ya ile cümle

ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Firmayla sözleşme yaptık.We made a contract with the firm.
Biz Amerika Birleşik Devletleri ile iş yaparız.We do business with the United States.
Doğal kaynaklarımız için yabancı milletlere bağımlıyız.We depend on foreign nations for our natural resources.
Şehirlerimiz ciddi kirlenme sorunları yaratıyor.Our cities create serious pollution problems.
Bilgisayar bilimi ülkemizde hızlı bir ilerleme yaptı.Computer science has made rapid progress in our country.
Yarın Minami lisesine karşı oynayacağız.We will play Minami High School tomorrow.
Evimin yanında bir kilise var.There is a church near my house.
Pekala, onu kendi tarzınla yap fakat başarısız olursan beni suçlama.All right, do it your own way, but don't blame me if you fail.
Şarap üzümden yapılır.Wine is made from grapes.
Şarap yiyeceği sindirmeye yardımcı olur.Wine helps digest food.
Şarap yemek yapabilir.Wine can make the meal.
Kelime işlemcilerinin gelişimi Japoncayı kolaylıkla yazmamızı sağladı.The development of word-processors has enabled us to type Japanese easily.
Londra'ya giden trene bindim.I got on the train for London.
Londra'ya gittiğinden beri telefon etmedi.She hasn't phoned since she went to London.
Londra'da hava yağışlı mıydı?Was it rainy in London?
Londra, yaşadığım yer, sisiyle ünlüydü.London, where I live, used to be famous for its fog.
Londra'ya geldiğinde lütfen beni mümkün olduğunca çabuk ara.Please call me as soon as possible when you arrive in London.
Ben Londra'ya varır varmaz sana birkaç satır yazacağım.As soon as I get to London, I'll drop you a line.
Londra'ya varır varmaz bize iki satır yazmayı unutma.Be sure to drop us a line as soon as you get to London.
Londra'ya ne zaman vardınız?When did you get to London?
Onun Londra'da birlikte yaşadığı insanlar beni görmeye geliyorlar.The people he is living with in London are coming to see me.
Uzun bir elbise yapmak için bir sürü kumaşa ihtiyacım var.I need a lot of cloth to make a long dress.
Longlar yarın bir garaj satışı yapacaklar.The Longs are having a garage sale tomorrow.
Bir robot bir insanın yapabileceğinden daha çok iş yapabilir.A robot can do more work than a man can.
Robert hafta sonlarında dükkânda babasına yardım ederdi.Robert used to help his father in the store on weekends.
Rod John'un karşısında yaşıyor.Rod lives across the street from John.
Hangisini daha çok seviyorsun, rock ya da klasik müzik?Which do you like better, rock music or classical music?
Laura için yapılan sürpriz parti bu gece değil, yarın gece.The surprise party for Laura is not tonight, but tomorrow night.
Romalılar, imparatorluklarının çökmesini istemediler; ama yaptılar.Romans did not want their empire to decline; but it did.
Roma bir sürü antik yapılara sahiptir.Rome has a lot of ancient buildings.
Rosie'ye saat on bire kadar yatmaması için izin verildi.Rosie was allowed to stay up till eleven o'clock.
Onun şaşkınlığı onun yalanını açığa vurdu.His confusion betrayed his lie.
Lütfen bir mum yakın.Please light a candle.
Mum yandı.The candle burned out.
Korkunç derecede meşgulüm çünkü raporun verilme tarihi yakındır.I am terribly busy because the report deadline is near.
Restoranda "Hoş geldin" partisi yapıldı.A welcome party took place in the restaurant.
Restoranda sigara içmek yasaklandı.Smoking in the restaurant was forbidden.
Aslan iki yaşındayken kükremeye başladı.Leo started to roar when he was two years old.
Yağmurluğumdan bir düğme düştü.A button has come off my raincoat.
Araba yarışta yanıp yok oldu.The car burned up in the race.
Yarış ucu ucunaydı.The race was a photo finish.
Yarış son dakikaya kadar devam etti.The race went down to the wire.
Yarıştan önce koşucular ısınmak zorundadır.Before the race, the runners have to warm up.
Yarışta koştuktan sonra bitkindim.I was exhausted after running the race.
Yarışı kazanan at Bay Johnson tarafından alındı.The horse that won the race was owned by Mr Johnson.
Başkan Reagan'ın vergi programı işe yaramadı.President Reagan's tax program has not worked.
Yarasının iyileşmesi Rei'nin 20 gününü aldı.It took Rei 20 days to get over her injury.
Oda servisi. Size yardımcı olabilir miyim?Room service. May I help you?
Lucy çocuğa yakınlaştı ve elini onun kafasına koydu.Lucy came closer to the boy and laid her hand on his head.
Linda on altı yaşındaydı fakat yirmi olarak kabul edilmesi için sorun yoktu.Linda is sixteen, but had no trouble passing for twenty.
Elma ağaçları yaşlandı ve yenileri ekildi.The apple trees grew old and new ones were planted.
Elmaların yarısı çürümüş.Half of the apples are rotten.
Elma, portakal ya da üzümden hangisini en çok beğeniyorsun?Which do you like best, apples, oranges or grapes?
Riviera'ya bir gezi seni iyi yapmalı.A trip to the Riviera should do you good.
O, Wripple'ın köşesine yakın yaşıyor, bu yüzden o her gün araba sürmektedir.She lives near the edge of Wripple, so she drives in every day.
Richard Roberts çok sayıda kitabın yazarıdır.Richard Roberts is the author of numerous books.
Bayan Richards'la şehirler arası ihbarlı konuşma yapmak istiyorum.I'd like to make a person-to-person call to Mrs. Richards.
Lizbon'a en iyi yaklaşım deniz yoluyladır.The best approach to Lisbon is by sea.
Trafiğin en yoğun olduğu zamanda yakalandım.I was caught in the rush hour.
İş çıkışındaki yoğun trafiğe yakalanmak korkunçtur.It's horrible to get caught in rush hour traffic.

İlgili Sayfalar