Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşlar ile cümle

yaşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Genellikle ileri yaşlarda görülür.Das Alter wird daher meistens geschätzt.
İkisi de 40 yaşlarındadır.Beide sind 14 Jahre alt.
Annesi Sabire Hanım da Mehmet Zahid Kotku henüz 3-4 yaşlarında iken vefat etmiştir.Dieser, dessen Mutter Slany O’Brien war, war damals erst acht Jahre alt.
Annesi, çoğu ufak yaşlarda hayatını kaybeden dokuz çocuk dünyaya getirmiştir.Seine Frau gebar zehn Kinder, die größtenteils im Kindesalter starben.
Çocuk yaşlardeyken ailesi ile Queens'e taşındılar.Im Alter von zehn Jahren zog er mit seiner Familie nach Queens.
Genç yaşlarda astronomi ile ilgilenmeye başlamıştır.Bereits in jungen Jahren wandte sich sein Interesse der Astronomie zu.
Küçük yaşlardan itibaren sayılara duyduğu ilgi onu matematikçi olmaya yönlendirdi.Durch den häufigen Umgang mit Kindern reifte in ihr der Wunsch, Lehrerin zu werden.
Göz yaşları ile dolu bir vedadan sonra Peter, Ölüm'den kaçmaya başlar.Nach einem Streit mit seinem Onkel läuft Peter weg.
Aylin (Nehir Erdoğan tarafından canlandırılan), 30’lu yaşlarının başında.Die seit dem Altertum bewohnte Insel Maguelone (lat.
Martin 10'lu yaşlarında boksla ilgilenmeye başladı.Martin begann erst im Alter von 22 Jahren mit dem Boxen.
Normal olarak 11 veya 12 yaşlarında çıkarlar.Sie sollten sich bereits als Elf- oder Zwölfjährige an den Krieg gewöhnen.
İlk olarak 12 yaşlarındayken eşeysel yapımlara ilgi duymaya başladı.Nach Angaben seiner Mutter begann er mit 12 Jahren, sich für Autos zu interessieren.
O anlarda gözlerimde yaşlar vardı.Tränen standen in meinen Augen.
Altmışlı yaşlarında Bursa'da yaşadığını bilinir.Warum wir zehn goldene Jahre an der Börse erleben werden.
Stechard, o dönem 16 yaşlarındaydı.Winkworth war zu diesem Zeitpunkt 16 Jahre alt.
Çok küçük yaşlardan beri akordiyon çalmaktadır.Seit seiner Kindheit litt er an Akromegalie.
Genç yaşlarda çeşitli yerel törenler ve düğün gibi toplantılarda şarkılar söyleyerek tanınmaya başladı.So ist es üblich, dass man zu Familienfeiern stundenlang alte und neue Lieder singt.
Küçük yaşlarda anne-babasını kaybetti, eğitimini babasının dostları üstlendi.Er verlor seinen Vater in jungen Jahren, so dass seine Erziehung von Freunden der Familie übernommen wurde.
Hastalığın belirtileri genellikle 5-6 yaşlarında ortaya çıkar.Die Symptome sind normalerweise bis zum Alter von fünf bis sechs Wochen voll ausgeprägt.
Haberleri duyduğunda gözlerinde yaşlar birikti.Elle fondit en larmes quand elle entendit les nouvelles.
Annem gözlerinde yaşlarla bana baktı.Maman me regarda avec des larmes dans les yeux.
Yirmili yaşlarının sonunda Johnson yaşamının geri kalanına şekil vermek için olan iki arkadaşlık kurdu.À la fin de la vingtaine, Johnson a développé deux amitiés qui allaient déterminer le reste de sa vie.
25 üye ülkeden 18-25 yaşları aradındaki gençleri 2025 yılındaki gençlik toplantısına davet etti.Des jeunes entre 18 et 25 ans des 25 États membres ont été invités pour le forum de 2025.
Başka bir 20'li yaşlarda erkekte ciddi bir şekilde yaralandı.Une autre policière, d'une vingtaine d'années, a été grièvement blessée.
Kurbanlar genellikle 17 ve 27 yaşları arasındaki erkeklerdir.Les victimes sont généralement des jeunes hommes entre 17 et 27 ans,,.
Sheldon ile aynı yaşlardadır.Il semblerait qu'il ait le même âge que Shelley.
Üç, beş ve yedi yaşları, tek rakamların şanslı olduğunu söyleyen Japon nümerolojisi ile tutarlıdır.Les âges de trois, cinq et sept ont un lien avec la numérologie japonaise.
Genç yaşlarından itibaren bilim ve doğayla ilgilendi.Il s'intéresse à la biologie et aux sciences naturelles dès son jeune âge.
Ata binmeyi küçük yaşlarında öğrenmiştir.Les enfants apprennent à monter à cheval dès leur plus jeune âge.
Elgar elli yaşlarında bir senfoni ve bir keman konçertosu hazırladı ve bunlar hemen gayet başarı kazandılar.Dans sa cinquantaine, Elgar compose une symphonie et un concerto pour violon qui rencontrent un grand succès.
18-19 yaşlarına geldiğimizde iş ciddileşti.C'est entre 18 et 19 ans qu'il passe professionnel.
Dizon küçük yaşlardan beri şarkıcı olma hayaliyle yaşadı.Elles rêvaient d'être chanteuses depuis qu'elles étaient jeunes.
Bazıları 30'luı yaşlarda olduğunu tahmin etmektedirler.Parfois on croit qu'elle a treize ans et d'autres trente ans.
Yirmi yaşlarında iki Türk'le kavga etti ve bir tanesini öldürdü.Lors de ses 22 ans, il réagit à l'agression par deux turcs qui ont agressé sa soeur.
Bunlar çoğunlukla 20 ve 30 yaşları arasındaydı.Ils avaient pour la plupart entre 18 et 30 ans.
Babası ve ailesi vaftiz edilirken 10 yaşlarındaydı.Son frère et elle sont orphelins à l'âge de dix ans.
Üç çocuklarından hiçbir tanesi çocukluk yaşlarından sağ olarak kurtulamadı.Aucun de leurs trois fils ne survit.
50 yaşlarında.50 ans.
Aiden Aiden, Jodie'nin küçük yaşlarından beri onunla bağlantılı olan doğaüstü bir varlıktır.Aiden : Aiden est une entité surnaturelle qui est liée à Jodie depuis son plus jeune âge.
Küçük yaşlarda piyano ve dans derslerine başladı.Très jeune, elle commence les cours de danse et de piano.
Jokeyler, küçük yaşlarda apranti olarak mesleklerine başlarlar.Les jeunes commencent immédiatement leur noviciat.
Kraliçe, 30'lu yaşlarına gelmiş ama hala evlenmemiştir.Veuve dès l'âge de 30 ans, elle ne se remaria jamais.
Anouk küçük yaşlardan itibaren müziğe ilgi duyuyordu çünkü annesi bir şarkıcıydı.Anouk s’intéresse à la musique en écoutant sa mère, une chanteuse de blues.
19-20 yaşlarında Birleşik Sosyalist Partisi'nin (PSU) üyesi olduğunu belirtmiştir.Il indique avoir été membre du PSU « entre 19 et 20 ans ».
Küçük yaşlarında ailesi ile Amerika Birleşik Devletleri'ne göçüp Amerikan vatandaşlığına geçmiştir.Très jeune, il s'installe dans sa famille américaine et prend la nationalité du pays.
Yaklaşık 35-40 yaşlarındadır.Elles ont entre 35 et 50 ans.
Stechard, o dönem 16 yaşlarındaydı.Sohns avait 16 ans à cette période.
Arin, babası ile funk,caz ve latin caz türlerini genç yaşlarda öğrenmiştir.Il a appris à jouer le funk, le jazz, le rock et le jazz Latin à un très jeune âge avec son père.
Yirmi yaş dişi genellikle 17-25 yaşlarında sürer.Les pensionnaires ont généralement entre 18 et 25 ans.
Bazen 30-40 yaşlarına kadar gecikebilir.Elle peut durer de trois à quarante jours.
Genelde 6 ay ile 5-6 yaşları arasındaki çocukların yaklaşık % 15'inde krup gözlenir.Le croup touche environ 15 % des enfants et se déclare habituellement entre 6 mois et 5-6 ans.
Ancak iki familyanında günümüze kadar bulunmuş olan en eski fosilleri aynı yaşlardadır.Deux terrains présentant les mêmes fossiles stratigraphiques sont du même âge.
Akıl ve beden gücünün, üreticiliğin dorukta olduğu yaşlardır.Honte et dégoût dans la fabrication du féminin.
Pilot olmasına karşın, yaşı çok küçüktür (20li yaşlarında).Elle parait très jeune (à peu près l'âge de Pierre) pour son âge.
Küçük yaşlarda spor ile ilgilendi.Elle s'intéresse déjà beaucoup au sport pendant son enfance.
Erken yaşlarda çizime karşı yeteneği fark edildi.On reconnut très tôt son talent pour la peinture.
İnsanlar müzikle erken yaşlarda tanışmaktadırlar.Les enfants sont initiés très tôt à la musique.
Artık kahve içemeyecek, makarna yiyemeyecek..." derken gözlerinden yaşlar süzülmeye başlar.Ils n'avaient ni café, ni thé, ni alcools d'aucune sorte ». est le compagnon de route toujours présent.
Kadınlar, bir ama gibi dalmayı 12 veya 13 yaşlarında yaşlı bir "ama"dan öğrenirler.Son âge est inconnu, mais elle ressemble à une fille de 12 ou 13 ans.
Erkeklerde ve orta yaşlarda daha sık görülür.Le vin et les médecins à travers les âges.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod