Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşayan ile cümle

yaşayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Microbiotheria takımının tek familyası olan Microbiotheriidae'nin yaşayan tek türünü oluşturur.Il s'agit de l'unique famille de l'ordre des Microbiotheria.
Köyde yaşayan Bulgarlar da, Kurtuluş Savaşı sırasında köyü terk etmişlerdir.De même pendant la guerre civile beaucoup des beyroutains se retrouvèrent au village pour échapper la guerre.
Şehirde yaşayanlar dışa doğru akmaya başlamışlardır.Les enfants de la Zone commencent à communiquer avec les gens à l’extérieur.
Kendini yaşayan bir tanrı olarak ilan etmişti.Someone once described us as a three-headed god.
Bunlar, değişiklik dönemlerinin, bu değişiklikleri yaşayanların aracılığıyla doğrudan anlatımıdır.Il montre notamment comment les hommes vivent ces changements.
Eleştirmenlerden bazıları şarkının kompozisyonun ayrılık acısı yaşayanlara uygun olduğuna dikkat çekmiştir.D'autres pensent, au contraire, que la perte de poids de la cantatrice lui a été profitable.
Entertainment Weekly tarafından yaşayan en komik adam seçildi.La comédie musicale a été récompensée par Entertainment Weekly.
Familyanın bugün yaşayan 3 cinsi ve 41 türü bulunmaktadır.Cette famille est de 7 genres et 43 espèces existantes.
Ama aynı arazilerde yaşayan iki değişik ozel hukuk statülü halk bulunmaktaydı.Deux seigneuries d'importance inégale ont possédé le village.
Yaşayan Ölülerin Gecesi iki defa tekrar çekildi.Il y a deux candidats éliminés cette semaine.
Bayan Havisham, evlatlığı Estella ile yaşayan yalnız bir kadındır.Younghee est une fille intelligente qui vit seule avec sa grand-mère.
Göl kıyısında yaşayan kabileler, balıkçılık ve avcılıkla geçinir.Les alentours du lac sont appréciés pour la pêche et la chasse.
Los Angelas’ta yaşayan bir kız kardeşi vardır.Elle a une fille et vit à Los Angeles.
Şehirlerde yaşayanlar ise batı dünyasının etkisindedirler.Le monde appartient à ceux qui se lèvent occidentaux.
Asi bir gençlik yaşayan Staretz öyküsüne Ağabeyinin ölümü ile başlar.Une période très morne commence à présent dans la jeune vie de Tess.
Kanada'daki Türkler Kanada'da yaşayan Türkler.Ses parents sont des réfugiés politiques roumains partis au Canada.
Aleutlar: Aleut Adaları'nda ve Alaska'nın bir bölümünde yaşayan halk.Les Aléoutes sont des Esquimaux habitant les îles Aléoutiennes et l'ouest de l'Alaska.
Köyde; şipşi ve yaşayan insanların kendilerine özgü yemekleri yapılır.On ne fait que consommer et manger dans l’assiette d’autrui.
Bu isim mahallede yaşayan zengin bir kişiden gelmektedir.Le nom vient d'un riche marchand habitant dans l'une de ces venelles.
Pueblo Kızılderilileri, ABD'de sürekli olarak yaşayan en eski topluluklardan biri olarak düşünülür.Ses habitants sont fiers de faire partie de la plus ancienne région des États-Unis.
Jar Jar Binks:Galaksi Senatosu'nda Naboo'da yaşayan Gungan'ları temsil etmektedir.Jar Jar Binks est un habitant de la planète Naboo.
O içimde yaşayan bir erkek.Il vit en moi.
Bahamut engin bir denizde yaşayan dev bir balıktır.La Caspienne est une mer très poissonneuse.
Familya, 6 cins ve buna bağlı yaşayan 19 türden oluşur.Cette famille contient six genres et 19 espèces.
Bir alanda, şehirde ya da ülkede yaşayan nüfusun artmakta olan oranı buna işaret eder.Cependant, ce taux peut être plus élevé selon la ville ou la province où l’on habite.
Zor ve yoksul bir çocukluk yaşayan sanatçı, eğitimini ortaokulda yarıda bıraktı.Enfant timide et bagarreur il quitte l'école en troisième.
Artık Hollywood liberalizminin yaşayan bir abidesi olmuştu.Il est devenu depuis un partenaire important d'Hollywood.
Avustralya'da yaşayan hayvanlar üzerinde çalıştı.Cette espèce vit en Australie.
