En çok ürün 25-30 yaşlarında alınır.Et il n'est pas rare de la rencontrer chez les 25-30 ans.
Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı.Tout comme son cousin, il travaille très jeune à la mine.
Savaşın getirdiği ağır koşullar yüzünden, János çok küçük yaşlarda çalışmaya başladı.Issu d'un milieu très pauvre, Howard Fast est contraint de travailler dès l'âge de dix ans.
14-16 yaşlarındadır.Il a entre 14 et 16 ans.
Küçük yaşlardan beri bateri ve piyano çalmaktadır.Elle joue du piano depuis l'enfance et de la batterie depuis l'adolescence.
Yanıklar en çok 16–35 yaşları arasındaki kadınlarda görülmektedir.Ainsi, il fut dit que l'attraction ne serait accessible qu'aux personnes entre 16 et 55 ans, en bonne santé.
Diyetleri yaşlarına göre farklılık gösterir.Distinction par l'âge.
Heterozigot halde ise ileri yaşlarda ölüme neden olur.L'égalité entre héritiers se rétablit alors au décès.
Onun gözlerinden yaşlar süzülüyor.Lágrimas cayeron de sus ojos.
Altmış yaşlarında bir adam.Él es un hombre de unos sesenta años.
Genelde 9 veya 10 yaşlarında çıkarlar.Suele comenzar a notarse a los 9 o 10 años de edad.
Miyazaki günümüzün bu yaşlarındaki Japon babaları arasında yaygın olduğunu belirtmiştir.Miyazaki consideró que este comportamiento es común entre los padres japoneses de la actualidad.
Direnişçiler tüm yaşlardaki kadın ve erkeklerden oluşmaktaydı, ancak çoğunluğu gençti, hatta çok gençti.Los resistentes fueron hombres y mujeres de todas las edades, aunque a menudo jóvenes, incluso muy jóvenes.
Mammed Said, erken yaşlarında babasını kaybetti ve bir tekstil fabrikasında çalışmak zorunda kaldı.Ordubadi perdió a su padre a temprana edad y se vio obligado a trabajar en una fábrica textil.
İlk grubu "The Highway" de 11-12 yaşlarında çaldı fakat ilk gerçek grubuna 16-17 yaşlarında katıldı.Su primera banda fue "The Highway", pero se unió a su primera real banda a los 15-16 años.
Küçük yaşlardan beri bateri ve piyano çalmaktadır.Comenzó a tocar la batería y el piano desde la infancia.
Küresel yıldız kümelerinin yaşları, tüm Evren'in yaş limitine ulaşıyor.Las edades de los cúmulos globulares fijan un máximo en el límite de edad del universo entero.
Hemipleji ataklarının ortalama başlangıç yaşı 6-7 ay yaşlarıdır.Se ha encontrado que la edad promedio de inicio de episodios hemipléjicos es de 6-7 meses.
Anouk küçük yaşlardan itibaren müziğe ilgi duyuyordu çünkü annesi bir şarkıcıydı.Anouk se interesó por la música porque su madre era y es una cantante de blues.
Çok küçük yaşlardan beri akordiyon çalmaktadır.Ha hecho acrobacias desde muy pequeño.
Hırvatistan'da ilkokul eğitimi 6-7 yaşlarında başlar ve 8 yıl devam eder.La educación primaria en Croacia comienza a la edad de seis o siete años y se compone de ocho grados.
Yaklaşık otuzlu yaşlarda olan legateler üç yıllık bir hizmetin ardından senatör olarak atanırlardı.Rondando los treinta años de edad, usualmente serían senadores por tres años.
Küçük yaşlarda tarlalarda çalışmaya başladı.En una edad temprana, trabajaba en los campos.
Genç yaşlarındayken, Fikret piano için parçala bestelemeye başlamıştır.Durante su niñez y adolescencia temprana, Fikret empezó a componer piezas para el piano.
Kariyerine erkan yaşlarda oldukça bilinen ve prestijli Ramon Tahuichi Aguilera Academy'de başlamıştır.Empezó su carrera a una edad temprana en la conocida y prestigiosa Academia Tahuichi Aguilera.
Şarkı söylemeye 3-4 yaşlarında başladı.Fue él quien le enseñó a cantar a los 4 o 5 años.
Tom 12 yaşlarında bir çocuktur.Es un niño de 12 años de edad.
Babası bir matematikçiydi, ve oğluna çok küçük yaşlarından itibaren sıkı bir matematik eğitimi verdi.Una persona muy estricta, ha entrenado duramente a su hijo desde joven.
Çocuk yaşlarda şiir ve öykü yazmaya başladı.Siendo niña comenzó a escribir poemas y cuentos.
18-27 yaşları arasında olmak En az lise mezunu olmak (Üniversite mezunları tercih edilmektedir.)Es impartida a estudiantes de 17 a 18 años en adelante, es la educación universitaria.
O anlarda gözlerimde yaşlar vardı.Tuvimos lágrimas en nuestros ojos cuando la estabamos haciendo.
14-16 yaşlarındadır.14-16 años.
Küçük yaşlarını tekkede geçirip burada eğitim aldı.Allí pasó su infancia y recibió su educación.
Yaşları da yakın.Los años viejos.
6-7 yaşlarında dişin mine oluşumu tamamlanırken kalıcı maksiller kaninler yaklaşık 11-12 yaşlarında sürer.Si se cursaba los 3 ciclos la carrera completa duraba entre 11 a 12 años.
15 yaşına geldiğinde kadınsı duyguları hissetmeye başlayan Gia aynı yaşlarda hormon tedavisine başladı.A la edad de 15 años inició la aplicación de inyecciones de hormonas femeninas.
Erken yaşlarda babasının kütüphanesinde Hegel, Schopenhauer ve Kant okudu.Con apenas catorce años leía a Hegel, Schopenhauer y Kant.
Gençlik yaşlarında Ziya Gökalp'ten büyük ölçüde etkilenmiştir.De niña, Zelda era extremadamente activa.
Hastalığın belirtileri genellikle 5-6 yaşlarında ortaya çıkar.Los síntomas generalmente suelen aparecer después de los 5 años de edad.
Genellikle ileri yaşlarda görülür.Y suele presentarse en edad avanzada.
Gençlik yıllarında felsefeye merak sardı ve erken yaşlarda politikaya atıldı.Creció durante la Gran Depresión, y aprendió acerca de la política a través de su familia a una edad temprana.
Yaklaşık 60-65 yaşlarındadır.Tendría unos 65 o 66 años.
Nisan 2005'te, 9 ila 12 yaşlarında beş çocuk ortadan kayboldu.A principios de 2010 ya hay 5 niños que pronto serán 6.
Arin, babası ile funk,caz ve latin caz türlerini genç yaşlarda öğrenmiştir.Aprendió funk, jazz, rock y jazz latino a temprana edad con su padre.
Genç yaşlarda ise futbola başladı.Allí, empezó a jugar fútbol desde pequeño.
Küçük yaşlardan itibaren şiire ilgi duydu.Desde niño se interesó por la poesía.
Komediye erken yaşlarında merak saldı.Descubrió los cómics a muy temprana edad.
Genç yaşlarda ateist bir yaşam sürdü.Desde temprana edad desarrollo una atracción hacía la vida militar.
Şöhrete kavuşması ise 40'lı yaşlarının başına gelmeden gerçekleşemedi.Su éxito comercial no parece debilitarse pese a sus 42 años de existencia.
Sheldon ile aynı yaşlardadır.Ella es de la misma edad que Amane.
Genç yaşlarda astronomi ile ilgilenmeye başlamıştır.En sus años con el ejército comenzó a interesarse por la astronomía.
Yaklaşık bir hafta sonra evlerine girdiği 80 yaşlarındaki iki kadını ölümcül biçimde yaraladı.En las dos semanas siguientes al 20 de julio de 1944 murieron unas 200 personas directamente implicadas.
30'lu yaşlardaki Metin, televizyon showları için skeç yazarak hayatını sürdürmektedir.‘Chispazos’ celebra 30 años en la TV.
Küçük yaşlardan itibaren şarkı söylemeye düşkündü ve insan sesleri saplantı derecesinde ilgisini çekiyordu.Desde pequeño le gustaba cantar y el mundo del artisteo y admiraba a las folclóricas de la época.
Genellikle küçük yaşlarda ortaya çıkar.Generalmente desaparecen en la infancia.
Ancak 8-10 yaşlarından sonra büyüme hızlanmakta ve uzun yıllar sürmektedir.Su crecimiento es muy lento y tarda de 8 a 10 años en alcanzar la madurez.
Üç çocuklarından hiçbir tanesi çocukluk yaşlarından sağ olarak kurtulamadı.Ninguno de sus tres hijos vivió hasta la edad adulta.
HPV aşısının lisansı 9-26 yaşlar arasındaki genç kızlara ve kadınlara yapılmak üzere alınmıştır.La vacuna Gardasil fue aprobada para las edades de 9 a 26 años, y para las edades de 9 a 15 años.
40'lı yaslarda çocuk sahibi olmanın anormal bir tarafı yok.Non c'è niente di anormale ad avere un bambino intorno ai 40 anni.
Erken yaşlarda fizikle ilgilenmeye başladı.Si interessò precocemente alla fisica.