Ana içeriğe geç
Sözlük

ya ile cümle

ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İngilizce eğitimi yapıyorum.I'm studying English.
İngilizceden Japoncaya kelimesi kelimesine çeviri yapmayın.Don't translate English into Japanese word for word.
İngilizce yazarken, nadiren hata yapar.When writing English, she rarely makes a mistake.
İngilizce öğrenenler İngilizce sözlükler olmadan yapamazlar.Those who learn English cannot do without English dictionaries.
İngilizce öğrenmek için Amerika'da yaşamaktan daha iyi bir yol olduğunu sanmıyorum.I don't think that there is any better way to learn English than by living in America.
Bunu İngilizceyi iyi bilen biri yazmış olmalı.Someone who knows English well must have written this.
İngilizce bütün ülkede yayıldı.English has spread all over the country.
İngilizce dünyada en yaygın konuşulan dildir.English is by far the most widely-spoken language in the world.
İngilizce ticari olarak yararlıdır.English is useful in commerce.
İngilizcenin yanı sıra Almanca da konuşur.He speaks German, not to mention English.
İngilizcede normal cümle yapısı özne - yüklem - nesne /tümleçtir.In English, the usual sentence structure is Subject - Verb - Object/Complement.
İngilizcenin yanı sıra Fransızca konuşabilir.In addition to English, he can speak French.
İngilizce sözlük olmadan yapabilir misin?Can you do without an English dictionary?
İngilizce öğrenmekten büyük yararlar sağlayacaksın.You will derive great benefits from learning English.
İngilizcenin yanı sıra, Almanca da konuşur.In addition to English, he speaks German.
İngilizce konuşma yarışmasına katılacak mısın?Are you going to take part in the English speech contest?
İngilizcede tahminen yarım milyonun üzerinde sözcük var.It is estimated that there are over half a million words in English.
İngilizce olarak yanıtla.Answer in English.
İngilizce olarak yanıtlayın.Answer in English.
İngilizce yazıldığı için bu kitabı okumam kolay.Written in English, this book is easy for me to read.
İngilizce yazılmış kitaplar okumalısın.You should read books written in English.
İngilizce yazılmış bir kitabınız var mı?Do you have a book written in English?
İngilizce bir mektup yazmak böyle kolay değildi.It was not so simple to write a letter in English.
İngilizce bir aşk mektubu yazmak kolay değildir.To write a love letter in English is not easy.
Biz ya İngilizce ya da Japonca konuşabiliyorduk.We were allowed to speak either in English or in Japanese.
Ya İngilizce ya da Japonca konuşmamıza izin verildi.We were allowed to speak either in English or in Japanese.
Hava yağmurlu, yani dışarıda oynayamayız.It's a rainy day, so we can't play outside.
Dünyada İngilizce'nin en yaygın şekilde konuşulan dil olduğunu inkar etmek yok.There is no denying that English is the most widely spoken language in the world.
O ya İngilizce ya da Fransızca konuşabilir.He can speak either English or French.
Film yapımı heyecan verici bir iştir.Movie making is an exciting job.
Yağmur mevsimi başladı.The rainy season has set in.
Bulutlar kararıyor; yağmur yağacak.The clouds are getting darker; it's going to rain.
Atletik yarışma gelecek haftaya kadar ertelendi.The athletic meet was put off until next week.
Atletik karşılaşma yağmur dolayısıyla ertelenmişti.The athletic meet was postponed due to rain.
Atletizm yarışması 15 Ekim'de düzenlendi.The athletic meet took place on October 15.
Egzersiz vücudunu kuvvetli yapar.Exercise makes your body strong.
Egzersizlerden sonra her yanım ağrıyor.I ache all over after the exercises.
Senin egzersiz yapman yararlı.It is good for you to take exercise.
Egzersiz yaparsan daha kuvvetli olacaksın.You will be more vigorous if you exercise.
Çok fazla egzersiz yarardan çok zarar getirebilir.Too much exercise can do more harm than good.
Egzersizleri yapabilir miyim?Can I do exercises?
Egzersiz yapmalısın.You should do exercise.
Riskini al ve onu yap.Take your chance, and do it.
Ne yazık ki telefon bozuk.Unfortunately the telephone was out of order.
Söylenti yanlış çıktı.The rumor turned out false.
Söylenti kısa sürede yayıldı.The rumor soon went about.
Söylenti onun bir yankesici olduğunu söylüyor.Rumor says that she is a pickpocket.
Yalan söylemek yanlıştır.It is wrong to tell a lie.
Yalan söylüyorsun.You are lying.
Yalan söylediğim için beni affet,lütfen.Please forgive me for telling a lie.
Vicdanında yalanını tarttı.His lie weighed on his conscience.
İyi niyetle söylenen yalan mübahtır.The end justifies the means.
Asla yalan söyleme!Never tell a lie!
Yağmur halinde atletik toplantı iptal edilecektir.In case of rain, the athletic meeting will be called off.
Yağmur yağarsa beni ara.Telephone me if it rains.
Yağmurdan sonra açık hava gelir.After rain comes fair weather.
Yağmur suyu bu borudan akıyor.The rain-water runs off through this pipe.
Hava yağmurdan sonra serin.It is cool after the rain.
Yapraklar yağıştan sonra taze.The leaves are fresh after a rainfall.
Yağmurlu bir gün.It's a rainy day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod