Sana yardım edebilir miyim?Can I help you?
Size yardım edebilir miyim?Can I help you?
Size yardımcı olabilir miyim?Can I help you?
Bir şey yapmalıydım.I should have done something.
Neyin yanlış gittiğini tam olarak öğrenmeliyim.I need to find out exactly what went wrong.
Beklenmedik bir şey olmazsa seni yarın görebileceğim.I will be able to see you tomorrow unless something unexpected turns up.
Bana yapacak bir şey ver.Give me something to do.
Bana yapacak bir şey verin.Give me something to do.
Ben burada bir yanlış anlama olduğunu düşünüyorum.I think there has been some misunderstanding here.
Ne yapmamı istiyorsun?What do you want me to do?
Ne yapmamı istersin?What do you want me to do?
Senin için yapacağım bir şey var mı?Is there anything I can do for you?
Söyleyecek bir şeyin varsa hemen söyle ya da sesini kes.If you have something to say, say it now or pipe down.
Ne olursa olsun, yasalara uymalıyız.We should obey the law no matter what happens.
Bir şey satın almadan önce kendine onsuz yapabilip yapamayacağını sorsan iyi olur.Before buying anything, you had better ask yourself whether you cannot do without it.
Yapmamı istediğin başka bir şey var mı?Is there anything else you want me to do?
Herhangi bir spor yapıyor musunuz?Do you play any sports?
Ben bir şey yapmak zorundayım.I have to do something.
Bir şey yapılmalı.Something must be done!
Buradayken ne yapmak istersiniz?What would you like to do while you're here?
Senin için yapabileceğim bir şey varsa, benimle temasa geçtiğinizden emin olun.Be sure to get in touch with me, if there is anything I can do for you.
Yan odada yanan bir şeyin kokusunu almıyor musun?Don't you smell something burning in the next room?
Yanan bir şeyin kokusunu alıyorum.I smell something burning.
Size biraz yardım edebileceğimi umuyorum.I hope I can be of some help to you.
Sizin için bir şey yapabilir miyim?Can I do anything for you?
Neye gülüyorsun? Bu gerçek. Şaka yapmıyorum.What are you laughing at? It's a fact. No kidding!
Bir şeyin yanlış olduğunu hissediyorum.I feel that something is wrong.
Yapabileceğin bir şey var mı?Is there anything you can do?
Sizin için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything that I can do for you?
Hastaymış gibi yapmanın anlamı yok.There is no point in pretending to be sick.
Yalancı miyobum var.I have false nearsightedness.
Eğer yağmur yağsaydı, maç ertelenecekti.If it were to rain tomorrow, the match would be postponed.
Savaş çıksa ne yaparsın?What would you do if war were to break out?
Ayda yaşasaydık dünya ne kadar büyük görünürdü?If we were to live on the moon, how large would the earth look?
Fosil yakıtlar sonsuza kadar var olmayacak.Fossil fuels won't be available forever.
Fosil yakıt fiyatları tavana vurdu.Fossil fuel prices shot through the roof.
Ödevini yaptın mı? Toplantı yalnızca iki gün sonra.Did you do your homework? The meeting is only two days away.
Yatılı öğrenciler şimdi uzakta tatilde.The boarders are now away on vacation.
Meclis dış yardım bütçesini kesti.The House cut the budget for foreign aid.
Müzik yaşamımızı mutlu eder.Music makes our life happy.
Müzikal yetenek genellikle erken yaşlarda verimli olur.Musical talent usually blooms at an early age.
Müzik ve sanat, yaşam zevkine çok büyük ölçüde katkıda bulunabilirler.Music and art can greatly contribute to the enjoyment of life.
Herhangi bir gürültü yapmayın yoksa kuşları korkutup kaçıracaksınız.Don't make any noise or you'll scare the birds away.
Hiç gürültü yapmayın, ders çalışıyorum.Don't make any noise, I'm studying.
Gürültü yapmayın.Don't make a noise.
Yapraklar sessizce yere düşüyordu.Leaves were dropping silently to the ground.
İyi ve sıcak bir banyo yapmak gibisi yok.There's nothing like a good hot bath.
Sanırım astlarıma öğüt dağıtmak zorunda olduğum yaşa ulaştım.I guess I've reached the age where I have to dispense advice to my underlings.
Şehirde yaşıyorum.I'm living in the city.
Yapabileceğim bir şey yok.There's nothing I can do.
Bu dünyada yalnız olacağım.Alone in this world I'll be.
Senin ya da başka biri tarafından itilip kakılmayacağım.I'm not going to be pushed around by you or anyone else.
Ben sadece hatalar yapan bir çocuğum.I'm just a boy who makes mistakes.
Ben sadece hata yapan bir çocuğum.I'm just a boy who makes mistakes.
Beni yalnız bırak!Leave me alone!
Onu yapamam.I can't do it.
Eğer başbakan olsam Clinton'la iyi bir konuşma yaparım.If I were prime minister, I'd give Clinton a good talking to.
Onun ekmeğinin iki tarafı da tereyağı ile yağlanmıştı.His bread is buttered on both sides.
Yağmur çatıda patırdıyordu.Rain was pattering on the roof.
Okinawa'nın Çin'e Honshu'dan daha yakın olduğunun farkında mısın?Are you aware that Okinawa is closer to China than to Honshu?