ya ile cümle
ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yurt dışına gidersem, Fransa'ya giderim.If I were to go abroad, I would go to France.
Fosil yakıtlar sonsuza kadar var olmayacak.Fossil fuels won't be available forever.
Fosil yakıt fiyatları tavana vurdu.Fossil fuel prices shot through the roof.
Ödevini yaptın mı? Toplantı yalnızca iki gün sonra.Did you do your homework? The meeting is only two days away.
Yatılı öğrenciler şimdi uzakta tatilde.The boarders are now away on vacation.
Meclis dış yardım bütçesini kesti.The House cut the budget for foreign aid.
Müzik yaşamımızı mutlu eder.Music makes our life happy.
Müzikal yetenek genellikle erken yaşlarda verimli olur.Musical talent usually blooms at an early age.
Müzik ve sanat, yaşam zevkine çok büyük ölçüde katkıda bulunabilirler.Music and art can greatly contribute to the enjoyment of life.
Herhangi bir gürültü yapmayın yoksa kuşları korkutup kaçıracaksınız.Don't make any noise or you'll scare the birds away.
Hiç gürültü yapmayın, ders çalışıyorum.Don't make any noise, I'm studying.
Gürültü yapmayın.Don't make a noise.
Yapraklar sessizce yere düşüyordu.Leaves were dropping silently to the ground.
İyi ve sıcak bir banyo yapmak gibisi yok.There's nothing like a good hot bath.
Sanırım astlarıma öğüt dağıtmak zorunda olduğum yaşa ulaştım.I guess I've reached the age where I have to dispense advice to my underlings.
Şehirde yaşıyorum.I'm living in the city.
Yapabileceğim bir şey yok.There's nothing I can do.
Bu dünyada yalnız olacağım.Alone in this world I'll be.
Senin ya da başka biri tarafından itilip kakılmayacağım.I'm not going to be pushed around by you or anyone else.
Ben sadece hatalar yapan bir çocuğum.I'm just a boy who makes mistakes.
Ben sadece hata yapan bir çocuğum.I'm just a boy who makes mistakes.
Beni yalnız bırak!Leave me alone!
Onu yapamam.I can't do it.
Eğer başbakan olsam Clinton'la iyi bir konuşma yaparım.If I were prime minister, I'd give Clinton a good talking to.
Onun ekmeğinin iki tarafı da tereyağı ile yağlanmıştı.His bread is buttered on both sides.
Yağmur çatıda patırdıyordu.Rain was pattering on the roof.
Okinawa'ya uçakla gitmek kaç saat sürer?How many hours does it take to go to Okinawa by plane?
Okinawa'nın Çin'e Honshu'dan daha yakın olduğunun farkında mısın?Are you aware that Okinawa is closer to China than to Honshu?
Okinawa'ya ulaşmak ne kadar sürer?How long does it take to reach Okinawa?
Sarı yağmurluk giyen kız kim?Who's the girl in a yellow raincoat?
Sarı yağmurluklu kız kim?Who's the girl in a yellow raincoat?
Kral yarın akşam şahsen bulunacak.The king will appear in person tomorrow evening.
Kral yalnızca bizi değil birçok başka insanı da davet etti.The King invited not only us but also a lot of other people.
Kralımız çok yaşa!Long live the King!
Kraliçe kralın yanında durdu.The queen stood beside the king.
Kraliyet ailesi İmparatorluk Sarayı'nda yaşıyor.The royal family lives in the Imperial Palace.
Kıraliyet Sarayı bir tepenin üstüne yapıldı.The royal palace was built on a hill.
Yan yatan bir araç geçişi engelledi.A car lying on its side blocked the passage.
Yan tarafımda yatarım.I sleep on my side.
Biz yatakları oldukça rahat bulduk.We found the beds quite comfortable.
Adaylar otuz yaşın altında olmalılar.Applicants must be under thirty years old.
İlk yardıma ihtiyacım var.I need first aid.
İlk yardım bilen biri var mı?Is there anybody who knows first aid?
Gidip tezahürat yapmak istiyorum.I want to go and cheer.
İki yanağına tokat attım.I got slapped on both cheeks.
İki yanağıma tokat yedim.I got slapped on both cheeks.
Çevre kirliliğinin bir sonucu olarak gölde hiç bir yaşam formu mevcut değil.As a result of pollution, the lake is without any form of life.
Yolsuzluk yapan siyasetçiler kahrolsun.Down with corrupt politicians.
Tuz yiyeceği çürümekten korumak için yardımcı olur.Salt helps to preserve food from decay.
Bir tek gün için bile tuzsuz yapamayız.We cannot do without salt even for a single day.
Lütfen bir kurşun kalemle yaz.Please write with a pencil.
Bir dolma kalemle yaz, bir kurşun kalemle değil.Write with a pen, not with a pencil.
Lütfen adınızı bir kurşun kalemle yazın.Please write your name with a pencil.
Piknik yağmurdan dolayı iptal edildi.The picnic was called off because of the rain.
Ben uzaktan yaklaşan bir suret gördüm.I saw a figure approaching in the distance.
Evlilikler cennette yapılır.Marriages are made in heaven.
Dumana yaklaşamam.I can't be around smoke.
Yangın ormanı silip süpürdü.Fire devoured the forest.
Konserden sonra kalabalık en yakın kapıya doğru gitti.After the concert, the crowd made for the nearest door.
François bir konuşma yaptı.François gave a speech.