Ana içeriğe geç
Sözlük

ya ile cümle

ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çoğumuz yabancı bir ülkede kültür şoku yaşarız.In a foreign country most of us go through culture shock.
Bir grup yabancı öğrenci, Akira'nın lisesini ziyaret etti.A group of foreign students visited Akira's high school.
Diplomatik diyalog çatışmayı bitirmeye yardımcı oldu.Diplomatic dialogue helped put an end to the conflict.
Diplomasi, en iğrenç şeyleri en hoş şekilde yapmak ve söylemektir.Diplomacy is to do and say the nastiest thing in the nicest way.
Bir insanı görünümü ile yargılamayın.Don't judge a man by his appearance.
İnsanları dış görünüşüyle yargılamayın.Don't judge a person by his appearance.
Dışarısı soğuk olduğu için bir yağmurluk giymelisin.You should put on a raincoat because it's cold outside.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.It's raining buckets outside.
Dışarıda şiddetli yağmur yağıyor.It's raining buckets outside.
Dışarıda hava yavaş yavaş kararıyor.It's getting dark little by little outside.
Dışarıda hava yaz gibi.It's like summer outside.
Dışarı çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I gone out than it began to rain.
Hobi olarak resim yaparım.I draw for a hobby.
Sen tarih yazıyorsun.You are making history.
Herkes yasadışı yabancılar karşı düşmanca bir tavır aldı.Everybody took a hostile attitude toward illegal aliens.
Balina yakalamak için bir çaçabalığı atın.Throw a sprat to catch a whale.
Plajda tatil yapıyorum.I am taking a holiday at the beach.
Bay Kaifu halka açık konuşmalar yapmaya alışıktır.Mr Kaifu is used to making speeches in public.
Newport gibi, deniz kenarındaki tatil köyleri yaz aylarında çok kalabalıktır.Seaside resorts, such as Newport, are very crowded in summer.
Paul'un ailesi yaz mevsimini her yıl deniz kenarında geçiriyor.Paul's family spends the summer at the coast every year.
Biz plajda barbekü yapacağız.We'll have a barbecue at the beach.
Ben, kıyıdan yaklaşık bir mil ötede bir balıkçı teknesi gördüm.I saw a fishing boat about a mile off the shore.
Yurt dışında bir gezi size yarar sağlayacaktır.You will benefit by a trip abroad.
Yabancı ürünlere haksız tarifeler uygulanmaktadır.Unfair tariffs are imposed on foreign products.
Eğer yurt dışında ilk yaşama deneyiminse, Kanada gidilecek iyi bir yerdir.Canada is a good place to go if it's your first experience living abroad.
Öğrenim yapmak için yurtdışına giden öğrenci sayısı her yıl artmaktadır.The number of students going abroad to study is increasing each year.
Yakıt maliyetinden dolayı deniz aşırı ülkelere uçuş maliyet arttı.The cost of flying overseas has risen with the cost of fuel.
Denize yarım milden daha fazla değil.It is no more than half a mile to the sea.
Deniz dünya yüzeyinin yaklaşık dörtte üçünü kapsamaktadır.The sea covers nearly three-fourths of the earth's surface.
Denize yakın yaşamasına rağmen o hala yüzemiyor.Despite having lived near the sea, she still cannot swim.
Gelişmiş tıbbi teknoloji, uzay programının yan ürünlerinden biri oldu.Improved medical technology has been one of the spin-offs of the space program.
Yanımda çok param var.I have plenty of money with me.
Bu battaniye ile yaralı adamı örtün.Cover up the injured man with this blanket.
Yaralı adamın inlemelerini duyabiliyorduk.We could hear the groans of the injured man.
Kırık kapıya geçici bir onarım yaptım.I made a temporary repair to the broken door.
Bütün cevaplar talimatlara göre yazılmalıdır.All answers must be written according to the instructions.
Şirket insanların gönüllü olarak istifa etmeleri için yalvardı.The company appealed for people to take voluntary resignation.
Bazı şirketler işçilerine yaşam boyu bir iş garanti ediyor.Some companies guarantee their workers a job for life.
Bir toplantı yapıyoruz.We are having a meeting.
Toplantı önümüzdeki Perşembe yapılacak.The meeting is to be held next Thursday.
Toplantı ayda iki kez yapılır.The meeting is held twice a month.
Yakında toplantının saat ve tarihini size bildireceğiz.We will let you know the time and date of the meeting soon.
Buluşmaya yalnızca bir avuç dolusu insan geldi.Only a handful of people came to the meeting.
Konferans öbür gün yapılacak.The conference is to be held in Tokyo the day after tomorrow.
Toplantı yarın yapılacak.The meeting will be held tomorrow.
Toplantı burada yapıldı.The meeting was held here.
Ben toplantıdan sonra John ile küçük bir sohbet yaptım.I had a little chat with John after the meeting.
Herhangi bir üye bu tesislerden yararlanabilir.Any member can make use of these facilities.
Toplantı dün yapıldı.The meeting took place yesterday.
Yağmur nedeniyle toplantı iptal edildi.The meeting was canceled because of the rain.
Onu ne zaman görmeye gitsem, o yatakta.Every time I go to see him, he is in bed.
Başka insanların yaptığını yapsan iyi olur.We had better do what other people do.
Yaşlı insanlara hürmet göstermeliyiz.We should hold old people in reverence.
Biz bir fırtınaya yakalandık.We were caught in a storm.
Yarın muhtemelen top oyununa gideceğiz.We'll likely go to the ball game tomorrow.
Yasaya uymak zorundayız.We are bound to obey the law.
Biz barış yararına çalışıyoruz.We are working in the interest of peace.
Nesneler ve durumlar arasında ayrım yapabilmeliyiz.We must be able to discriminate between objects and situations.
Biz zengin ya da fakir olup olmadığımıza göre, olayları farklı görürüz.We see things differently, according to whether we are rich or poor.
Biz yoksullara yardım etmeliyiz.We should help the needy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod