yaşaya ile cümle
yaşaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve ardından gerçek yaşam başlayacak Sonsuza dek yaşayacağımız bir dünyaThis worldly life has an end
Biz, problemin evde yaşayan insanlar olmadığını şiddetle savunuyoruz.We argue strongly that the people living in the house are simply not the problem.
Fakir olan dünya içinde yaşayabilirsiniz, ki insanlar bunu pek sevmezlerYou can either live in a world which is poorer, which people in general don't like.
Beş parasız, ailemle yaşayan ben yine "hayır" dedim.Dirt poor, no money, living with my parents, I again said, "No."
Kırsalda yaşayan topluluklara gidiyor ve burada yapıldığı gibi bir ortam yaratıyoruz.We go into rural communities and all we do, like has been done in this room, is create the space.
Ama o parayla çevresinde yaşayan bekar anneleri okula gönderiyor.She takes that money and finds single mothers in her community to send back to school.
Bu gezegende yaşayan organizmalardan size zaten bahsettim.I've just told you about organisms that live here on this planet.
Kendisi 9 yaşında Argyll Bute bölgesinde yaşayan bir İskoç.Martha's a 9-year-old Scot who lives in the Council of Argyil and Bute.
Bölge hakimi, tarım bölgesinde, yalnızca beyaz insanların yaşayabileceği yönünde karar kıldı.A county judge ruled that the farm property was restricted to whites only.
Malcolm bir hafta daha yaşayacağını düşünmüyordu.Malcolm did not expect to live another week.
Bu hava okyanusunda yaşayan yaratıklar olduğumuzu hatırlamamız gerekiyor.It's to be reminded that we are creatures that inhabit this ocean of air.
Kendisi gibi akciğerleri olan ve yaşayan bir amfibi bulmalıydı.He must have found a female amphibian, like that, with lungs too, left behind.
Telefonsuz yaşayabilir miydiniz?Can you live without a telephone?
Uzaktan kumanda olmadan yaşayabilir miydiniz?Can you live without a remote control?
Mezuniyet gününde, Dedi ki: " Ben yaşayan en şanslı kızım, bir keçi yüzünden."On the day of her graduation, she said, "I am the luckiest girl alive because of a goat."
Dünyada çok yüksek sıcaklıklarda yaşayan bakteriler bile cehennem kadar sıcakEven the hardest bacteria from earth probably couldn't heck it in the hellish planet.
Bulutlarda yaşayan yaşam formları mı?Life forms living in clouds, you say?
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.We'd be right in assuming that the self is an actual living thing.
Hadi birbirimizle yaşayalım ve bu sorunun altından yavaşça kalkalım.Let's live with each other and take it a breath at a time.
Bir arama motoru kim yaşayacak ve kim ölecek belirleyebilir.A search engine can determine who shall live and who shall die.
Ve gercekten geriye sadece yasayacak 5 dakikam kalmis gibi hissettim.I didn't understand them properly, I could hardly hear.
Gelecekte hiçbir şeye sahip olmayacağınız için istediğiniz evde yaşayabileceksiniz.Since you don't own anything in the future, you live in your ideal house.
Tek sorumluluğumuz ve bağlılığımız Dünyaya ve üzerinde yaşayan insanlara karşıdır.You have loyalty to the Earth and all the people that live on it.
İyi olacak ve yaşayacaksınız.You're going to be okay. You're going to live.
Çocuklar, yani insanların ve ayıların yavruları barış içinde yaşayabilecekler.And the children, both humans and bear cubs can live peacefully. Thank you.
Yaşayan bu pilot vay haline; "Bu shipmates, bu diğer ders"This, shipmates, this is that other lesson; and woe to that pilot of the living
Aşk yaşayacak." Şerefe.love will live." Cheers.
Petrolü aniden farklı bir bağlamda anladığımızda, bir "evreka" anı yaşayacaklar.They have a "eureka!" moment, when we suddenly understand oil in a different context.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.These are whole-hearted people, living from this deep sense of worthiness.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.You can see, here's a crab that lives down there.
Hayatı nasıl yaşamak istiyorsan öyle mi yaşayacaksın?Do you live life however you feel like living it?
O zaman nasıl yaşayacağım?Then, how am I supposed to live?
Artık böyle yaşayamam.I can't live like this anymore.
Anne, nasıl böyle yaşayabiliyorsun?How could you bear living like this?
Burası ışık saçan ve ortalama 4 kilometre derinlikte yaşayan yaratıklarla doludurliving in dark waters that average two miles deep.
Ve bunların tümü de insanlığın hayali olan uçmaya en yakın duyguyu yaşayabilmek için.And all this to come as close as possible to the human dream of being able to fly.
En saf ve en iyi duyguyu gözlüklüyken yaşayabiliyorsunuz.The purest and the best feeling would be with only goggles.
Bu fikir oldukça hoşlarına gitti çünkü orada yaşayanlarThey liked it because the guys could kind of live there and be like,
O zaman, Hae Young Oppa Kore'de başı dik yaşayabilecek mi?Then Hae Young oppa... Do you think he can live in Korea?
Deniz kenarında yaşayan çiftten aldığın.The picture of you with your father...
Sadece... ...bilmiyormuş gibi yaparak yaşayamaz mısın?Just... Can't you act like you don't know anything?
Size kuzey Hindistan'ın Bihar eyaletinde yaşayan 18 aylık Shriram'dan bahsetmek istiyorum.Let me tell you the story of Shriram, an 18 month boy in Bihar, a northern state in India.
Görüyorsunuz, bu tür için doğru yerde yaşayan şehrin bir parçası değildi şey.You see, the part of town where I was living wasn't the right place for that sort of thing.
İzin ver iyi bir aile gibi birlikte yaşayalım.Let's live together like a family.
Bilim aslında bize, sonsuza dek yaşayacağımızı söylüyor.Science actually says we will live forever.
Sanırım yaşayabilirim.Now, I feel like I'll live.
Bu canlıların hiçbiri ovada yaşayan canlılardan değildi.And they weren't savanna species.
"Belki de fillerin de suda yaşayan bir atası vardı.""Well perhaps the elephant had an aquatic ancestor."
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.But by now, everybody agrees that the elephant had an aquatic ancestor.
Suda yaşayan hayvanların hepsinin tüysüz olduğu söylenemez. Mesela deniz samuru tüylüdür.You can't say all aquatic animals are naked, because look at the sea otter.
Farklı yerlerde yaşayan insanların sayısı kaçtır ve... ...bu kişilerin sağlık durumları nedir?How many people are in various locations and what is the state of their health?
Ve 500 derece santigratlık bir su bacasının yanıbaşında yaşayan hayvanlar görüyorsunuz.And so, you're seeing animals that are living next to a 500-degree-Centigrade water plumes.
Hepimiz tek bir insanlık olarak yaşayamaz mıyız?Can't we all live as one humanity?
Böyle yaşayamayız artık. Evlenmeliyiz,...We must sort things out and marry.
Herşeyi bizim için yaptım. Daha rahat yaşayalım diye.But everything I've done was to make things better for us
Kardeşim, Sen ölürsen, sensiz yaşayabilir miyim sence ?!Brother, if you're dead, do you think I can live?
Ondan daha uzun yaşayacak.It'll survive her.
Ve kendime Emma'nın bilgisayar oyunu dünyasında ne gibi deneyimler yaşayacağını soruyorum.And I've been asking myself, what is Emma going to experience in the video game world?
Peki normal seviyede yaşayanlar ? yüksek seviyede yaşadığını düşünenler ?How about a moderate amount of stress? Who has experienced a lot of stress?
İşte kırsal kesimde yaşayan insanlar bol bol gökyüzü görürlerken,That's almost the experience of most people who live in open country
İlgili Sayfalar