Bunu yaşlı bir adama nasıl yaparsın?How could you do that to an old man?
Tom her zaman yapılması gerekeni yapar.Tom always does what needs to be done.
Bir şey yapmanı istiyorum.I'd like you to do something.
Ben her zaman yardımcı olmaktan mutlu olurum.I'm always happy to help out.
Yazarın engellemesiyle nasıl başa çıkıyorsunuz?How do you deal with writer's block?
Bunlar bugün yarı fiyatına.These are half price today.
Umarım sana yardım edebilirim.I hope I can help you.
Bunu yapmanın yanlış olduğunu bilmiyordum.I didn't know it was wrong to do this.
Tom'dan onu yapmasını hiçbir zaman istemezdim.I never would've asked Tom to do that.
Müzik yazmak için nasıl zaman buluyorsun?How do you find time to write music?
Birçok yemek yaparım.I do a lot of cooking.
Mary kendi kıyafetini yapar.Mary makes her own clothes.
Tom'u yukarıdaki yatak odasına taşıdım.I carried Tom upstairs to his bedroom.
Çok yakın zamanda ayrılıyorum.I'm not leaving anytime soon.
O bu işte sana nasıl yardımcı oldu?How has that helped you in this job?
Tom'un sana yapmanı söylediklerini yapmalısın.You must do what Tom tells you to do.
Onu yapmakta çok iyiyim.I'm quite good at doing that.
Ben zaten onu yapabilirim.I can already do that.
Bunu yapmaya ne kadar devam edebiliriz?How long can we continue doing this?
Onu yapmaya başlamak zorundayım.I've got to start doing that.
Onu yapmak istemediğinizi biliyorum.I know that you don't want to do that.
Nadiren Fransızca yazılmış kitapları okurum.I seldom read books written in French.
Tom aslında onu yapan kişidir.Tom is the one who actually did that.
Onu yapman için sana ne kadar para veriyorlar?How much do they pay you to do that?
Ben otuzlu yaşlarımdayken bir casustum.I was a spy when I was in my thirties.
Dün jogging yapmadım.I didn't go jogging yesterday.
Tom'un onu yapacağını düşünmüyorum.I don't think Tom would've done that.
Onu yapmana izin vereceğim.I'll let you do that.
Şiir yazıyorum.I write poetry.
Onu bugün yapmak zorunda değilim.I don't have to do that today.
Öyle bir şey yapmak için fazla yaşlıyım.I'm too old to do something like that.
Öyle bir şeyi yapamayacak kadar yaşlıyım.I'm too old to do something like that.
Yalnız başıma dışarı çıktım.I went out by myself.
Yanlışlıkla kendimi ayaktan vurdum.I accidentally shot myself in the foot.
Tom yalan söylemenin yanlış olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know it was wrong to lie.
Onu yapmamış olsaydın yapardım.If you hadn't done that, I would've.
Biraz yardım alabilirsem bunu yapabilirim.I could do this if I had a little help.
Yaptığımı sanıyordum.I thought I was done.
Onu yarın yapabiliriz.We might do that tomorrow.
Onu yapmayı reddedebilirdim ama yapmayacağım.I could refuse to do that, but I won't.
Tom, Mary için her şeyi yapacağını söyledi.Tom said he'd do anything for Mary.
Tom yaratıcı olduğumu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought I was creative.
Onu birlikte yapmak zorundayız.We have to do it together.
Bu hafta fazla şey yapmadım.I haven't done much this week.
Onu yapmayı reddettim.I refused to do that.
Burada başka hiçbir şey yapamayız.There's nothing else we can do here.
Her türlü şeyi yaparız.We do all sorts of things.
Umarım tahminim yanlıştır.I hope my prediction is wrong.
Yardımına ihtiyaç duyabilirim.I may need your help.
Bunu yapmak beni yine genç hissettiriyor.Doing this makes me feel young again.
Onu yapmak zorunda değildik.We didn't have to do that.
Umarım atıcıyı yakalarlar.I hope they catch the shooter.
Sonunda onu yapmayı bitirdin mi?Have you finally finished doing that?
Tom'a onu yaptıran kişi bendim.I was the one who made Tom do that.
Umarım onu yakında onarırlar.I hope they get it fixed soon.
Onu birlikte yapabileceğimizi umuyordum.I was hoping we could do that together.
O zaman onu yapmaya hazır değildim.I wasn't ready to do that at that time.
Bazen bahçede Tom'a yardım ederim.I sometimes help Tom in the garden.
Çok kayak yaparım.I do a lot of skiing.
Üniversiteye için ne kadar ödeme yapacaksın?How are you going to pay for college?