Ana içeriğe geç
Sözlük

ya ile cümle

ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yağmur yağdığında sokakları sel bastı.Our streets flood when we have rain.
Yağmur ihtimaline karşı şemsiyeni yanına al.Take your umbrella with you in case it rains.
Yağmur yağması ihtimaline karşı şemsiyeni yanına al.Take your umbrella with you in case it rains.
Yağmur korkusuyla şemsiyemi aldım.I took my umbrella for fear of rain.
Yağmur yağma ihtimaline karşı bir şemsiye almayı unutma.Don't forget to take an umbrella in case it rains.
Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyeni getirmeyi unutma.Don't forget to bring your umbrella in case it rains.
Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyeni alsan iyi olur.You'd better take your umbrella, just in case it rains.
Belki yağmur yağar diye şemsiyemi aldım.I took my umbrella lest it rain.
Yağmur yağacaktı diye bir şemsiye aldım.I took an umbrella in case it should rain.
Bence yağmur yağarsa diye bir şemsiye alman daha iyi olur.I think you'd better take an umbrella in case it rains.
Yağmur yağma ihtimaline karşın yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you in case it should rain.
Yağmur olasılığına karşı şemsiyeni almayı unutma.Remember to take your umbrella, in case it rains.
Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyeni almayı unutma.Remember to take your umbrella, in case it rains.
Yağmur yağacak mı?Is it going to rain?
Yağmur yağabileceğini düşündüm.I said it might rain.
Dün geceden beri yağmur yağıyor.It's been raining since last night.
Yağmur yağabilir.It may rain.
Yağmur başlamadan önce başlasak daha iyi olur.We had better start before it begins to rain.
O yağmur yağmaya başladığında çamaşırları yıkadı.She took in the washing when it started to rain.
Yağmur yağmaya başlar diye yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you in case it begins to rain.
Yağmur yağmaya başlıyor. Lütfen şemsiyemi paylaş.It's beginning to rain. Please share my umbrella.
Yağmur yağacak.It is going to rain.
Yağmur durmuştu.It has ceased raining.
Yağmur başlamadan önce geri dönelim.Let's go back before it begins to rain.
Yağmur yağmaya başladığında, o, oğlunun çamaşırı içeriye almasını söyledi.When it began to rain, she told her son to take in the washing.
Yağmur yağmaya başladı.The rain began to fall.
Yağmur yağmaya başladı ve o ıslandı.It began to rain and she got wet.
Sanırım yağmur yağacak.I think it's going to rain.
Muhtemelen yağmur yağacak.It is likely to rain.
Yağmur yağacak. Şu karanlık bulutlara bak.It's going to rain. Look at those dark clouds.
Yağmur yağmazsa ben de dışarı çıkacağım.Unless it rains, I will go, too.
Yağmur olmasaydı, keyifli bir yolculuk yapardık.But for the rain, we would have had a pleasant journey.
Yağış yokluğu nedeniyle bahçedeki çiçekler öldü.The flowers in the garden died from the absence of rain.
Yağmur yağıyordu ve oyun iptal edildi.It was raining and the game was called off.
Yağmur yağıyorken dışarı çıkmayı sevmem.I don't like to go outside when it's raining.
Yağmur yağarken bu caddeyi geçmekten kaçının.Avoid crossing this street when it is raining.
Yağmur yağdığı için evde kalsan iyi olur.Seeing that it is raining, you had better stay home.
Yağmur yağdığı için hava bu akşam daha erken kararacak.It will get dark earlier this evening, as it is raining.
Yağmur yağıyor ama dışarı çıkmak istiyorum.It's raining, but I would like to go out.
Yağmur yağmasa balık tutmaya giderim.If it were not raining, I would go fishing.
Yağmur yağıyorsa bu gece dışarı çıkmam.If it is raining, I won't go out tonight.
Yağmur yağdığı için evde kaldım.I stayed indoors because it rained.
Yağmur yağdığı için bir taksiye bindim.Since it was raining, I took a taxi.
Yağmur yağdığı için Catherine içerde kaldı.Catherine stayed indoors because it was raining.
Hava yağmurlu olduğundan dolayı, beyzbol oyunu iptal edilmişti.The weather being rainy, the baseball game was cancelled.
Yağmur yağmasına rağmen, dışarı çıktı.Though it was raining, she went out.
Yağmur yağmasına rağmen, herkes iyi vakit geçirdi.Although it rained, everyone had a good time.
Yağmur yağmasına rağmen futbol oynadık.Though it was raining, we played football.
Yağmur yağıyordu.It was raining.
Yağmur yağıyordu fakat o dışarı gitti.It was raining, but he went out.
Bitkiler yağmurdan sonra çabuk büyür.Plants grow quickly after rain.
Yağmur ya da kar yağdığında her zaman botlarımı giyerim.I always wear boots when it rains or snows.
Ara sıra yağmur yağıyor.It has been raining off and on.
Eğer yağmur yağarsa uygulama maçımızı erteleriz.If it rains, we will put off our practice match.
Yağmur yağdığı için maç iptal edildi.The game was called off because it rained.
Yağmur yağdığı için evde kaldık.Since it was raining, we stayed at home.
Yağmur yağdığı için çok az sayıda kişi deniz kenarındaydı.Few were at the seaside because it was raining.
Evde kaldılar, çünkü yağmur yağıyordu.They stayed at home, because it rained.
Yağmur yağdığı için pikniğe gitmedik.Since it rained, we did not go on a picnic.
Piknik yağmur yüzünden spor salonunda gerçekleştirildi.The picnic was held in the gym on account of the rain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod