yaşaya ile cümle
yaşaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Novara'da yaşayanların ortalam yaşı 44dır ve bu İtalya ortalaması olan 42 üstündedir.متوسط عمر الرومان هو 43 بالمقارنة مع المتوسط الإيطالي عند 42.
"Günümüzde yaşayan en eski ve en esrarengiz balıklar" oldukları söylenir.ربما تكون "الأقدم والأكثر غموضًا من بين مجموعات الأسماك الحية حاليًا".
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.خارج البشر يمكن للبيض أن يعيش ما يصل إلى ثلاثة أسابيع.
İran’da yaşayan Türklerin nüfusu ile ilgili kesin bir rakam verilmemektedir.ليس هنالك إحصاء دقيق عن عدد المسلمين في أيرلندا في الوقت الحالي.
Herkes, vatandaşlığın ülkesine bakılmaksızın Svalbard'da süresiz olarak yaşayabilir ve çalışabilir.وبإمكان الجميع أن يعيشوا ويعملوا في سفالبارد إلى أجل غير مسمى بغض النظر عن بلد المواطنة.
Sultan Abdülmecit, 5.000.000 altına mâl olan Dolmabahçe Sarayı'nda sadece 5 yıl yaşayabilmiştir.تسنى للسلطان عبد المجيد أن يعيش ستة أشهر فحسب في قصر الطولمة باغجة الذي كلفه خمسة ملايين قطعة ذهبية.
Tek bir gezegen sonsuza dek yaşayamaz...وعلى المدى البعيد، لن يتمكن كائن واقع على كوكب وحيد من البقاء على قيد الحياة...
Makiler yaklaşık 18 sene yaşayabilirler.إذا، يمكن توقع عمر حوالي 8 سنوات.
Balık ve benzeri avlarını suya dalarak avlayan, orta büyüklükte ve deniz kıyılarında yaşayan kuşlardır.ومثل البحر أراه يخفي في باطنه الثعابين وأسماك القرش والحيتان القاتلة.
İrini Atina'da yaşayan bir soylu aileye, Sarantapechos ailesine mensuptu.ولدت أيرين لعائلة اليونان نبيلة من أثينا، عائلة سارانتيبشو (Sarantapechos).
Göller ve nehirler çeşitli balık, kuş ve suda yaşayan memeliler ile doluydu.وكانت البحيرات والأنهار تعج بالعديد من أنواع الأسماك والطيور والثدييات المائية.
Darbeden sonra bir sonraki on yedi buçuk yıl sürgünde yaşayacağı Brezilya'ya kaçtı.وبعد الانقلاب، هرب سترويسنر إلى البرازيل، حيث عاش في المنفى حوالي سبعة عشر عامًا ونصف.
O zaman, Beytüllahim'de yaşayan Hieronymus, "Şehri alınması dünyanın kendisini almaktı" şeklinde yazmıştı.كتب القديس جيروم والذي كان يعيش في بيت لحم في هذه الفترة أن "المدينة التي أخذت العالم، تؤخذ الآن".
Organize ve Lübnan'da yaşayan Filistinli mülteciler için veya yabancı ülkelerden seyahat belgeleri vermek.تنظيم وإصدار وثائق سفر اللاجئين الفلسطينيين في لبنان أو الواردة من الخارج.
Hasta ancak 18 saat yaşayabildi.أول مريض عاش 18 شهرا أخرى.
Yine de bazı eleştirmenlere göre Yaşayan Ölülerin Gecesi çığır açan bir filmdi.أشار العديد من النقاد بأن الفيلم كان مصدر إلهام لفيلم ليلة الأموات الأحياء.
Oğlu Leo'nun bir oğlu vardı - Peter (b.1931), Avusturya'nın Linz kentinde yaşayan emekli bir mühendistir.ابن أنجيلا هو ليو الابن وقد رُزقت منه بحفيد يُدعى بيتر (ولد عام 1931) وهو مهندس متقاعد يعيش في لينز بالنمسا.
O içimde yaşayan bir erkek.أنا هو الذي بداخلي.
Her ortamda yaşayabilir.يمكن أن تتواجد بجميع البيئات المائية.
