yaşaya ile cümle
yaşaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ölüler diyârı (toprağın altı) ile yaşayanlar diyârı (toprağın üstü) arasında dolaşırlar.Мертвых хоронили вместе с дарами, среди которых были глиняные женские фигурки.
Şu an Fransa'da yaşayan sözde varis Philippe, zaman zaman Mapuçeler adına konuşmaya çalışmıştır.Текущий наследник престола, Филипп, живущий во Франции, от случая к случаю говорит от имени народа мапуче.
Ve hiçbir canlı nefes almadan yaşayamaz.Мы не остановимся, пока дышим.
Deniz kuşları, deniz ortamına uyum sağlayarak yaşayan kuşlardır.Морски́е пти́цы — птицы, адаптировавшиеся к жизни в морской среде.
Arabi, kendisi için içinde ölünceye kadar yaşayacağı bir kulübeyi bizzat inşa etmişti.В этом же доме архитектор жил до своей смерти.
Bunu da önümüzdeki aylardan itibaren bütün Türkiye'de yaşayacağız” dedi.Он будет жить во всех поколениях Турции».
Hamalçayı (Yeşildere) köyünde yaşayan Keşoğulları ise "Çay" soyadını almışlardır..Детьми Сета зовутся говорящие змеи, фигурирующие в рассказе Бог из чаши.
Rusya egemenliğinde yaşayan halkları Ruslaştırmak için uğraş verdi.Здесь покоятся те, кто отдал жизнь за Россию.
Bundan dolayı orada yaşayanların çoğu Hristiyanlığı kabul etmişlerdir.Большинство из них — во славу Рамы.
Dört tapir türü içinde Asya'da yaşayan tek türdür.Один из четырёх видов ящеров, обитающих в Азии.
Apartmanda rahatlıkla yaşayabilir.Эту породу можно легко содержать в квартире.
On beş yıl kadar yaşayabilir.Может жить до 15 лет.
İran’da yaşayan Türklerin nüfusu ile ilgili kesin bir rakam verilmemektedir.Точные данные о численности туркмен в Иране отсутствуют.
Hikâyeler, Japonya'da yaşayan kadınların gündelik deneyimleri hakkında olmaya meyillidir.Сюжет чаще всего описывает повседневную жизнь женщины, живущей в Японии.
Chorada yaşayan tarımsal faaliyet 24 yüzyıl boyunca günümüze kadar kesintisiz devam etti.Сельскохозяйственная деятельность здесь велась непрерывно в течение 24 веков до наших дней.
O zamanlarda, şehirde yaşayan 8.000 kişi vardı.В это время в городе проживало чуть более 8 тысяч человек.
Darwin tilkisi görünüşe göre, güney ılıman yağmur ormanlarında yaşayan tipik bir orman hayvanıdır..Дарвиновская лисица — это типично лесное животное, обитающее в южных, умеренных влажных джунглях.
İnsanlara nasıl yaşayacağını dikte eder.Она не говорит людям, как им нужно жить.
Köyde yaşayanların Manavlar oldukları söylenmektedir.Мы гордимся тем, что мы сельские жители.
Hint gergedanı (Rhinoceros unicornis), Asya'da yaşayan en büyük gergedan türüdür.Инди́йский носоро́г (лат. Rhinoceros unicornis) — самый крупный из азиатских носорогов.
Ölüler, tüm yaşayanları alt edecek!Умершие приказывают — жить долго!
Suda yaşayanları vücutlarının yüzeyindeki mikroorganizmaları yerler.Личинки питаются живущими в воде микроорганизмами.
Entertainment Weekly tarafından yaşayan en komik adam seçildi.Низкая оценка была поставлена журналом Entertainment Weekly.
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Здесь можно прогуляться по хвойному бору.
Her birinin kendi yasal konumları ve yasaya bağlı hakları vardır.Все они обладают равными правами и несут равные обязанности.
Bu yasaya direnmesi üzerine tutuklandı ve Londra Kalesi'ne hapsedildi.Он отверг это предложение и остался в тюрьме в Германии.
2015 yılında kullanılacak slogan "Drømmen lever" (Yaşayan rüya).«Свободны, пока жива Мечта» (2015).
Ammar: İnsanlarla birlikte yaşayan, onlarla oturan cinniye ammar ya da ummar denir.В народе он стал прозываться «чертороем», а местность, примыкающая к нему — Черторьем или Чертольем.
Yani, insanlar doğumlarından itibaren bir yaşayarak öğrenme süreci içerisine girerler.Как люди, слоны учатся выживанию с самого рождения.
Çoğu Slovakya'da yaşayan 6 milyon kişi tarafından konuşulur.Число говорящих — около 2 млн человек, большинство которых живёт в Словении.
Bilimsel adı Batı Queensland’ta yaşayan olan çiftçi ve amatör biyolog Angus Emmott’a ithafen verilmiştir.Подвид был назван в честь Ангус Эммотта, фермера и биолога — любителя с западного Квинсленда.
