terre ne lui en laissait aucune.
Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.Son ellos los que recogen su cuerpo, junto a los Santos Varones, y le dan sepultura.
Yabanıl hayvan varlığı zengindir.La población animal es de una riqueza extraordinaria.
Jon, yabaniler tarafından çiğnenir ancak ayağa kalkar.Jon è calpestato dai bruti, ma riesce a tornare in piedi.
Gece Nöbetçileri'nin yeni Lord Kumandanı olan Jon Snow, Yabanıllar ile birlikte anlaşma yapar.На Стене выбранный новым лордом-командующим Ночного Дозора Джон Сноу заключает союз с Одичалыми.
Ygritte (Rose Leslie) dışında tüm yabanıllar öldürülür ve Ygritte'i de Jon Snow (Kit Harington) esir alır.Все одичалые убиты, кроме Игритт (Роуз Лесли), захваченной Джоном Сноу (Кит Харингтон).
Jon, yabaniler tarafından çiğnenir ancak ayağa kalkar.Джона чуть не затоптали Одичалые, но ему удаётся встать на ноги.
Varamyr Altıderi - 1 bölüm (Prolog) : Varg'dır ve Duvar'dan geçip kurtulan Yabanıllardan biridir.المُقدّمة: (ڤارامير), وْارج أحد الهمج الناجين وراء الجدار.
Yabanıl hayvan varlığı zengindir.تملك البلاد ثروة حيوانية ضخمة.
Yabanıl tahıl devşirme konusunda deneysel bir çalışma oldukça dikkat çekicidir.Existe um método de colheita de lábdano muito curioso.
Jon, istediğini yapınca Yabanıllar onu Duvarın Ötesindeki Kral olan Mance Rayder'a götürür.Jon o faz e é levado à presença de Mance Rayder, o selvagem Rei Além-da-Muralha.
Sonraları grup yabaniler tarafından takip edildi.Elders worden de anderen achtervolgd door een groep monsters.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Głosili, że Bóg nie stworzył ciemności, ognia ani wody, bowiem istniały one odwiecznie wraz z nim.
Önceleri yabanıl tahıl devşiren bir üretim biçimi sürdüren bu topluluklar tarıma geçişi sağladılar.Vid åtminstone ett tillfälle har ett blandat par producerat fertil avkomma.
Yani yoksulluğu, yabaniliği (kaba sabalığı) ve cehaleti tasvir etmekteydi.Вони знали, що таке бідність, приниження.
Sonraları grup yabaniler tarafından takip edildi.Později pak byli nalezeni rozsápaní divokou zvěří.
Erişim tarihi: 12 Mart 2016. ^ "Bir yabanıl dünya - Tünsel Tüzel".Világos, 1849. aug. 12. Egy szomorú nap a fegyverletétel előtt.)
Bu durum ayrıca yabanıllar ve Gece Nöbeti arasında kırılgan bir müttefiklik oluşturdu.Többek között, erkölcstelen, egyéjszakás kapcsolatokban vesz részt.
Yabanıl hayvan varlığı zengindir.Eläinkunta on rikas.
Jon, yabaniler tarafından çiğnenir ancak ayağa kalkar.Jon säilyy hengissä, mutta on loukannut jalkansa.
Bulbasaur'ın doğası yabanıldır.Τα φυσικά χαρακτηριστικά του Κουναμπαραμπράν είναι άγνωστα.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Aku jawab, pada Tuhan, yang menciptakan langit dan bumi.
Jon, istediğini yapınca Yabanıllar onu Duvarın Ötesindeki Kral olan Mance Rayder'a götürür.Jon đã phải làm vậy, và anh được đưa tới gặp Mance Rayder, Vua Phía bên kia Bức tường của người man tộc.
Aksine, hem Gece Nöbeti’ne hem de yabanilere kendisine katılmak isterler mi diye sormuştur.その日の夜に彩乃が祈に対し本当にそれは正直な気持ちなのかと尋ねる。
Orada bir yeminini daha bozar ve Ygritte adlı bir yabanılla aşk yaşar.ジョンは禁欲の誓いを破り、イグリットという名の〈野人〉の女戦士と恋に落ちる。
Aksine, hem Gece Nöbeti’ne hem de yabanilere kendisine katılmak isterler mi diye sormuştur.適欲同其歡,而乃遺其患,復令兼夜,人何以堪?臣以為四不可也。
Baskın olan genler genelde yabanıl genlerdir.אם נוצרים כלאיים הם בדרך כלל עקרים.
Sonraları grup yabaniler tarafından takip edildi.V noci sú však prepadnutý skupinou banditov.
Kurtarabildiği yabanılları Duvar'ın güneyine getirmeye çalışmıştır.Praegu on nende põhilisteks vaenlasteks metslased, kes üritavad üle müüri lõunasse pääseda.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Có người thấy điều đó , đến nói cùng Giô-áp rằng : Tôi đã thấy Áp - sa-lôm bị treo trên cây thông .
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Có người thấy điều đó, đến nói cùng Giô-áp rằng: Tôi đã thấy Áp-sa-lôm bị treo trên cây thông.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Co ujrzawszy mąż niektóry, oznajmił Joabowi, mówiąc: Otom widzał Absaloma wiszącego na dębie.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Da das ein Mann sah, sagte er's Joab an und sprach: Siehe, ich sah Absalom an einer Eiche hangen.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Dette fikk en mann se, meldte det til Joab og sa: Jeg så Absalom henge i terebinten der borte.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Eén van Davids mannen zag hem daar hangen en meldde het Joab.

İlgili Sayfalar