İffet annesini kaybetmiş ve babası ve kız kardeşiyle birlikte yaşayan genç bir kızdır.تدور أحداث السلسلة حول شابة فقدت والدتها وتعيش إلى جانب والدها وأخيها.
Çapak balıkları 16 yaşına kadar yaşayabilirler.سمكة البلوفين تستطيع العيش حتى عمر 30 سنة.
Tasmanya canavarı, 1936'da son Thylacine'in ölümünden bu yana yaşayan en büyük yırtıcı keselidir.هو الآن أكبر جرابي آكل للحوم في العالم بعد انقراض حيوان ثايلسين سنة 1936.
Mahallede yaşayan herkes birbirlerini tanımış ve birbirleriyle kaynaşmış durumdadır.وكان المحدثون في المدينة كثيرين ويعرف بعضهم بعضًا.
Evde yaşayanlar bazı küçük eşyasını evde yitirebilir.من هنا، أي شخص في المنزل قادر على قطع قطعة من اللحم.
Daha sonrasında bu yaşayan kişiler katliamı aktardılar.اليحث عن مفقودين ناجين من هذه المجزرة.
Günümüzde bu adalarda yaşayan 19 tür bulunmaktadır.واليوم، هناك 19 نوعًا من الطيور البحرية التي تعيش على هذه الجزر.
50 yıldan fazla yaşayabilir ve ömür boyu aynı eşle çiftleşirler.وقد يتجاوز عمر هذا الطائر الكلي 50 سنة، وهو يعيش مع زوجه مدى الحياة.
Bölgede yaşayan ilk insanların kimler olduğu hakkında bilgiler kesin değildir.ومن غير المعروف من كان هم أول من سكن الجزيرة.
Mozarablar, Endülüs’te Arap İslam yönetimi altında yaşayan İber Hıristiyanlardı.كان المستعربون مسيحيين إيبيريين عاشوا تحت الحكم العربي الإسلامي في الأندلس.
Ve hiçbir canlı nefes almadan yaşayamaz.لا يمكن لأي كائن حي أن يعيش بدون ماء.
Dağlık alanlarda yaşayanlarının rengi daha çok gri gibi olur.ستكون الأماكن المرتفعة مثل قمم الجبال أكثر برودة.
Katara Güney Su Kabilesinde yaşayan tek su bükücüdür.كانت كتارا مسخرة الماء الوحيدة في قبيلة الماء الجنوبية.
Polonya'da yaşayan Karaylar da Musevi olup eski Hazar Türkçesini kullanmaktadırlar.حتى أن القرائين الذين يعيشون في بولندا يستخدمون لغة الخزر التركية القديمة.
Şehirde yaşayan birinin ortalama geliri 34,500$'dır ve bir ailenin ortalama geliri 38,984$'dır.بلغ متوسط دخل الأسرة في البلدة 34,500 دولار، أما متوسط دخل العائلة فبلغ 38,984 دولار.
Sizin anlayacağınız, bizim köy dört mevsimi de yaşayan bir iklime sahiptir.تتمتع القرية بمناخ متوسطي معتدل، حيث تتمتع بأربع فصول متميزة هي الصيف.
En son yabani olarak yaşayanların 2000 yıl evvel yok olduğu tahmin edilir.لذلك، يقال إن انقراض الإنسان من غير المحتمل في غضون آلاف السنين القادمة.
Uzun yıllar yan yana yaşayan İsrailoğulları'nın on iki kavmi birbirlerinden bağımsız olarak yaşıyordu.أنجب يعقوب اثنى عشر ولداً عُرِفوا ببني إسرائيل، وكان من بينهم يوسف عليه السلام.
Penguen, Güney Yarımküre'de yaşayan bir kuş türüdür.اليغورندي هو نوع من القطط يعيش في نصف الكرة الغربي.
Zombi ve iskeletler gibi yaşayan ölülerin, vampirlerin ve lanetlilerin en büyük düşmanıdır.كان مصيرهم الذي حتم عليهم أن يكونوا أعداء الشياطين الشريرة ومصاصي الدماء.
İlçenin %99'dan fazlasının yaşayacak hanesi var iken, %1'den azı ise barınacak hane bulamamaktadır.بما أن اليونان لديها أصعب سياسة هجرة في أوروبا، فهي لا تسمح إلا بنسبة أقل من واحد بالمائة.
