Ana içeriğe geç
Sözlük

ya ile cümle

ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Birkaç gazete haberi yayınladı.Several newspapers published the story.
Ender vahşi hayvanların bu ülkeye ithalatı kesinlikle yasaklanmıştır.The importation of rare wild animals to this country is strictly prohibited.
Bir mücize olmazsa, bunu zamanında yapamayacağız.Unless there is a miracle, we won't be able to make it on time.
Ona yardım etmekten memnun olurum.I'll be glad to help him.
Ona yardım etmeye istekliyim.I'm willing to help him.
Ben size memnuniyetle yardımcı olurum.I will gladly help you.
Size memnuniyetle yardımcı olurum.I will gladly help you.
Zevkle yaparım.I'll do it with pleasure.
Ben size yardımcı olmaktan mutlu olurum.I will be glad to help you.
Sana yardım etmekten mutlu olacağım.I will be pleased to help you.
Sevinç gözyaşları onların yanaklarından aktı.Tears of joy rained down their cheeks.
Onun sevinci yüzüne yansımıştı.His joy showed on his face.
Kırmızı lamba tehlike halinde yanar.The red lamp lights up in case of danger.
Yakında, arzu ettiğimiz şeye inanırız.We soon believe what we desire.
Yüzünü bu yana dön.Turn your face this way.
Yakışıklı olmak bir avantajdır.It's an advantage to be good-looking.
Yanaklarım yanıyor.My cheeks burn.
Eğer inatçı olursan kesinlikle yalnız kalırsın.If it becomes stubborn indeed it stands alone.
İnatçı yanım babamdan gelmedir.I've got my stubbornness from my father.
Kaya yamaçtan aşağıya yuvarlandı.The rock rolled down the hillside.
O, gözlükleri olmadan bir yarasa kadar kördür.Without his glasses, he is as blind as a bat.
Kanser midesine yayıldı.The cancer has spread to her stomach.
Kütükler parlak şekilde alev alev yandı.The logs flamed brightly.
Yanlışlıkla ters yöne giden bir trene bindim.By mistake I boarded a train going in the opposite direction.
Korkarım ki yanlışlıkla senin şemsiyeni aldım.I'm afraid I took your umbrella by mistake.
Maalesef yanlışlıkla sizin şemsiyenizi aldım.I'm afraid I took your umbrella by mistake.
Eğer hatalıysa yazımı düzelt.Correct my spelling if it's wrong.
Tüm yanlış cevapların üstünü çiz.Cross out all the wrong answers.
Yanlış malı geri göndermemiz gerekiyor mu?Should we send back the wrong merchandise?
Yanlış zamanda, yanlış yerde.The wrong time, the wrong place.
Eğer bir hata yaparsanız, sadece düzgün bir şekilde çiziniz.If you make a mistake, just cross it out neatly.
Bana yanlış bir sipariş gönderdiğini düşünüyorum.I think you have sent me a wrong order.
Ben bir hata yapmış olmalıyım.I must have made a mistake.
Hata yaptığı için ona gülme.Don't laugh at him for making a mistake.
Hatalar yapmak her zaman yanlış değildir.To make mistakes is not always wrong.
Ben yanlışlıkla başka birinin odasına girdim.I entered someone else's room by mistake.
Yanlışlıkla eldivenlerimi ters yüz giydim.I put my gloves on inside out by mistake.
Hatayı yapan sendin.It was you that made the mistake!
Yanlış numara çevirdiniz.You have the wrong number.
Hatalar yapmaktan korkmayın.Don't be afraid of making mistakes.
Hatalar yapmayacaksın.You won't make mistakes.
Hata yapmaktan korkan kişiler İngilizce konuşmada gelişme kaydedemez.People who are afraid of making mistakes will make no progress in English conversation.
Hata yapmak insanidir, affetmek tanrısal.To err is human, to forgive divine.
Hata yapma konusunda endişelenmeyin.Don't worry about making mistakes.
Hata yapma.Don't make a mistake.
Bu yaygın bir hatadır.It's a common mistake.
O yaygın bir hata.It's a common mistake.
Bir hata yapıldı.An error was made.
Yakında banyo onun girmesi için yeterince harikaydı.Soon the bath was cool enough for him to get into.
Yakında seni görmeyi iple çekiyorum.I'm looking forward to seeing you soon.
Yakında hava açacak.It's going to clear up soon.
Onu yapacağını düşünmüyordum.I didn't think you were going to make it.
Yerel mağazalar turistlerle iyi iş yapar.Local shops do good business with tourists.
O, basit İngilizce ile yazılmıştır.It is written in simple English.
Hemşire bana bir iğne yaptı.The nurse gave me a shot.
Hemşire ağlayan çocuğu yatıştırdı.The nurse soothed the crying child.
Lütfen hemşirenin dediklerini yapın.Please follow the nurse's directions.
Hemşire onu nasıl yapacağını sana söyleyecek.The nurse will tell you how to do it.
Hoş kokular hafif rüzgârlarla yayılır.Sweet scents are borne on soft breezes.
Çevremizi kirletmemek için elimizden geleni yapmalıyız.We ought to do our best not to pollute our environment.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod