ya ile cümle
ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Balon yavaş yavaş indi.The balloon descended slowly.
Cesaretini topla ve yine yap.Take heart and do it again.
Aldırma. Herkes hata yapabilir.Never mind. Anyone can make mistakes.
Arabada eve giderken ertesi gün için planlar yapıyordu.In the car on the way home, he was making plans for the next day.
Evime giderken sağanağa yakalandım.I was caught in shower on my way home.
Geri dönenlerin Japonya'da yaşamaya alışma sorunu var.Returnees have trouble getting used to life in Japan.
Eve dönerken yağmura yakalanmıştım.I was caught in a shower on my way home.
Japonya'ya geri dönüş biletin var mı?Do you have a return ticket to Japan?
Makine, yağdan tıkanmış.The machine was clogged with grease.
Bana bir şans verirsen onu yapabilirim.I can do it if you give me a chance.
Fırsattan yararlanmalısın.You must take advantage of the opportunity.
Bir aile birini bir makinede yaşatmak için parasının hepsini harcamamalı.A family should not spend all of its money to keep someone alive on a machine.
Ev ödevimi zaten yaptım.I have already done my homework.
Birkaç gazete haberi yayınladı.Several newspapers published the story.
Ender vahşi hayvanların bu ülkeye ithalatı kesinlikle yasaklanmıştır.The importation of rare wild animals to this country is strictly prohibited.
Bir mücize olmazsa, bunu zamanında yapamayacağız.Unless there is a miracle, we won't be able to make it on time.
Ona yardım etmekten memnun olurum.I'll be glad to help him.
Ona yardım etmeye istekliyim.I'm willing to help him.
Ben size memnuniyetle yardımcı olurum.I will gladly help you.
Size memnuniyetle yardımcı olurum.I will gladly help you.
Zevkle yaparım.I'll do it with pleasure.
Ben size yardımcı olmaktan mutlu olurum.I will be glad to help you.
Sana yardım etmekten mutlu olacağım.I will be pleased to help you.
Sevinç gözyaşları onların yanaklarından aktı.Tears of joy rained down their cheeks.
Onun sevinci yüzüne yansımıştı.His joy showed on his face.
Kırmızı lamba tehlike halinde yanar.The red lamp lights up in case of danger.
Yakında, arzu ettiğimiz şeye inanırız.We soon believe what we desire.
Yüzünü bu yana dön.Turn your face this way.
Yakışıklı olmak bir avantajdır.It's an advantage to be good-looking.
Yanaklarım yanıyor.My cheeks burn.
Eğer inatçı olursan kesinlikle yalnız kalırsın.If it becomes stubborn indeed it stands alone.
İnatçı yanım babamdan gelmedir.I've got my stubbornness from my father.
Kaya yamaçtan aşağıya yuvarlandı.The rock rolled down the hillside.
O, gözlükleri olmadan bir yarasa kadar kördür.Without his glasses, he is as blind as a bat.
Kanser midesine yayıldı.The cancer has spread to her stomach.
Kütükler parlak şekilde alev alev yandı.The logs flamed brightly.
Yanlışlıkla ters yöne giden bir trene bindim.By mistake I boarded a train going in the opposite direction.
Korkarım ki yanlışlıkla senin şemsiyeni aldım.I'm afraid I took your umbrella by mistake.
Maalesef yanlışlıkla sizin şemsiyenizi aldım.I'm afraid I took your umbrella by mistake.
Eğer hatalıysa yazımı düzelt.Correct my spelling if it's wrong.
Tüm yanlış cevapların üstünü çiz.Cross out all the wrong answers.
Yanlış malı geri göndermemiz gerekiyor mu?Should we send back the wrong merchandise?
Yanlış zamanda, yanlış yerde.The wrong time, the wrong place.
Eğer bir hata yaparsanız, sadece düzgün bir şekilde çiziniz.If you make a mistake, just cross it out neatly.
Bana yanlış bir sipariş gönderdiğini düşünüyorum.I think you have sent me a wrong order.
Ben bir hata yapmış olmalıyım.I must have made a mistake.
Hata yaptığı için ona gülme.Don't laugh at him for making a mistake.
Hatalar yapmak her zaman yanlış değildir.To make mistakes is not always wrong.
Ben yanlışlıkla başka birinin odasına girdim.I entered someone else's room by mistake.
Yanlışlıkla eldivenlerimi ters yüz giydim.I put my gloves on inside out by mistake.
Hatayı yapan sendin.It was you that made the mistake!
Yanlış numara çevirdiniz.You have the wrong number.
Hatalar yapmaktan korkmayın.Don't be afraid of making mistakes.
Hatalar yapmayacaksın.You won't make mistakes.
Hata yapmaktan korkan kişiler İngilizce konuşmada gelişme kaydedemez.People who are afraid of making mistakes will make no progress in English conversation.
Hata yapmak insanidir, affetmek tanrısal.To err is human, to forgive divine.
Hata yapma konusunda endişelenmeyin.Don't worry about making mistakes.
Hata yapma.Don't make a mistake.
Bu yaygın bir hatadır.It's a common mistake.
O yaygın bir hata.It's a common mistake.