Sarı yağmurluk giyen kız kim?Who's the girl in a yellow raincoat?
Sarı yağmurluklu kız kim?Who's the girl in a yellow raincoat?
Kral yarın akşam şahsen bulunacak.The king will appear in person tomorrow evening.
Kral yalnızca bizi değil birçok başka insanı da davet etti.The King invited not only us but also a lot of other people.
Kralımız çok yaşa!Long live the King!
Kraliçe kralın yanında durdu.The queen stood beside the king.
Kraliyet ailesi İmparatorluk Sarayı'nda yaşıyor.The royal family lives in the Imperial Palace.
Kıraliyet Sarayı bir tepenin üstüne yapıldı.The royal palace was built on a hill.
Yan yatan bir araç geçişi engelledi.A car lying on its side blocked the passage.
Yan tarafımda yatarım.I sleep on my side.
Biz yatakları oldukça rahat bulduk.We found the beds quite comfortable.
Adaylar otuz yaşın altında olmalılar.Applicants must be under thirty years old.
İlk yardıma ihtiyacım var.I need first aid.
İlk yardım bilen biri var mı?Is there anybody who knows first aid?
Gidip tezahürat yapmak istiyorum.I want to go and cheer.
İki yanağına tokat attım.I got slapped on both cheeks.
İki yanağıma tokat yedim.I got slapped on both cheeks.
Çevre kirliliğinin bir sonucu olarak gölde hiç bir yaşam formu mevcut değil.As a result of pollution, the lake is without any form of life.
Yolsuzluk yapan siyasetçiler kahrolsun.Down with corrupt politicians.
Tuz yiyeceği çürümekten korumak için yardımcı olur.Salt helps to preserve food from decay.
Bir tek gün için bile tuzsuz yapamayız.We cannot do without salt even for a single day.
Lütfen bir kurşun kalemle yaz.Please write with a pencil.
Bir dolma kalemle yaz, bir kurşun kalemle değil.Write with a pen, not with a pencil.
Lütfen adınızı bir kurşun kalemle yazın.Please write your name with a pencil.
Piknik yağmurdan dolayı iptal edildi.The picnic was called off because of the rain.
Ben uzaktan yaklaşan bir suret gördüm.I saw a figure approaching in the distance.
Evlilikler cennette yapılır.Marriages are made in heaven.
Dumana yaklaşamam.I can't be around smoke.
Yangın ormanı silip süpürdü.Fire devoured the forest.
Konserden sonra kalabalık en yakın kapıya doğru gitti.After the concert, the crowd made for the nearest door.
François bir konuşma yaptı.François gave a speech.
Konuşma yapan biri herkesin onu görebileceği yerde durmalı.A person giving a speech should stand where everyone can see him.
Başka hiç kimse yardım etmeyi önermedi.Nobody else offered to help.
Bana yardım edecek birine ihtiyacım var.I need somebody to help me.
Lütfen, biri bana yardım etsin.I need somebody to help me.
Yardımınız için size çok minnettarım.I am very grateful to you for your help.
Birçok bisiklet istasyonun önünde yasa dışı olarak park edilmektedir.A lot of bicycles are illegally parked in front of the station.
İstasyon yaklaşık on dakikalık yürüme mesafesinde.It is about ten minutes' walk to the station.
Otobüsle istasyon yaklaşık on dakika sürer.It's about ten minutes to the station by bus.
İstasyona giden bütün yolu koşarak 8 trenini yakalayabildim.I managed to catch the 8 o'clock train by running all the way to the station.
İstasyona yaya olarak gitmek bir saatini alır.It takes you an hour to go to the station on foot.
İstasyona giderken bir sağanağa yakalandım.I was caught in a shower on my way to the station.
İstasyon yakın.The station is near at hand.
İstasyon yakındır.The station is nearby.
İstasyon buradan yaklaşık üç mil.The station is about three miles from here.
İstasyon buradan yakın. Tren için zamanında olacaksın.The station is near here. You'll be in time for the train.
Bir istasyonun yakınında yaşamak büyük bir kolaylık.It is a great convenience to live near a station.
İstasyonun yakınında bir banka var mı?Is there a bank near the station?
İstasyonun yakınında bir taksi durağı var.There is a taxi stand near the station.
Ben istasyona ulaştığımda, kar yağıyordu.It was snowing when I reached the station.
Arabayla istasyondan amcamın evine varmak yaklaşık sadece beş dakika aldı.It took only about five minutes to get to my uncle's house from the station by car.
Lütfen bir kompozisyon alıştırması yap.Do a composition exercise, please.
İngilizce kompozisyonunda ne büyük bir hata yaptın!What a big mistake you made in your English composition!
İngilizler trende nadiren yabancılarla konuşurlar.Englishmen rarely talk to strangers in the train.
Bir İngiliz, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir yabancıdır.An Englishman is an alien in the United States.
İngiltere her erkeğin görevini yapacağını umuyor.England expects that every man will do his duty.
İngiliz hukuku 16 yaşın altındaki çocukların sigara satın almasını yasaklar.English law prohibits children under 16 from buying cigarettes.
İngilizce konuşurken hata yapmaktan korkmayın.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
İngilizce konuşurken hatalar yapmaktan korkma.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
İngilizce eğitimi yapmak zorundaydın.You had to study English.