Yabancı meslektaşları onun bilgisini öven konuşmalar yaptılar.He excitedly told his colleagues about his discovery.
Nüfusun %30 - %40'ı yabancı kökenlilerden oluşmaktadır.An additional US$40,000 or 1% comes from crafts.
2015 yılında Hindistan'ın GSYİH'sının %2,1'ini doğrudan yabancı yatırımlar oluşturuyordu.FDI accounted for 2.1% of India's GDP in 2015.
Yabani tahıl bu iş için uygundur.Full sunlight is fine for this purpose.
Ayrıca Macar, Fransız ve Rus Bilimler Akademileri'nin de yabancı üyesidir.He was a foreign member of the Hungarian, French, and Russian Academies of Science.
Yabancı akademisyen sayısı bakımından Bilkent, tüm Türk üniversiteleri arasında 1. konumdadır.Based on academic performance, it ranks 1st among Turkish universities with medical schools.
3. Liga'da ise %15'i kaplayan yabancı futbolcu oranı bulunmaktadır.Liga, the foreigner percentage is 15%.
Fakat bunları da yabani domuzlardan koruyamazlardı.These areas also were not protected by lifeguards.
Bankanın kaynağının yabancı sermaye piyasalarından olmaması nedeniyle iç borç niteliği taşımaktadır.It because the bank was not taking credit from international sources.
Bu vakıf büyük ölçüde yabancıların yardımlarıyla finanse edilmektedir.This NGO is mainly funded by foreign grants.
Bununla beraber yabancı gemiler de kullanılıyor ve müttefik kontrolü geçiliyordu.Nearby allied ships came alongside and took the survivors off.
Bulbasaur'ın doğası yabanıldır.Bubolz Nature Preserve.
2008 yılı itibarıyla, nüfusun %10,5'lik kısmını yabancı uyruklu insanlar oluşturuyordu.As of 2008, 10.5% of the population was made up of foreign nationals.
Okul ayrıca ABD'deki en fazla yabancı öğrenciye sahiptir (100 ülkeden 3000 öğrenci ile).The university is home to over 3,100 students from the U.S. and 30 foreign countries.
Fakat bazı liseler hâlen yabancı idaresi altındadır.A foreign correspondent is stationed in a foreign country.
Yabancı petrol şirketleri benzin satışını durdurdu.At this point gasoline stations had stopped providing fuel.
1989 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü'ne yabancı üye olarak seçilmiştir.In 1989 he was elected a corresponding member of the German Archeology Institute.
“Yaban insan ve doğayı, tüm fauna ve florayla bir bütün olarak görür.Yaban accepts human kind and the nature the fauna and flora as a whole.
Yabancı vatandaşlar sadece 90 gün boyunca Kosova'da kalmak hakkına sahiptir.Macedonian citizens can stay in the Republic of Kosovo for 90 days visa free also.
Bu kongreye yabancı bilim adamları da katıldılar.Foreign diplomats are also involved in the congressional debate.
Yabani mandaların sayıları çok azalmıştır.The daily volume of wild rivers appears to be decreasing.
Cletus ile bir yabancının kızıdır.In one episode, she is apparently the daughter of Cletus and an alien.
Arkasında derin izler bırakan bu yabancı İsa mıdır, yoksa bir şeytan mı?What, O most high Lord, shall this man do, an exile far from thee?
Ailesine çok bağlıdır, ancak yabancılara karşı mesafeli davranır.They are very devoted to their owners, but can be aggressive towards strangers.
Trendeki Yabancılar (Strangers on a Train), 1951 yapımı bir Alfred Hitchcock filmidir.Strangers on a Train (1951) - Alfred Hitchcock classic thriller.
Yerli ve yabancı öğrenciler şehirdeki sosyal yaşam ve şehir ekonomisi için çok önemlidir.Bogotá's colleges and universities have had a major impact on the city and region's economy.
Daha sonra 5 yerli, 5 de yabancı futbolcuyla sözleşme imzalamıştır.The team signed 5 Indians and 10 foreigners from the open market.
Kendimizi yabancılara haksız yere jurnal ediyoruz." dedi."Visentini contro gli stranieri" .
