yaşaya ile cümle

yaşaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kaçin bölgesinde yaşayan ve nüfusu 1.2 milyon olan bu kişiler Jingpo olarak da bilinmektedir.La maggioranza degli abitanti dello Stato (1,2 milioni) sono Jingpo, anche conosciuti come Kachin.
Artık yakalansa dahi hapishane koşullarında yaşayabileceğini düşünmektedir.Ben presto ci si renderà conto che la responsabilità è della stessa prigione.
100 yıl kadar yaşayabildikleri düşünülmektedir.Si dice che possa vivere anche per mille anni.
Tanrı onların arasında yaşayacak.Ma infine il Signore regnerà in mezzo ad esse.
Amerika sansarı (Martes americana), sansargiller (Mustelidae) familyasının Kuzey Amerika'da yaşayan bir türü.La martora americana (Martes americana) è un membro nordamericano della famiglia Mustelidae.
Dünya nüfusu ya da dünya insan nüfusu, dünya üzerinde yaşayan insan sayısını verir.Per popolazione umana mondiale si intende il numero di esseri umani viventi sul mondo in una data definita.
Yolcularının %48'i banliyölerde yaşayanlardan ve %46'sı ise turistlerden oluşmaktadır.Il 48% della propria programmazione riguarda programmi prodotti localmente.
Neredeyse adada yaşayan her aile bir üyesini fırtınaya vermiştir.Quasi tutte le famiglie che abitavano l'isola persero almeno un membro della famiglia.
1938'de Almanya ülkede yaşayan 17 bin Polonyalı Yahudi'yi sınır dışı etti.Il 28 ottobre 1938, 17.000 ebrei di cittadinanza polacca erano stati espulsi dalla Germania.
Alice, Victoria devrinin ortalarında yaşayan kurgusal bir çocuktur.Pamela è una giovane che vive in età vittoriana.
Zulular genelde kabileler halinde yaşayagelmişlerdir.I cavalieri furono disposti, al solito, sulle ali.
1354 yılında Gelibolu, bir depremle vuruldu ve yaşayanların onu terketmesine sebeb oldu.Nel 1354 Gallipoli fu colpita da un forte terremoto, che costrinse gli abitanti della città ad evacuare.
Yaşayan Ölülerin Gecesi ile 1990 yılında yeniden yönetti.Ha diretto il remake del 1990 de La notte dei morti viventi.
Kennte yaşayanların sayısı yaklaşık 11 600'dür.Nel momento in cui si unì poteva contare su circa 11.600 iscritti.
New York'un Upper West Side'da en yakın arkadaşı Grace Adler ile birlikte yaşayan bir avukattır.Will è un avvocato gay che vive a New York con l'amica Grace Adler.
Beldede yaşayan halk genelde iyi eğitim almış insanlardan oluşmaktaydı.L'intera popolazione della Svizzera è generalmente ben istruita.
"Yaşayan ölülere ne oldu?".A cosa serve questa roba morta?".
İnsanların neredeyse yarısı hayatının herhangi bir noktasında hemoroidle ilgili sorunlar yaşayabilir.Circa metà delle persone possono andare incontro a problemi con le emorroidi a un certo punto della loro vita.
50 yıla kadar varan ömrü ile dünyanın en uzun yaşayan kuşlarından biridir.A livello mondiale, è uno degli uccelli che vive più a lungo, arrivando all'età massima di 50 anni.
18. tekler Grand Slam şampiyonluğunu yaşayan Williams bu alanda Martina Navratilova ve Chris Evert'i yakaladı.Grazie a questa vittoria giunge a quota 19 slam, superando Martina Navrátilová e Chris Evert.
Bu yasaya göre; her etki eşit büyüklükte ve ters yönde bir tepki doğurur.III legge della dinamica Ad ogni azione corrisponde una reazione pari e contraria.
Bir ölü gibi yaşayacaklar, fakat ölmeyecekler.Hanno l'aspetto di esseri umani, ma non possono morire.
Entertainment Weekly tarafından yaşayan en komik adam seçildi.I risultati sono pubblicati su Entertainment Weekly.
Eserde ayrıca bölgede yaşayan yerli halklar da betimlenmiştir.Il termine fu applicato anche agli abitanti indigeni dell'area.
2010 yılında Esquire dergisinin "Yaşayan En Seksi Kadın Atlası"nda yer aldı.Nel 2010 la rivista Esquire l'ha nominata la donna più sexy vivente.
Adanın kuzeyinde yaşayan popülasyonlar heniz tarif edilmemiş ayrı bir tür olabilir.Gli individui delle Isole dell'Ammiragliato potrebbero appartenere ad una sottospecie ancora non descritta.
Bu köyde yaşayanların birçoğunun Maraş bölgesinden gelmesi dolayısıyla bu ismi almıştır.Il nome è dovuto al fatto che molti abitanti della zona esercitano questa professione.
Gölün adı, bölgede yaşayan Bantuların dilinde "büyük su" anlamına gelir.Il nome della provincia significa "grande massa d'acqua" nella lingua del popolo Sukuma.
Her ortamda yaşayabilir.Può sopravvivere in qualsiasi terreno.
Seksen yaşına kadar yaşayabilir.Può vivere fino a 6 anni.
Evliliğe ilişkin olan çoğu yasal haklar 1999'dan beri birlikte yaşayan eşcinsel çiftlere verilmiştir.Dal giugno 2013 le unioni registrate godono degli stessi vantaggi fiscali dei matrimoni.
İnsan bakımında yaşayan marmosetgiller 28 yaşına varabilir.La longevità osservata in cattività può raggiungere 28 anni.
Burada yaşayan ailesinin yanında 3 yıl kalır.Vi restò tre anni e mezzo assieme alla sua famiglia.
Daha çok ünlü kişilerin resimlerini çizen ressam Vicari Britanya'nın yaşayan en zengin ressamlarındandı.Fra le commissioni pittoriche più curiose ci fu quella dell'inglese mr.
Mahallenin adı, mahallede yaşayan köklü bir aile olan Görentaş ailesinden gelmektedir.Capitu: È la vicina di Bentinho, proveniente da una famiglia di bassa classe sociale.
Yalak'ta yaşayan köylüler pamuk ile uğraşırlar.Nel kolchoz, i contadini si stanno occupando della raccolta del cotone.
Yalnız yaşayan erkek geyik genellikle yakınlardaki dişi geyiklerle çiftleşir.Un paio di viticci appaiono spesso vicino alla base dei piccioli.
Ancak kediler iyi bir beslenme ile 20 yıldan fazla yaşayabilirler.Possono vivere a lungo con una aspettativa di vita attorno ai 20 anni.
Cunhal evlenecek ve Moskova’da sürgünde yaşayacaktır.La Odincova va a Mosca e si sposerà.
Yaşayan 3 türü bulunur ve her üç tür de nispeten kabacadır.Sono di tre tipi, ciascuno corrispondente ad un tipo di mossa.
Madagaskar ve Aldabra'da yaşayan iki alt türü vardır.Se ne riconoscono due sottospecie, presenti rispettivamente in Madagascar e ad Aldabra.
Bir ölünün yaşayanlarla iletişim kurması mümkün müdür?Chi può essere collegato in qualche modo ai cadaveri?
Savaştan sonra 1946’dan 1956 ya kadar yaşayacağı doğduğu kasabaya Trieste’ye döndü.Dopo la guerra si trasferì a Trieste, sua città natale, dove visse per un decennio, dal 1946 al 1956.
Utrecht'te yaşayan aktör Kasım 2015'ten itibaren aktris Noortje Herlaar ile beraberdir.Cresciuto nell'Utrecht con cui ha esordito nel 2015 tra i professionisti.
Fakat bu etki zaten başka tür kanser yaşayan hastalarda görülmektedir.Questo tipo di risposta si riscontra nei pazienti affetti da tumore.
Ornithorhynchidae familyasının ve Ornithorhynchus cinsinin yaşayan tek temsilcisidir.Famiglia Ornithorhynchidae Genere Ornithorhynchus.
Bunu tüm yaşayanlar kabul eder.Questo è ciò che ogni uomo sovietico vuole.
Kuşaklar boyu aynı bölgede yaşayan Sünni bir aileye mensuptur.Le questioni riguardanti nativi di uno Stato domiciliati in un altro.
Çeşitli dönemler Amerika'da yaşayan sanatçı, yurt dışında üç evlilik yaptı.Tutti i suoi figli legittimi hanno svolto i loro studi all'estero e due di loro si sono sposati negli USA.
Jean Grey, Marvel Evreninde yaşayan bir süper kahramandır.Vegas è un supereroe che vive nell'Universo Marvel.
Ortalama 25-30 yıl kadar yaşayabilirler.Vive mediamente 25-30 anni.
16 yaşından sonra Avrupa'da yaşayan Ahmet Gülabi DERE, o zamandan beri Türkiye'ye hiç gitmemiştir.Ha lasciato il monte Kurama 16 anni prima e da allora vive nel mondo umano.
Grönland'da yaşayan Grönland İnuitleri kar gözlüğü kullanırlar.I sostenitori della piena indipendenza della Groenlandia usano uno sfondo verde.
Güney bölgelerde yaşayan Tuaregler kısmen melezleşmiştir.Il muro meridionale è crollato in buona parte.
Öter ardıç kuşu tekeşli ve belirli bir bölgede yaşayan bir türdür.Permette un volo scomposto e rumoroso in alcune specie.
Kabil'in içinde yaşayan benim!Appartiene al Gruppo Kaba.
Gılgamış Destanı'nda Ninsun Uruk'ta kral olan oğluyla beraber yaşayan bir insan, kraliçe olarak geçer.Nell'epopea di Gilgamesh, Ninsun viene descritta come regina umana che vive ad Uruk con il re suo figlio.
Savaş sonrasında Priştine’de bu döneme dek yaşayan Sırpların çok büyük kısmı şehri terk etti.Prima della guerra civile erano molti gli schiavi che vivevano nella città.
Yaşayan tembel hayvanların hepsi hepçildir.Tutti gli animali vaccinati sopravvissero.
Güneyde yaşayanları yerleşikken, daha kuzeyde yaşayan popülasyonlar göçmendir.Si ritiene che almeno le popolazioni più meridionali effettuino spostamenti migratori verso il nord.

İlgili Sayfalar