Yaşlanmayı yenmeyi niçin bu kadar istediğimizi konuşacağımJe vais parler des raisons pour lesquelles il est souhaitable de vaincre le vieillissement.
Yaşlanmayı yenmeyi niçin bu kadar istediğimizi konuşacağım왜 나이를 먹지 않는 것이 매력적인 것인지에 대해 말을 하려 합니다.
Yaşlanmayı yenmeyi niçin bu kadar istediğimizi konuşacağımOpowiem dlaczego warto pokonać starzenie.
Yaşlanmayı yenmeyi niçin bu kadar istediğimizi konuşacağımParlerò del motivo per cui è consigliabile sconfiggere l'invecchiamento.
Yaşlanmayı yenmeyi niçin bu kadar istediğimizi konuşacağımSaya akan berbicara tentang mengapa kita ingin mengalahkan penuaan.
Yaşlanmayı yenmeyi niçin bu kadar istediğimizi konuşacağımTôi sẽ bàn về lý do mong ước chống lại lão hóa.
Yaşlanmayı yenmeyi niçin bu kadar istediğimizi konuşacağımVoi vorbi despre motivul pentru care invingerea imbatranirii este de dorit.
Yaşlanmayı yenmeyi niçin bu kadar istediğimizi konuşacağımVou explicar porque é desejável vencer o envelhecimento.
Yaşlanmayı yenmeyi niçin bu kadar istediğimizi konuşacağımVoy a hablar de por qué vale la pena vencer el envejecimiento.
Yaşlanmayı yenmeyi niçin bu kadar istediğimizi konuşacağımΘα μιλήσω για το γιατί το να νικήσουμε τη γήρανση είναι επιθυμητό.
Yaşlanmayı yenmeyi niçin bu kadar istediğimizi konuşacağımЩе говоря за това защо е желателно да победим остаряването.
Yaşlanmayı yenmeyi niçin bu kadar istediğimizi konuşacağımאני אגיד למה רצוי להתגבר על הזדקנות.
Yaşlanmayı yenmeyi niçin bu kadar istediğimizi konuşacağımأولاً: لماذا يودّ أحدنّا أن يتجنّب الشيخوخة؟
Yaşlanmayı yenmeyi niçin bu kadar istediğimizi konuşacağımなぜ 老化阻止を上手に進めねばならないのか
Yaşlanmayla ilgili bir şeyleri sırasıyla yapmalıyız노화를 막기 위해 우리가 무언가를 하고 있는 단계에 있다면
Yaşlanmayla ilgili bir şeyleri sırasıyla yapmalıyızואנחנו עלולים להיות בטווח של לעשות משהו בנוגע להזדקנות,
Yaşlanmayla ilgili bir şeyleri sırasıyla yapmalıyızبالتّالي قد نصبح الآن على عجل لفعل شيء بهذا الخصوص...
Yaşlanmayla ilgili bir şeyleri sırasıyla yapmalıyızこれも 問題の一部分なのです
Yaşlanmayla ilgili çalışmalarda hükumetin rolü ne?Che ruolo gioca il governo nello studio dell'invecchiamento?
Yaşlanmayla ilgili çalışmalarda hükumetin rolü ne?¿Qué rol juega el gobierno en el estudio del envejecimiento?
Yaşlanmayla ilgili çalışmalarda hükumetin rolü ne?Каква е ролята на правителството в изследването на стареенето?
Yaşlanmayla ilgili çalışmalarda hükumetin rolü ne?政府の果たすべき役割は、今のところほとんどありません
Yaşlanma, zaten sevmediğimiz bir kaç şeyin bir araya gelmesinden oluşuyor.Es simplemente la suma de todos los aspectos del envejecimiento lo que realmente no nos gusta.
Yaşlanma, zaten sevmediğimiz bir kaç şeyin bir araya gelmesinden oluşuyor.永遠の若さは50年後には実現しているだろうか?