Halk Latincesi, klasik metinlerde bulunmayan pek çok yabancı kelime de içermiştir.A similar pronunciation also existed during the Classical Latin period for less-educated speakers.
Rodrigo ve yabancı/Uberto/Kral James düello yapmak için sahneden ayrılırlar.There, players must put Zoro/Zolo out of the ring.
Film, Hindistan'da gişe rekortmeni, Çin'de ise en çok izlenen yabancı film olmuştur.In China, a nation where Indian films were rarely shown, it became the highest grossing Indian film.
Tam olarak kendimi yabancı gibi hissetmedim ama bir şekilde onun dışındaydım."I really felt like I was a member of the group, not a part of it."
Görünüşe göre bu yerleşimler yabancılar tarafından iskan edildi.These temples were destroyed by the foreign invaders.
Britanyalı ve Yabancı Şövalyelik Nişanları.British and foreign state papers.
Şehir 25,000 yabancıya da ev sahipliği yapmaktadır.The city will have apartments to house 25,000 inhabitants.
Bu çalışma sayısız konuyu içeriyordu;yabancılaşmış emek de dahil.There they discuss many different subject, amongst other things the fact that he is gay.
Köylü,çekinir ve bu yabancı cismden korkar.People panic, fearing foreign invasion.
"Yabancı kaleler düştü"."Flag Cats dropped".
Fakat yabancı bir gün Jane'i terk edip bir daha geri dönmemiştir.Then on the Friday Amy left and never returned.
Bu süre içerisinde İngilizceye pek çok yabancı sözcük girmiştir.In this period the English language acquired a great number of Spanish words.
Philippe Suchard, 1880’de Almanya, Lörrach'ta ilk yabancı şubesini açtı.Carl Russ-Suchard opened the first Suchard factory abroad in 1880 in Lörrach, Germany.
Yıldız Yabancı Damat 2005 TV Dizisi ...Kad zvoni? (2005) TV Series ...
Yabancı kökenli gençlerin sayısı, yabancı kökenli yaşlıların sayısından fazladır.Italian immigrants had an arrest rate no greater than that of other major immigrant groups.
Yani, lütfen bizi yabancılar olarak karşılamayın; bizi insan akranlarınız olarak karşılayın, nokta.So please don't greet us as strangers, greet us as your fellow human beings, period.
Bana göre, kendimi aileme yabancılaşmış hissediyorum.In my eyes right now, I feel like I am estranged from my own family.
Babam iki yabancı dili olan bir üniversite profesörü.My dad was a bilingual college professor.
Bu yabancı bir banka.I could be fired.
Ah ... yabanmersini somun bar?Uh...blueberry nut bar?
Benim için fark etmez. Ben tamamen yabancıyım konuya.- (Finebros) What do you think about gay marriage?
Yabancı bir universitenin Hindistana gelmesi cok zor.It's very difficult for a foreign university to come to India.
Erkek kostümleri hiç yabancım değildir.Male costume is nothing new to me.
Ama biz şimdilik bağışıklık sistemine ve yabancı maddelere odaklanalım.It can occur to dying molecules that are not foreign, that just need to be cleared out.
Fagosit, bakterinin yabancı bir madde olduğunu anladı ve ona bağlanıp onu ortadan kaldırdı.Remember, so far everything is non-specific.
Vücuda yabancı olan bir madde olduğunu farketti.It just says, hey, let me bond to this thing and kill it.
Sincap ve fındık deposu için yabani farelerin itiraz etmiştir.Squirrels and wild mice disputed for my store of nuts.
Yaban tavşanları (Lepus americanus), çok tanıdık.The hares (Lepus Americanus) were very familiar.
"Bu kadın annem değil, annemmiş gibi görünen yabancı bir kadın."This can't be my mother. It's some strange woman pretending to be my mother."
Şimdi, bu notasyon bize yabancı, diyorsunuz.And you're saying Sal, this looks completely foreign to me.
"Flight of the Bumblebee" (Yabanarısının Uçuşu)(Music: "Flight of the Bumblebee")
Bu insanlar vardı ve bazı yabancı bir yarış vardı.You had these people, and they were some alien race.