Bangladeş ve Hindistan dışında yaşayan popülasyonlar ise kritik tehlikede olarak değerlendirilmektedir.L’Inde et le Bangladesh, actuellement non infectés, sont également menacés.
Mozarablar, Endülüs’te Arap İslam yönetimi altında yaşayan İber Hıristiyanlardı.Les mozarabes étaient des chrétiens de langue arabe vivant dans les territoires sous domination musulmane.
Venedik ismi, milattan önce 10. yüzyılda burada yaşayan Veneti insanlarınan gelmektedir.Son nom provient du peuple qui habitait la région avant le Xe siècle, les Veneti.
Eski çağlarda Kurlandiyalılar Baltık kökenli olan ve Baltık Denizi kıyısında yaşayan bir kabileydi.Comparaison avec les pêcheurs que le narrateur apercevait jadis à Balbec derrière la baie vitrée de l’hôtel.
Dünya'da yaşayan tek kişiler artık kardeşlerdir.Le seul club encore en activité est celui des aînés.
Diğer illerde yaşayan Caferlerliler de toplanır.D'autres hôtes prestigieux arrivent simultanément.
Los Angeles'ta yaşayan bir teyzem var.Tengo una tía que vive en Los Ángeles.
Mike'ın Şikago'da yaşayan bir arkadaşı var.Mike tiene un amigo que vive en Chicago.
Kyoto'da yaşayan bir amcam var.Tengo un tío que vive en Kioto.
Sapparo'da yaşayan bir arkadaşım var.Tengo un amigo que vive en Sapporo.
Burada yaşayan herkes zengin değildir.No todos los que viven aquí son ricos.
Tom kızı Boston'da yaşayan bir adam tanıyor.Tom conoce a un hombre cuya hija vive en Boston.
Her zaman yalnız yaşayan biriydim.Yo siempre fui una persona solitaria.
Osaka'da yaşayan bir teyzem var.Tengo una tía que vive en Osaka.
Paris'te yaşayan amcam bizi görmeye geldi.Mi tío que vive en París vino a vernos.
Almanya'da yaşayan bir arkadaşım var.Tengo un amigo que vive en Alemania.
Orada yaşayan insanlar bizim arkadaşlarımız.Los que viven ahí son amigos nuestros.
Kyoto'da yaşayan iki kız kardeşi var.Ella tiene dos hermanas que viven en Kioto.
Türkiye'de yaşayan ve çalışan birçok arkadaşım var.Tengo muchos amigos que viven y trabajan en Turquía.
Boston'da yaşayan bir kuzenim vardı.Tenía un primo que vivía en Boston.
Burada yaşayan insanlar bunu yapmayı biliyor.La gente que vive aquí sabe hacerlo.
İkisi, Hampstead'da yaşayan diğer sanatçılarla birlikte fikirlerini paylaştılar.Ambos intercambiaron ideas con otros artistas que vivían en Hampstead.
O içimde yaşayan bir erkek.Él es el chico que vive dentro de mí.
Köyde yaşayanların çoğu Müslüman'dır.La mayoría de sus habitantes son musulmanes.
Hamster - Ayrıca Dr. Bigby laboratuvarında yaşayan bir akıllı bir hamster.Hamster - Un hámster inteligente que también vive en el laboratorio del Dr. Bigby.
Dizinin oyuncu kadrosu Serenityde yaşayan dokuz kişidir.El conjunto del reparto representa a los nueve personajes que viven en Serenity.
Özellikle günümüz İsrail topraklarında yaşayan Müslümanlarla da sorunlar yaşandı.También hubo conflictos con los musulmanes, especialmente en el área del actual Israel.
1985 yapımı zombi filmi Yaşayan Ölülerin Dönüşü'nde yer almıştır.En 1985 actuó en la película The Return of the Living Dead.
Bir tır parkında alkolik annesiyle yaşayan 17 yaşındaki bir kızı konu almaktadır.Se trata de una niña de diecisiete años que vive en un parque de caravanas con su madre alcohólica.
Aşağıdaki liste şu an yaşayan ve supercentenarian olan kişilerdir yaşı 110 veya daha yaşlı olan kişilerdir.Un supercentenario o superlongevo es aquella persona que ha alcanzado la edad de 110 años o más.
Butch - Tom ve Jerry düşmanı sokakta yaşayan siyah sokak kedisi.Butch - Un gato negro que vive en la calle que es el enemigo de Jerry y Tom.
Film aynı apartmanda yaşayan üç farklı karakterin hayatını anlatmaktadır.La película cuenta la historia de tres personajes que viven en un mismo edificio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod