Mary yirmili yaşlarının sonunda.Mary is in her late twenties.
O yirmili yaşların başlarında.She's in her early twenties.
Tom yirmili yaşlardayken yakışıklıydı.Tom was handsome when he was in his twenties.
Onun gözlerinde yaşlar vardı.She had tears in her eyes.
Senin yaşlarında bir oğlan biliyorum.I know a boy about your age.
Hem Tom hem de Mary otuzlu yaşlarındalar.Tom and Mary are both in their thirties.
Göz yaşlarınızı kurulayın.Dry your tears.
O zamanlar otuz yaşlarındaydım.I was in my thirties back then.
Tom otuzlu yaşlarının ortalarında.Tom is in his mid-thirties.
Tom otuzlu yaşlarındaydı.Tom was in his thirties.
Tom senin yaşlarındadır.Tom is about your age.
Gözlerinden yaşlar döküldü.Tears poured from her eyes.
Gözlerim yaşlarla doldu.My eyes filled with tears.
Bu beni göz yaşlarına boğdu.It moved me to tears.
Tom her an göz yaşlarına boğulmak üzereymiş gibi görünüyordu.Tom seemed like he was about to burst into tears any minute.
13 ile 19 yaşlar arasında sık sık görüldüğü gibi, o kendini beğenmiş.As is often the case with 13 to 19 year olds, she's conceited.
Gözleri yaşlarla doldu.Her eyes welled up with tears.
Tom görünüşte otuz yaşlarında yakışıklı bir adam.Tom is a handsome man, apparently in his thirties.
Tom duygularını kontrol edemedi ve göz yaşlarına boğuldu.Tom was unable to control his emotions and burst into tears.
Tom göz yaşlarını gizleyemedi.Tom was unable to hide his tears.
Boston'a taşındığımda hâlâ otuz yaşlarındaydım.When I moved to Boston, I was still in my thirties.
Tom otuzlu yaşların ortasında gibi görünüyor.Tom looks like he's in his mid-thirties.
Mary otuz yaşlarının başında çok çekici bir kadın.Mary is a very attractive woman in her early thirties.
Tom 40'lı yaşlarda olmasına rağmen hala anne babasıyla evde yaşıyor.Even though Tom's in his forties, he still lives at home with his parents.
Tom'un gözleri göz yaşları yüzünden ıslaktı.Tom's eyes were wet with tears.
Gözlerimden yaşlar hız kesmeden akıyordu.Tears flowed unabated from my eyes.
Bizim yaşlarda fark hakkında endişe ederdik.I used to worry about the difference in our ages.
O, atmış yaşlarında.He is around sixty years old.
Bir kamyon tarafından öldürüldüğü zaman Dan yirmili yaşlarının başında idi.Dan was in his early twenties when he was killed by a truck.
Bu film tüm yaşlar için uygundur.This movie is appropriate for all ages.
Tom otuzlu yaşlarının başında profesyonel bir dansçı oldu.Tom became a professional dancer in his early thirties.
Tom'un göz yaşları yüzünden akmaya başladı, bebek kızını ilk kez gördüğü zaman.Tears of joy streamed down Tom's face when he saw his baby daughter for the first time.
Bir adam kırklı ve ellili yaşlarında hala yürümeye başlayan bir çocuktur.In his forties and fifties, a man is still a toddler.
Bu şarkıyı dinlediğimde, gözümden yaşlar boşaldı.When I listened to this song, I broke down in tears.
Şüpheli otuzlu yaşlarında bir adamdır.The suspect is a man in his late thirties.
Tom otuzlu yaşlarındayken bir süre hapiste yattı.Tom spent some time in jail when he was in his thirties.
Ben otuzlu yaşlarımdayken bir casustum.I was a spy when I was in my thirties.
Tom yetmiş yaşlarında bir kimsedir.Tom is a septuagenarian.
Leyla yirmili yaşlarının başındaydı.Layla was in her early twenties.
Leyla'nın sorunları onlu yaşlarının ortasında başladı.Layla's problems began in her mid-teens.
Tom otuzlu yaşlarına kadar Fransızca konuşmayı öğrenmedi.Tom didn't learn to speak French until he was in his thirties.
Tom otuzlu yaşlarına kadar nasıl yüzeceğini öğrenmedi.Tom didn't learn how to swim until he was in his thirties.
60'lı yaşlar hakkında bilgi edinmek isterseniz The Beatles'ın müziğini çalın.If you want to know about the Sixties, play the music of The Beatles.
Tom otuzlu yaşlarında olmalı.Tom must be in his thirties.
Tom otuzlu yaşlarının ortasındadır.Tom is in his mid thirties.
Tom, Mary'nin hâlâ otuzlu yaşlarında olduğunu söyledi.Tom said that Mary was still in her thirties.
Tom ve Mary ikisi de otuzlu yaşlarının başında.Tom and Mary are both in their early thirties.
O zamanlar otuzlu yaşlardaydım.I was in my thirties at that time.
Mary yirmili yaşlarının ortalarında.Mary is in her mid-twenties.
Tom yirmili yaşlarındadır.Tom is in his twenties.
Tom yirmili yaşlarında.Tom is in his twenties.
Mary yirmili yaşlarındadır.Mary is in her twenties.
Tom ellili yaşlarının başındadır.Tom is in his early fifties.
Mary kırklı yaşlarının ortasındadır.Mary is in her mid-forties.
Sami altmışlı yaşlarındaydı.Sami was in his sixties.
Sami altmışlı yaşlarının ortalarındaydı.Sami was in his mid-sixties.
Tom otuzlu yaşlarında, değil mi?Tom is in his thirties, isn't he?
Sami muhtemelen altmışlı yaşlarının ortalarındaydı.Sami was probably in his mid-sixties.
Tom muhtemelen otuzlu yaşların ortasında.Tom is probably in his mid-thirties.
Yirmi otuz yaşlarında.He is between twenty and thirty years old.