12 yaşına dek Londra'da yaşayan Aslı Enver daha sonra ailesiyle Türkiye'ye taşınmıştır.وعاشت آصلى في لندن حتى بلغت الـ 12 من عمرها ثم انتقلت مع عائلتها إلى تركيا.
Bölgede yaşayanların çoğu tarafından yenilen temel gıda balıktır.الغذاء الرئيسي للغالبية العظمى من سكان في المنطقة هو السمك.
Doğada yaşayan en yaşlı leyleğin İsviçre'de halkalandıktan sonra 39 yıl yaşadığı bilinmektedir.كما تبين أن أقدم اللقالق عمراً هو لقلق كان يعيش في البريةفى سويسرا ووصل عمره إلى 39 عام.
Film aynı apartmanda yaşayan üç farklı karakterin hayatını anlatmaktadır.تحكي القصة عن الحياة اليومية لثلاث أخوات، يعشن وحيدات في شقة.
Eğer bu durum sağlanmazsa kayıp yaşayacaklardır.إذا نجحوا في ذلك فإنهم سيبقون في المدينة.
Orada birkaç yıl yaşayarak çalıştı.وهي تعيش لعدة سنوات.
Weir böylece büyük turnuva şampiyonluğu yaşayan ilk Kanadalı golfçü olmuştur.ماريس كانت أول كندية تفوز ببطولة الديفاز.
Macar Yahudileriyle birlikte Karpat Rutenya'da gettolarda yaşayan Yahudilerin hemen hemen hepsi öldürüldü.لم يكن أي منها ناجحًا وكان السكان اليهود في الغيتوات يُقتلون بالكامل تقريبًا.
Hollanda'da yaşayan Türkler, ülkede Hollandalılar'dan sonra en büyük ikinci etnik grup.الإستونيون هم ثاني أكبر مجموعة مهاجرة في فنلندا، بعد الروس.
Bu gruba ait 50'den fazla yaşayan tür bulunmaktadır.أكثر من 50 دواء مسؤول عن هذا النوع.
Bunlardan şempanze ve bonobo %99'luk gen ikizi olarak insanın yaşayan en yakın akrabalarıdır.يعتبر قرد البونوبو أقرب القرود من الإنسان ، حيث يشترك معه في الجينات بنسبة 99%.
Film, New York'ta yaşayan güçlü bir İtalyan mafya ailesinin hikâyesini anlatır.الفلم يعتمد على قصة حقيقة حدثت في نيويورك لإحدى عائلات المافيا.
İlke 9 İşi iyice anlayan, felsefeyi yaşayan ve başkalarına öğreten liderleri büyütün/geliştirin.إعداد القادة الذين يفهمون العمل كلياً وعاشوا الفلسفة وعلّموها للغير.
Rehberi karıştıran Mary, New York'ta yaşayan Max Jerry Horowitz isimli bir adama mektup yazmaya başlar.في أحد الأيام تقرر ماري كتابة رسالة لشخص يعيش في نيويورك وبالصدفة تختار ماكس جيري هورويتز من دليل التليفون.
Türün kökeni ABD'de köle olarak yaşayan Afrikalılardır.نجد أيضا العبيد الأفارقة كخدم.
Adalarda yaşayan Türk ahalisinin sorunlarını dile getiren bir rapor hazırlayıp Bâb-ı Âli'ye sundu.كما أعد تقريراً عن المشاكل التي يواجهها الأتراك الذين يعيشوا في الجزر ورفعه إلى الباب العالى.
Kafestekiler 30-40 yıl yaşayabilir.يمكن أن يصل عمر الأكاب إلى 30 عاماً أو أكثر.
Mevcut durumda köyde yaşayanların büyük çoğunluğunu yaşlı insanlar oluşturmaktadır.معظم الناس كانوا ما زالوا يعيشون في المدينة القديمة حاليا.
Riyâzî, 17. yüzyılda yaşayan nesir ustalarından biridir.اعتبرت كرستينا واحدة من النساء المتعلمات في القرن السابع عشر.
Mahallede yaşayan bütün ailelerin Bu bölgede akrabaları vardır.فقدت كل عائلة في القرية أحد أقاربها.