ya ile cümle
ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yağmurlu bir günde en iyisi evde kalmaktır.The best bet on a rainy day is to remain indoors.
Yağmurda yürümek istiyorum.I like to walk in the rain.
Yağmurda dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out in the rain.
Yağmurda dışarıya çıktığı için soğuk aldı.He caught a chill because he went out in the rain.
Eğer yağmurda bırakırsan, bir bisiklet paslanır.A bicycle will rust if you leave it in the rain.
Canım yağmurda şarkı söylemek istiyor.I feel like singing in the rain.
Yağmur yağması halinde, gitmem.In case it rains, I won't go.
Yağmur yağma ihtimaline karşı ceketini al.Take your coat in case it rains.
Yağmurdan sonra güneş bulutların arasından belirdi.After the rain, the sun emerged from the clouds.
Beyzbol maçını yağmurdan dolayı iptal etmek zorundaydık.We had to call off the baseball game because of the rain.
Yağmur gitmemi engelledi.The rain prevented me from going.
Yağmurdan dolayı dışarı çıkamadım.Because of rain, I could not go out.
Yağmur dışarı çıkmamızı engelledi.The rain kept us from going out.
Yağmur gelmemi engelledi.The rain prevented me from coming.
Yağmur nedeniyle onlar maçı iptal etmek zorunda kaldı.Because of the rain they had to cancel the game.
Yağmurdan dolayı oyunu iptal etmek zorunda kaldık.We had to call off the game because of rain.
Yağmur nedeniyle oyun iptal edildi.We called off the game on account of rain.
Yağmur beyzbol oynamamızı engelledi.The rain prevented us from playing baseball.
Yağmur dan dolayı evde kaldım.I stayed home because of the rain.
Yağmur tenis oyunumuzu bitirmemizi önledi.The rain prevented us from finishing our game of tennis.
Yağmur yüzünden maçı iptal etmek zorunda kaldık.We had to call off the game because of the rain.
Yağmur yürüyüş yapmamızı engelledi.Rain prevented us from taking a walk.
Oyun yağmur yüzünden iptal edildi.The game was called off on account of the rain.
Yağmur dışarıda tenis oynamamızı engelledi.The rain prevented us from playing tennis outside.
Yağmur yüzünden oyun iptal edildi.The baseball game was called off due to rain.
Yağmur onun buraya gelmesini engelledi.The rain prevented him from coming here.
Yağmur, çocukların okul bahçesinde beyzbol oynamalarına engel oldu.The rain prevented the boys from playing baseball on the playground.
Yağmur, pikniğe gitmemize imkan vermedi.The rain made it impossible for us to go on the picnic.
Bahçe yağmurdan sonra harap oldu.The garden was destroyed after the rain.
Yağmurdan sonra, sokakta su birikintileri vardı.After the rain, there were puddles on the street.
Rüzgar yağmura eşlik etti.Wind accompanied the rain.
Yağmurda durmayın.Stay out of the rain.
Yağmura yakalandım.I was caught in the rain.
Güçlü rüzgarlar yağmura eşlik etti.Strong winds accompanied the rain.
Yağmur yüzünden evdeyiz.We are in for rain.
Yağmurun yanında şiddetli rüzgarları yaşadık.Besides the rain, we experienced heavy winds.
Yağmura rağmen golf oynadık.We played golf in spite of the rain.
Yağmura rağmen dışarı çıktı.He went out in spite of the rain.
Yağmura rağmen başladı.He started in spite of the rain.
Çocuklar yağmura rağmen okula gitti.The children went to school in spite of the rain.
Yağmura rağmen oyun iptal edilmedi.In spite of the rain, the game was not cancelled.
Yağmura rağmen, dışarı çıktım.In spite of the rain, I went out.
Yağmur yağacağını sanmıyorum.I don't suppose it's going to rain.
Yağmur yağacak gibi gözüküyor.It looks like rain.
O yağışlı olacağından korktuğunu söyledi.He said that he was afraid it would be rainy.
Yağmur yağma ihtimaline karşı yanına bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella with you in case it rains.
Korkarım ki yağmur yağacak.I'm afraid it's going to rain.
Yağmur yağacak gibi görünüyor. Pencereleri kapatsak iyi olur.It looks like rain. We had better shut the windows.
Muhtemelen yağmur yağacağı için onu yüzmeye gitmekten vazgeçirdim.I discouraged him from going swimming as it was likely to rain.
Yağmur gibi görünüyor. Yanına bir şemsiye alsan iyi olur.It looks like rain. You had better take an umbrella with you.
Gölün güzel manzarasının yağmur ve sisten dolayı keyfine varılamadı.The beautiful scene of a lake was not able to be enjoyed because of rain and fog.
Yapraklar yağmurda taze görünüyor.The leaves look fresh in the rain.
Yağışlı hava onun bahçede çalışmasını önledi.The rainy weather prevented her from working in the garden.
Yağmurdan dolayı geç kaldım.I was late because of the rain.
Yağmur dışarı çıkmamı engelledi.The rain prevented me from going out.
Yağmur bizi dışarı çıkmaktan vazgeçirdi.The rain discouraged us from going out.
Yağmur, planlarımızı iki hafta geciktirdi.The rain set our plans back two weeks.
Yağmur yangının yayılmasını engelledi.The rain kept the fire from spreading.
Yağmur bir piknik ertelemesi gerektirdi.The rain necessitated a postponement of the picnic.
Yağmur pikniğimizi mahvetti.The rain spoiled our picnic.