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.Älter zu werden ist schließlich nicht einfach.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.Apesar de tudo, envelhecer não é tarefa fácil.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.Après tout, vieillir, ce n'est pas de la tarte.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.Dopo tutto, invecchiare non è una passeggiata.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.결국 노화는 그렇게 쉬운 과정은 아닙니다.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.Ouder worden is uiteindelijk niet gemakkelijk.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.Por supuesto, la vejez no es pan comido.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.Sau tất cả, lão hóa không hề đơn giản.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.Setelah semuanya itu, penuaan bukan merupakan hal yang remeh.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.Starzenie to nie bułka z masłem.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.Totuşi, să îmbătrâneşti nu e floare la ureche.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.Και, ασφαλώς, η προχωρημένη ηλικία δεν είναι εύκολη υπόθεση.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.В конце концов, старость — не радость.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.Все пак стареенето не е нещо много лесно и приятно.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.Зрештою, старіння це все-таки не легка справа.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.אחרי הכל, ההזדקנות אינה עניין פשוט.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.في النهاية، الشيخوخة ليست أمرا رائعا.
Yine de yaşlanmak o kadar da basit bir şey değil.そこで 私たちはあらゆる質問をし
Yorgun başımı, omzuna koymama izin verdiğinde, Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,Åh, när jag lutar mitt trötta huvud mot hans axel- så blundar jag och önskar att jag aldrig blir äldre.
Yorgun başımı, omzuna koymama izin verdiğinde, Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,Cuando reposo mi cabeza sobre su hombro, cierro los ojos y quiero no crecer nunca,
Yorgun başımı, omzuna koymama izin verdiğinde, Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,Kiedy mogę oprzeć głowę na jego ramieniu zamykam oczy i chcę zatrzymać czas
Yorgun başımı, omzuna koymama izin verdiğinde, Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,Oh, když mi nechá spočinout mou unavenou hlavu na svém rameni, já zavřu své oči a přeji si nikdy nezestárnout.
Yorgun başımı, omzuna koymama izin verdiğinde, Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,Ôi, khi người để tôi tựa đầu mệt mỏi lên vai người tôi nhắm mắt ngay tại đó, và ước tôi đừng già đi.
Yorgun başımı, omzuna koymama izin verdiğinde, Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,Wenn meine müder Kopf auf seiner Schulter ruht mach ich meine Augen zu und möchte nie älter werden.
Yorgun başımı, omzuna koymama izin verdiğinde, Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,О, щом на рамото му положа уморената си, морна глава, затварям очи и ми се иска да не остарея никога.
Zayıf düşmek yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası ve aslında artan zayıflık, günümüzde ölümlerin başlıca nedeni.쇠약함은 연로해지면서 빠질 수 없는 부분이고 쇠약해지는 것은 사실 현재 가장 주요한 사망 원인입니다.
Zayıf düşmek yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası ve aslında artan zayıflık, günümüzde ölümlerin başlıca nedeni.la fragilité étant une conséquence inévitable du vieillissement,
Zayıf düşmek yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası ve aslında artan zayıflık, günümüzde ölümlerin başlıca nedeni.Steigende Gebrechlichkeit ist aktuell die häufigste Todesursache.
Zayıf düşmek yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası ve aslında artan zayıflık, günümüzde ölümlerin başlıca nedeni.Слабкість - невідворотний елемент старіння.
Zayıf düşmek yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası ve aslında artan zayıflık, günümüzde ölümlerin başlıca nedeni.Слабость — неизбежный элемент старения.
Zayıf düşmek yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası ve aslında artan zayıflık, günümüzde ölümlerin başlıca nedeni.והשבריריות היא חלק בלתי-נמנע מההזדקנות. השבריריות הגוברת היא למעשה הדבר העיקרי שממנו מתים בימינו אנשים,
Zayıf düşmek yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası ve aslında artan zayıflık, günümüzde ölümlerin başlıca nedeni.و الضعف جزء لا مفر منه من الشيخوخة، و التزايد في الضعف هو في الحقيقة الشيء الرئيسي الذي يموت منه الناس الآن،
Zayıf düşmek yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası ve aslında artan zayıflık, günümüzde ölümlerin başlıca nedeni.だんだん衰弱することが 現代人の主な死因です 残念ながら晩年は