Ana içeriğe geç
Sözlük

ya ile cümle

ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben bu tür bir hayatı yaşamaktan usandım.I'm tired of living this kind of life.
Yapabileceğiniz ne olursa olsun, sonuç hâlâ aynı olacaktır.Regardless what you may do, the outcome will still be the same.
En yakın tren istasyonu nerede?Where's the nearest train station?
Açılış konuşmasını yapman için sana güveniyorum.I am counting on you to give the opening address.
Ben senin yardımını takdir ettim.I appreciated your help.
Yazıcının boş mürekkep kartuşunu lütfen değiştir.Please replace the empty ink cartridge in the printer.
Gürültü yapmayın!Don't make noise!
Bütün gün yatakta kalmak zorundayım.I have to stay in bed all day.
Annem babamdan daha yaşlı.Mom is older than Dad.
Yaptıklarının hiçbir bahanesi yoktur.There is no excuse for your actions.
Yabancı bir dili iyi konuşmak zaman alır.It takes time to speak a foreign language well.
Visual Basic ile programlar yazabiliyorum.I can write programs in Visual Basic.
Oğlan kızın çenesini okşadı ve yanağından öptü.The boy caressed the girl's chin and kissed her cheek.
Yakında onu yapmalısın.You should do that soon.
Yakında bunu yapmalısın.You should do that soon.
Anneme yardım etmek zorundayım.I have to help my mother.
Anneme yardımcı olmalıyım.I must help my mother.
Bizim annemiz bize bir köpek yavrusu satın aldı.Our mother bought us a puppy.
Annem benim için bir kazak yaptı.My mother made a sweater for me.
Üzgünüm şu anda patronum uyuyor. Lütfen yarın yine gelin.I'm sorry, my boss is sleeping right now. Please come back tomorrow.
Yarın bir sınavım var.I have an exam tomorrow.
Nefes alışı kadar doğal şekilde yalan söyler.He lies as naturally as he breathes.
Kendinizi prezentabl yapın.Make yourself presentable.
Bir aptal gibi yağmurda yürürüm ve sen orada değilsin.I walk in the rain like an idiot and you're not there.
Annem babama bir kek yapıyor.My mother is making my father a cake.
Annem, babama bir pasta yapıyor.My mother is making a cake for my father.
Annem babam için bir kek yapıyor.My mother is making a cake for my father.
Ne yardan ne de serden geçmek.To have one's cake and eat it too.
O dün gece yaklaşık dokuzda geri geldi.He came back about nine last night.
Koşma. Yavaş yürü.Don't run. Walk slowly.
Tokyo'ya gelmeden önce on yıl boyunca Osaka'da yaşadık.We had lived in Osaka for ten years before we came to Tokyo.
Onun 40 yaşında olduğunu tahmin ettim.I guessed her to be 40 years old.
Tokyo'ya gelmeden önce Osaka'da on yıl yaşadık.We lived in Osaka for ten years before we came to Tokyo.
Altı yaşındaki birine sorun, altmış yaşındaki birine değil.Ask a six-year-old, not a sixty-year-old.
Bilim yaş ile otomatik olarak gelmez.Wisdom does not automatically come with age.
Bu evde hiç kimse yaşamıyor.Nobody lives in this house.
Altmış yaşındaki ev sahibim niye bir trambolin aldı?Why did my sixty-year-old landlord buy a trampoline?
Annem bununla ilgili dikkatsiz bir iş yapmamı söyledi.My mother told me to do a careless job of it.
Bu otelde yaşıyorum.I live in this hotel.
John bir kitap rafı yaptı.John made a book shelf.
On iki yaş bir köpek için yaşlıdır.Twelve years old is old for a dog.
Herhangi bir gürültü yapmadığın sürece burada kalabilirsin.You can stay here as long as you don't make any noise.
Bu kral ve kraliçenin yaşadığı saraydır.This is the palace the king and queen live in.
Onun söylediğine aldırma. Sadece şaka yapıyordu.Ignore what he said. He was only joking.
Gemi yarın Honolulu'ya yola çıkıyor.The ship leaves for Honolulu tomorrow.
Yağmurdan iliklerine kadar ıslandı.He was wet to the skin from the rain.
Her nereye gitsem kameramı yanımda götürürüm.I take my camera with me wherever I go.
Bu söylentileri kim yaydı?Who spread these rumours?
Dışarıda yağmur yağıyor.It's raining outside.
Tom bana taşınmada yardımcı oldu.Tom helped me with the move.
Lütfen bana yarım şişe şarap getirin.Please bring me a half-bottle of wine.
Yakınlarda bir tren istasyonu var mı?Is there a train station near here?
O otel göle çok yakındı.That hotel was very near the lake.
Onların düğünü yarın.Their wedding is tomorrow.
Yatmadan önce pencereyi kapat.Close the window before going to bed.
Biz erkek ve kadın giyimi yapıyoruz.We make men's and women's clothing.
Bunu yapmaktansa ölmeyi tercih ederim!I'd rather die than do it!
Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!The teacher is angry, so please do not make noise in the classroom!
O yakında yaşıyor.She lives nearby.
İşini yaptın mı?Did you do your work?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod