Her şeyde elinden geleni yapmalısın.You should do your best in everything.
Ne olursa olsun yanında olacağım.I will stand by you whatever happens.
Birkaç ısırık geldi, ama bir balık yakalayamadım.I got several bites, but could not hook a fish.
En iyi şekilde yararlanmak için satır aralarını iyi okumak zorundasın.You have to read between the lines to get the most out of anything.
Ne yazacağımız hakkında saatlerce tartıştık.We disputed for hours about what to write.
Bir şeyler yazmadan önce gerçeklerden emin olmalısın.You should make sure of the facts before you write something.
Ne yaptın?What did you make?
Ne yaptığını sanıyorsun?What do you think you're doing?
Ne yaparsan yap, başar.Whatever you do, carry it through.
Bir şey yapmak için paraya ihtiyacımız var.We need money to do anything.
Her ne yaparsan yap, elinden gelenin en iyisini yapmalısın.Whatever you do, you must do your best.
Ne yapacağına karar vermek size kalmış.It is up to you to decide what to do.
Ne yapılması konusunda benim görüşüm onunkinden farklıydı.My view was different from his as to what should be done.
Ne yapılacağına gelince hiç kimse karar veremedi.Nobody could decide as to what to do.
Ne yapacağım hakkında düşünmeliyim.I must think about what to do.
Her ne yaparsanız yapın, başarılı olacağınızdan eminsiniz.You are sure to succeed, whatever you do.
Ne yapılması gerektiği açık.It is clear what must be done.
Vakit geçirmek için ne yaparsın?What do you do to pass the time?
Ne yapacağımı bilmediğim için, orada sessizce durdum.Not knowing what to do, I stood there silently.
Ne iş yaptığını bana bildir.Let me know what you're up to.
Ne yapacağımı bilmediğim için, bir şey yapmadım.Not knowing what to do, I did nothing.
Ne yapacağıma dair en ufak bir fikrim yok.I don't have the slightest idea what to do.
Bana ne yapacağımı söyle.Tell me what to do.
Ne yapmak istiyorsun?What do you want to do?
Ne yapmak istiyorsunuz?What do you want to do?
Ne yapmak istediğine karar verdiğinde lütfen bana telefon et.Please telephone me when you have made up your mind what you want to do.
Size yardımcı olabilir miyim, madam?May I help you ma'am?
Karar verirken kendi motivasyonunu yansıt.Reflect on your own motives when making a decision.
Her şeyden önce, birbirinize yardım etmelisiniz.Above all, you must help each other.
Ondan haber almadığım için ona yine yazdım.Not having heard from him, I wrote to him again.
Yapacak bir şey olmadığı için, televizyon izledim.Having nothing to do, I watched television.
Yaralanmadan önce ağlama.Don't cry before you're hurt.
Bazen her şey yanlış gidiyor.Sometimes everything goes wrong.
Bana sadece ne yapmamı istediğini söyle.Just tell me what you'd like me to do.
Ne yazık!What a pity!
Benim için biraz zaman yaratabilir misin?Could you make time for me?
Biz onu oranın dışında yaptık.We made it out of there.
Bana yardım etmek için bir şey yapamaz mısınız?Can't you do something to help me?
Lütfen onunla ilgili bir şey yap.Please do something about it.
Ne ona öyle yaptırdı?What made her do so?
Ne kadar yaramazsın! Beni rahatsız etmeyi kes!How naughty you are! Stop bothering me!
Ben bir şey yapacağım.I'll do anything.
Boşu boşuna yaygara yapmayı bırak.Stop making a fuss over nothing.
O, neyden yapılmıştır?What's it made from?
Ne yapacaksın?What are you going to do?
Ne yapacaksınız?What are you going to do?
Biz ne yapacağımızı tartıştık.We discussed what to do.
Aylardır, neredeyse bir şey yapmadı.For months, he did almost nothing.
Ona öyle bir şeyi yaptıran nedir?What made her do such a thing?
Özel bir şey yapıyor musun?Are you doing anything special?
Büyük bir şey yapmak için oğlunu teşvik etti.He encouraged his son to do something great.
Yazı yazacak bir şey ödünç alabilir miyim?Can I borrow something to write with?
Yazı yazacak bir şey istiyorum.I want something with which to write.
Yazmak için bir şeyin var mı?Do you have something to write with?
Yazmak için bir şeye ihtiyacım var.I need something to write with.
Yazacak bir şey istiyorum.I want something to write on.
Bana yazmak için bir şey verin.Give me something to write with.
Bana yazacak bir şey ver.Give me something to write on.
Bize bir açıklama yapar mısın?Will you give us a statement?
Bize bir açıklama yapacak mısın?Will you give us a statement?