ya ile cümle
ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Her tarafta yağmur yağıyor.The rain is raining all around.
Yağmur durduğunda yürüyüşe çıkarız.When the rain stops, we'll go for a walk.
Yağmur üç gün sürdü.The rain lasted three days.
Tam beş gündür yağmur yağıyor.It has been raining a full five days.
Bu yağmur şiddetlenmeden önce eve gidelim.Let's get home before this rain gets any stronger.
Uzay aracı yakında aya ulaşacak.The space ship will get to the moon soon.
Uzay gemisi mükemmel bir iniş yaptı.The spaceship made a perfect landing.
Uzayda yolculuk yapabileceğimiz zaman geldi.The time has come when we can travel through space.
Sağ tarafınıza yatın.Lie on your right side.
Keşiş ahşap bir kulübede yaşıyordu.The hermit lived in a wooden hut.
İçme suyundaki asit yağmuru insan sağlığını etkiler.Acid rain in drinking water affects human health.
Alkol içtikten sonra sürüş yapmak kabul edilemez bir davranıştır.Driving after drinking alcohol is not acceptable behavior.
Çok fazla içmek hayatınızı bir harabe yapacaktır.Too much drinking will make your life a ruin.
Taşınırken bana yardımcı olur musun?Could you help me when I move?
Şimşek çaktığında köpek yatağın altına saklandı.The dog hid under the bed whenever lightning flashed.
Pirinç yağışlı bölgelerde yetiştirilir.Rice is grown in rainy regions.
Pirinç yağışlı bölgelerde yetişir.Rice is grown in rainy regions.
Bir ya da iki gün içinde sana cevap vereceğim.I'll give you an answer in a day or two.
Bir kitap ince, diğeri ise kalın. Kalın olanının yaklaşık 200 sayfası var.One book is thin. The other is thick. The thick one has about 200 pages.
Banyo yaptıktan sonra oldukça tazelenmiş hissediyorum.I feel quite refreshed after taking a bath.
Bazı bebekler bir yaşından önce bile yüzmeyi öğrenirler.Some babies learn to swim even before they are one year old.
İlk treni yakalayabilmek için çabucak yürüdüm.I walked quickly so that I might catch the first train.
Yapılacak en iyi şey bir uzmanın onu onarmasını istemektir.The best thing to do is to ask an expert to repair it.
En iyi yazan çocuk ödülü kazanır.The boy who writes best wins the prize.
En yakın telefon kulübesi nerede?Where is the nearest telephone box?
En yakın seyahat acentası nerededir?Where's the nearest travel agency?
En yakın eczane nerede?Where's the nearest drugstore?
En yakın müze nerede?Where's the nearest museum?
En yakın kütüphane nerededir?Where's the nearest library?
Bana en yakın ankesörlü telefonun nerede olduğunu söyler misiniz?Can you tell me where the nearest pay phone is?
En yakın banka nerede?Where is the nearest bank?
En yakın kilise nerede bana söyleyebilir misin?Can you tell me where the nearest church is?
En yakın kilise nerede?Where's the nearest church?
En yakın ev telefonunun nerede olduğunu bana söyler misin?Can you tell me where the nearest courtesy phone is?
En yakın sanat galerisi nerede?Where's the nearest art gallery?
En yakın kayıp eşya bürosu nerede?Where is the nearest lost and found?
En yakın otel servis telefonunun nerede olduğunu bana söyler misiniz?Can you tell me where the nearest hotel service phone is?
En yakın otobüs durağının nerede olduğunu bana söyler misiniz?Can you tell me where the nearest bus stop is?
En yakın mağaza nerede?Where's the nearest department store?
En yakın alışveriş merkezi nerede?Where's the nearest shopping mall?
Bana en yakın antikacının nerede olduğu söyler misiniz?Can you tell me where the nearest antique shop is?
En yakın American Express ofisi nerede?Where is nearest American Express office?
En yakın American Express ofisinin nerede olduğunu biliyor musunuz?Do you know where the nearest American Express office is?
Ben en yakın American Express ofisinin telefon numarasını öğrenmek istiyorum.I'd like to know the phone number of the nearest American Express office.
En sağdaki şerit yapım aşamasındadır.The rightmost lane is now under construction.
En iyi şey işi senin yapman olurdu.The best thing would be for you to do the work yourself.
Bütün gece boyunca zaman zaman yağmur yağıyordu.It was raining on and off all night long.
Genel olarak konuşursak, haziran ayında burada biraz yağmur var.Generally speaking, there is little rain here in June.
Genel olarak konuşulursa, bir kadın bir erkekten daha uzun yaşayacaktır.Generally speaking, a woman will live longer than a man.
Genelleme yaparsak, Batılılar balığı çiğ yemezler.Generally speaking, Westerners don't eat fish raw.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden yaklaşık on yıl daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men by almost ten years.
Halk en iyi yargıçtır.The public is the best judge.
Genel düşünce onun yanlış olduğudur.The general feeling is that it's wrong.
İnsanlar genellikle yeni yasaya karşı.People in general are against the new law.
Onların tüm yıl boyunca çok yağmuru var.They have much rain all the year round.
Ben, yaklaşık bir yıl önce buradaydım.I was here about a year ago.
Bir yıl ya da benzer sürede İngilizceye hakim olmak imkansızdır.It is impossible to master English in a year or so.
Soğuk nedeniyle yalnızca bir çalışma günümü kaçırdım ve masam kağıtlarla dolu.I only missed one day of work because of a cold and my desk is piled high with papers.
Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.It rained heavily all day, during which time I stayed indoors.
Tüm gün sürekli yağmur yağdı.It rained continuously all day.