Köşedeki servis istasyonunda arabama yakıt doldurttum.I had my car filled up at the service station at the corner.
Hiçbir şeye söz veremem fakat elimden geleni yapacağım.I can't promise anything, but I'll do my best.
Şüphesiz elinden geleni yaptı ama başarmadı.No doubt he did his best, but he didn't succeed.
O yakışıklı değil, şüphesiz, fakat o iyi huyludur.He is not handsome, to be sure, but he is good-natured.
Ona yazdım.I did write to him.
Bunun onu yapmak için en iyi yol olmayabileceğini kabul ediyorum.I admit this may not be the best way of doing it.
Nükleer savaş bu gezegendeki yaşamı sona erdirecektir.Nuclear war will bring life on this planet to an end.
Bu kentin kuzey kesiminde daha fazla insan yaşar.More people live in the northern part of the city.
Şehirde yaşamak kırsalda yaşamaktan oldukça farklıdır.Living in the town is quite different from living in the country.
Genellikle Japonya'da haziran ayında fazla yağmur vardır.As a rule we have much rain in June in Japan.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men.
Genel olarak konuşulursa, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men.
Genel olarak konuşursak, biz Japonlar yabancı dilleri konuşmaktan çok çekiniyoruz.Generally speaking, we Japanese are a little too timid in speaking foreign languages.
Kural olarak, Japon halkı yabancı dillerde iyi değil.As a rule, Japanese people are not good at foreign languages.
Genelde, Tom neredeyse yaptığı her şeyde uyumlu bir insandır.By and large, Tom is an easygoing person in almost everything he does.
Bir kayalığın tepesinden bağırırsan sesinin yankısını duyabilirsin.If you shout from the top of a cliff, you can hear the echo of your voice.
Ben yatabilir miyim?Can I sleep out?
İnsanlar yabancılara bakmamalılar.People shouldn't stare at foreigners.
Yabancılarla alay etme.Don't make fun of foreigners.
Yabancıların Japon yemeklerine alışması zordur.It is difficult for foreigners to get used to Japanese food.
Dışarıya gitme yerine ev ödevimi yapmak zorundayım.I have to do my homework instead of going out.
Yabancı işçilere karşı bir önyargım yok.I don't have a prejudice against foreign workers.
Biz yabancı turistlere vergi muafiyeti ayrıcalığı veriyoruz.We give foreign tourists the privilege of tax exemption.
Yabancı öğrencilerin İngilizceyi iyi konuşması zordur.It is difficult for foreign students to speak English well.
Yabancılar Fuji dağına hayran kalıyorlar.Foreigners admire Mt. Fuji.
Yabancıların Japoncadaki hatalarıyla alay etmeyin.Don't make fun of foreigners' mistakes in Japanese.
Bir grup yabancı Edo'ya geldi, yani Tokyo.A group of foreigners arrived in Edo, i.e. Tokyo.
Bir yabancı ile arkadaş olmak ilginçtir.It is interesting to make friends with a foreigner.
Japoncayı öğrenmek yabancılar için zordur.It is difficult for foreigners to master Japanese.
Yabancı yatırımcılar bölgesel politik huzursuzluktan dolayı vazgeçti.Foreign investors backed off because of regional political unrest.
Yabancı dilleri konuşmak kolay değildir.Speaking foreign languages is not easy.
Bir yabancı dili iyi konuşmak zaman alır.To speak a foreign language well takes time.
Yabancı bir dil öğrenmek kolay değildir.It is not easy to learn a foreign language.
Yabancı bir lisan öğrenmek çok fazla pratik gerektirir.It takes a great deal of practice to master a foreign language.
Çok az sayıda insan bir yabancı dili mükemmel şekilde konuşabilir.Few people can speak a foreign language perfectly.
Yabancı dil öğrenmek zordur.Learning a foreign language is difficult.
Bir yabancı bir dili öğrenmek için en iyi yol nedir?What is the best way to learn a foreign language?
Yabancı bir dil öğrenmek zordur.It's difficult to learn a foreign language.
Bir yabancı dil öğrenirken sözlükleri iyi kullanmalıyız.We should make good use of dictionaries when studying a foreign language.
Bir yabancı dil öğrenmek eğlencelidir.Learning a foreign language is fun.
Yabancı bir dilde uzmanlaşmak yıllar alır.It takes years to master a foreign language.
Sana, yabancı dil öğrenmede yeni bir yaklaşım göstereceğim.I will show you a new approach to foreign language learning.
Yabancı dil öğrenmek sabır gerektirir.Mastering a foreign language calls for patience.
Yabancı dilde ustalaşmak çok sabır gerektirir.Mastering a foreign language involves a lot of patience.
Yabancı dil dersine düzenli katılım önemlidir.Regular attendance is important in a foreign language class.
Yabancı dillere ilgi duyuyor musun?Are you interested in foreign languages?
Bir yabancı dil öğrenmek hiçbir şekilde kolay değildir.It's by no means easy to master a foreign language.
Yabancı dillerden bahsederken, Fransızca konuşabilir misin?Speaking of foreign languages, can you speak French?
Yabancı bir dilde derdini anlatmak zor değil mi?Isn't it difficult to make yourself understood in a foreign language?
Birkaç yabancı dil konuşabilmek çok iyi.It is so good to be able to speak a number of foreign languages.
Yabancı bir ülkeyi tanımanın en iyi yolu oraya bizzat gitmektir.The best way to know a foreign country is to go there yourself.
Yabancı bir ülkeyi tanımak için iyi yol oraya gitmektir.The good way to know a foreign country is to go there.
Yurtdışına çıkınca kızını yanında götürdü.He took his daughter with him whenever he went abroad.
Yabancı bir ülkeyi ziyaret etmek pahalı olmalı.Visiting a foreign country must be expensive.
Yabancı kültürler hakkında öğrenmek eğlencelidir.It's fun to learn about foreign cultures.
Hiç yabancı pullarınız var mı?Do you have any foreign stamps?
Hiç yabancı biran var mı?Do you have any imported beer?
Yabancı bir ülkeye girmek için bir pasaporta ihtiyacın var.You need a passport to enter a foreign country.
Yurt dışında yaşamaktan hiç rahatsızlık hissetmiyor musun?Don't you feel any inconvenience living abroad?
Yurt dışında yaşamak bir yabancı dili öğrenmek için en iyi yoldur.Living abroad is the best way to learn a foreign language.