ya ile cümle

ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bir yabancı dil öğrenmek hiçbir şekilde kolay değildir.It's by no means easy to master a foreign language.
Yabancı dillerden bahsederken, Fransızca konuşabilir misin?Speaking of foreign languages, can you speak French?
Yabancı bir dilde derdini anlatmak zor değil mi?Isn't it difficult to make yourself understood in a foreign language?
Birkaç yabancı dil konuşabilmek çok iyi.It is so good to be able to speak a number of foreign languages.
Yabancı bir ülkeyi tanımanın en iyi yolu oraya bizzat gitmektir.The best way to know a foreign country is to go there yourself.
Yabancı bir ülkeyi tanımak için iyi yol oraya gitmektir.The good way to know a foreign country is to go there.
Yurtdışına çıkınca kızını yanında götürdü.He took his daughter with him whenever he went abroad.
Yabancı bir ülkeyi ziyaret etmek pahalı olmalı.Visiting a foreign country must be expensive.
Yabancı kültürler hakkında öğrenmek eğlencelidir.It's fun to learn about foreign cultures.
Hiç yabancı pullarınız var mı?Do you have any foreign stamps?
Hiç yabancı biran var mı?Do you have any imported beer?
Yabancı bir ülkeye girmek için bir pasaporta ihtiyacın var.You need a passport to enter a foreign country.
Yurt dışında yaşamaktan hiç rahatsızlık hissetmiyor musun?Don't you feel any inconvenience living abroad?
Yurt dışında yaşamak bir yabancı dili öğrenmek için en iyi yoldur.Living abroad is the best way to learn a foreign language.
Çoğumuz yabancı bir ülkede kültür şoku yaşarız.In a foreign country most of us go through culture shock.
Bir grup yabancı öğrenci, Akira'nın lisesini ziyaret etti.A group of foreign students visited Akira's high school.
Diplomatik diyalog çatışmayı bitirmeye yardımcı oldu.Diplomatic dialogue helped put an end to the conflict.
Diplomasi, en iğrenç şeyleri en hoş şekilde yapmak ve söylemektir.Diplomacy is to do and say the nastiest thing in the nicest way.
Bir insanı görünümü ile yargılamayın.Don't judge a man by his appearance.
İnsanları dış görünüşüyle yargılamayın.Don't judge a person by his appearance.
Dışarısı soğuk olduğu için bir yağmurluk giymelisin.You should put on a raincoat because it's cold outside.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.It's raining buckets outside.
Dışarıda şiddetli yağmur yağıyor.It's raining buckets outside.
Dışarıda hava yavaş yavaş kararıyor.It's getting dark little by little outside.
Dışarıda hava yaz gibi.It's like summer outside.
Dışarı çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I gone out than it began to rain.
Hobi olarak resim yaparım.I draw for a hobby.
Resim eğitimi almak için Fransa'ya gidiyorum.I'm going to France to study painting.
Sen tarih yazıyorsun.You are making history.
Herkes yasadışı yabancılar karşı düşmanca bir tavır aldı.Everybody took a hostile attitude toward illegal aliens.
Balina yakalamak için bir çaçabalığı atın.Throw a sprat to catch a whale.
Plajda tatil yapıyorum.I am taking a holiday at the beach.
Bay Kaifu halka açık konuşmalar yapmaya alışıktır.Mr Kaifu is used to making speeches in public.
Newport gibi, deniz kenarındaki tatil köyleri yaz aylarında çok kalabalıktır.Seaside resorts, such as Newport, are very crowded in summer.
Paul'un ailesi yaz mevsimini her yıl deniz kenarında geçiriyor.Paul's family spends the summer at the coast every year.
Biz plajda barbekü yapacağız.We'll have a barbecue at the beach.
Ben, kıyıdan yaklaşık bir mil ötede bir balıkçı teknesi gördüm.I saw a fishing boat about a mile off the shore.
Yurt dışında bir gezi size yarar sağlayacaktır.You will benefit by a trip abroad.
Yabancı ürünlere haksız tarifeler uygulanmaktadır.Unfair tariffs are imposed on foreign products.
Eğer yurt dışında ilk yaşama deneyiminse, Kanada gidilecek iyi bir yerdir.Canada is a good place to go if it's your first experience living abroad.
Öğrenim yapmak için yurtdışına giden öğrenci sayısı her yıl artmaktadır.The number of students going abroad to study is increasing each year.
Yakıt maliyetinden dolayı deniz aşırı ülkelere uçuş maliyet arttı.The cost of flying overseas has risen with the cost of fuel.
Denize yarım milden daha fazla değil.It is no more than half a mile to the sea.
Deniz dünya yüzeyinin yaklaşık dörtte üçünü kapsamaktadır.The sea covers nearly three-fourths of the earth's surface.
Denize yakın yaşamasına rağmen o hala yüzemiyor.Despite having lived near the sea, she still cannot swim.
Gelişmiş tıbbi teknoloji, uzay programının yan ürünlerinden biri oldu.Improved medical technology has been one of the spin-offs of the space program.
Yanımda çok param var.I have plenty of money with me.
Bu battaniye ile yaralı adamı örtün.Cover up the injured man with this blanket.
Yaralı adamın inlemelerini duyabiliyorduk.We could hear the groans of the injured man.
Kırık kapıya geçici bir onarım yaptım.I made a temporary repair to the broken door.
Bütün cevaplar talimatlara göre yazılmalıdır.All answers must be written according to the instructions.
Konuşma yeteneğini tazelemek için Fransa'ya gitti.He went to France to brush up on his speaking ability.
Şirket insanların gönüllü olarak istifa etmeleri için yalvardı.The company appealed for people to take voluntary resignation.
Bazı şirketler işçilerine yaşam boyu bir iş garanti ediyor.Some companies guarantee their workers a job for life.
Bir toplantı yapıyoruz.We are having a meeting.
Toplantı önümüzdeki Perşembe yapılacak.The meeting is to be held next Thursday.
Toplantı ayda iki kez yapılır.The meeting is held twice a month.
Yakında toplantının saat ve tarihini size bildireceğiz.We will let you know the time and date of the meeting soon.
Buluşmaya yalnızca bir avuç dolusu insan geldi.Only a handful of people came to the meeting.
Konferans öbür gün yapılacak.The conference is to be held in Tokyo the day after tomorrow.

İlgili Sayfalar