Bu faziletlerin tek başına yaşayan bir insanda değil de toplumda oluşabileceğini öne sürdü.«Очевидно, что запрещать будет кто-то, а не общество в целом.
Ve Âdem karısının ismini Havva koydu, çünkü bütün yaşayanların anası oldu."После грехопадения «нарёк Адам имя жене своей: Ева, ибо она стала матерью всех живущих.
Yaşayan insanlar kendilerini göremezler.Обычные люди не способны их видеть.
Ukrayna'daki Türkler, Ukrayna'da yaşayan bir Türk azınlıktır.Цыгане на Украине — цыганское этническое меньшинство, проживающее на территории Украины.
Hatta ABD'de yaşayan Meluncanlar da toplantıda yer almaktadırlar.Концерт посетили и казахстанцы, проживающие в США.
Mutluluk hakikati bilerek, ona uygun yaşayarak elde edilir.Считается, что если её попросить искренне, то удача в этой жизни обеспечена.
Yasaya göre, komisyon en az 5, en çok 7 üyeden oluşur.В жюри входит несколько, в основном, не менее пяти членов.
Ethnologue verilerine göre Çin'de toplam 298 yaşayan dil konuşulmaktadır.Согласно Ethnologue, в Кении насчитывается 68 языков.
Yaşayacak çok az zamanı kalmıştı" dedi.Нам просто не хватает времени».
Beldede yaşayan halk genelde iyi eğitim almış insanlardan oluşmaktaydı.Всё швейцарское население, как правило, хорошо образовано.
Yaklaşık 280 yaşayan, 30.000 ise fosil türü bilinmektedir.Существует 280 современных видов; ископаемых видов насчитывают до 30 000.
1980), Makao'da yaşayan, eski bir Air Koryo uçuş görevlisi olduğunu bildirmiştir.Любовница Со Ёлла (род. около 1980 г.), бывшая бортпроводница Air Koryo, также живет в Макао.
Evliliğe ilişkin olan çoğu yasal haklar 1999'dan beri birlikte yaşayan eşcinsel çiftlere verilmiştir.Однополые пары имеют равные с разнополыми парами семейные права с 2006.
Burada eskiden beri yaşayan insanlara sığınırlar.Её приветствуют другие обитательницы, живущие здесь уже давно.
Transilvanya'da yaşayan Kont Orlok'dan bir mektup gelir.Трансильвания, обиталище графа Орлока, снималась в Словакии.
Liste yalnızca yaşayan ve/ya da organik canlıları kapsar.Действует только на объекты, содержащие Е-99 или на живых существ.
Arnavutluk'ta hala yaşayan yaklaşık 15-20 tane Balkan vaşağı var.Согласно оценкам, в Албании по-прежнему обитают около 15-20 особей.
Ayrıca günlerce ot dışında bir şey yemeden yaşayabilir.Может длительное время обходиться без пищи.
Suda yaşayanlar aniden suya dalarlar.Оставшиеся дети радостно прыгают в воду.
Avrupa'da yaşayan kuş türlerinin neredeyse yarısı ötücü kuştur.Очень незначительная часть птиц остаётся в центральной Европе.
Chuck, Lee'nin bulduğu yük treninde yaşayan evsiz biridir.Мизинчик — один из бездомных, живущих в хижине на берегу реки, к которым попал Скуперфильд.
Cinsel olgunluğa üç yaşında ulaşır ve 28 yıl kadar yaşayabilir.Половая зрелость наступает с трёх-четырёх лет, а продолжительность жизни на воле составляет до 28 лет.
Rüyada Betty; başarılı, çekici ve ileride ünlü bir oyuncu olmanın hayaliyle yaşayan bir kadındır.Во сне она успешна, обаятельна и живёт мечтой вскоре стать популярной актрисой.
Evsizlik olgusunu yaşayan bireye evsiz denilmektedir.Имеется пункт вещевой помощи бездомным.
Doğu boz kangurusu (Macropus giganteus), Avustralya'nın güney ve doğu bölgelerinde yaşayan bir keselidir.Гигантский кенгуру (лат. Macropus giganteus) — вид кенгуру, встречающийся на востоке и юге Австралии.
Köyde daha önceleri yaşayan aileler göç etmiş, sadece iki aile kalmıştır.Тогда, родители говорили, в деревне ещё было только два дома.
İnsanlar buraya ulaştıklarında burada yaşayan tek memeli kutup tilkisiydi.Лишь самые отважные путешественники смогли добраться сюда.
Diğer taraftan 1885 yılı sonlarında, Van'da yaşayan Ermeniler tarafından Armenakan partisi kuruldu.В 1885 году в Ване была основана партия Арменакан.
Huzur ve sevinci tanıyacak, Mükemmel bir mutluluk içerisinde yaşayabilmemiz için.Они разорвут сеть страстей и им будет принадлежать изобилие радости и счастья за праведную жизнь их.