yaşar ile cümle

yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu kadın küçük ve tatlı bir kulübede yaşarmış.Hij woonde midden in de velden in een ruim en hoog huis.
Dev pandalar 20 – 30 yaşlarına kadar esir hayatı yaşarlar.Mantelbavianen worden tussen de 20 tot 30 jaar oud.
Göğün dokuzuncu katında yaşar.Het aards paradijs 9.
Terhis olma zamanı geldiğinde de Yaşar kütüğe göre yaşamadığı için terhis edilemez.Het zou ook voltrokken worden, tenzij hij afzag van zijn jacht op mensen.
Bu olay Yaşar Kitabı'nda da yazılıdır.Dit blijkt later in het boek van levensbelang.
Türler kendi içinde yaşar, birbirlerinin dağılım bölgeleri kesişmez..Mannetjes vallen elkaar aan wanneer zij niet voldoende eigen ruimte hebben.
Sadece birkaç hafta yaşarlar.Ze leefde slechts enkele weken.
Bu nedenle Yaşar'ın ortadan kalkmasını istemektedir.Derhalve willen de wezens hem ontleden.
Ömer ile Elif aynı gece ölüm acısı yaşarlar.Hrungnir en de Leemreus vinden daarbij de dood.
Batı Büyük Okyanus'un tropik sularında yaşar.Hij komt voor in de tropische wateren in het westen van de Grote Oceaan.
Yaşar Nur, ünlü bir şarkıcıdır.Een diva is een gevierde zangeres.
Karşılaşma Samsun Yaşar Doğu Spor Salonu'nda oynanmıştır.Sporting Noord speelde op het Sportpark Oostzanerwerf.
Avrupa'da 7 tür kaplumbağa yaşar.Er zijn zeven soorten gekend in Europa.
Çoğunluğu ağaçlarda yaşar.Ze leven voornamelijk in de bomen.
Bunlar kesinlikle ölmüyor ama yaşarken çürüyor.”Ze leven niet, maar ze leven in functie ".
14 yıl kadar yaşarlar.Uitlopen kan tot 14 jaar.
Tamandua ise hem yerde hem ağaçta yaşar.De slang leeft zowel in bomen als op de grond.
12-18 yıl kadar yaşarlar.Ze leven ongeveer 12-20 jaar.
32. bölümde John'dan dudaktan küçük bir öpüşme yaşarlar.In deel 3 zit een fragment minimal music à la John Adams.
Genellikle yalnız yaşar, ender olarak küçük gruplar halinde görülürler.Ze zijn vaak alleen of in kleine groepjes te zien.
Her zaman para ile yaşar.Hij had voortdurend geldzorgen.
Nüfusun büyük kısmı başkent St. John's'da yaşar.Het overgrote deel van de inwoners woont in de plaats St. George.
Yavrular hemen hemen beş haftalık olana kadar annelerine sarılarak yaşarlar.De teef zal haar puppy's ongeveer drie weken lang zogen.
Bazıları 50 yıldan fazla yaşar.Het gezin zou er ruim 50 jaar wonen.
Ekuador ve Kuzey batı Peru'da yaşar.De soort komt voor in westelijk Ecuador en noordwestelijk Peru.
Hristiyanlar genel olarak Abhazya'da yaşarlar.Haar gelovigen wonen voornamelijk in Ethiopië.
Yeraltındaki karanlık yurtlarında yaşarlar.Ze leven in ondergrondse burchten.
Burada daha çok deniz kuşları ve iri balık türleri yaşar.Ook leven er tarpoenen en vele andere grote zeevissen.
Harry ile Lord Voldemort küçük bir karşılaşma yaşarlar.Harry en Voldemort staan tegenover elkaar.
Kirpi mahallede yaşarken, zaman zaman dükkânına gelip gitmiştir.Toen haar zoon in de garage woonde kwam ze regelmatig langs.
Çoğu sıcak kanlı hayvanın bağırsaklarında yaşar.Het waren vrijwel zeker bevederde warmbloedige dieren.
Çok farklı habitatlarda yaşarlar.Ze komen voor in zeer gevarieerde habitats.
Usagi ile tekrar aşk yaşar.Love Respelt Again.
Tenzin ailesi ile birlikte Hava Tapınağı Adası'nda yaşar.Hij woont met zijn gezin op het Luchttempel Eiland.
Geniş yapraklı ormanlarda yaşar, açık arazilerden kaçınır.De soort is te vinden in bossen, en vermijdt open plaatsen.
Bu türlerin çoğu tropikal ve subtropikal bölgelerde yaşar.De meeste soorten leven in tropische of subtropische gebieden.
Av sayısının azalmasıyla avcılar besin sıkıntısı yaşar ve avcı sayısı azalır.De andere ezelinnen zijn erg treurig en de jager krijgt medelijden.
4 sene beraber yaşarlar.Ze kenden elkaar vier jaar.
Bunun tersine, ilişkilendirme agnozisi olan kişiler bir nesneyi adlandırmaları istendiğinde zorluk yaşarlar.Telkens wanneer iemand iets doet waarmee je het niet eens bent kan je die persoon challengen.
Üreme zamanın'ın dışında yalnız yaşar.De moeraskat leeft solitair, behalve in de voortplantingstijd.
Moskova'da bir süre büyük bir yoksulluk içinde yaşarlar.Zij zetten hem langdurig vast in Moskou.
Yaşar Erkan aynı zamanda bir terziydi.En thuis was ik ook een buitenstaander.
Sıçan kangurusugiller gece aktifdir ve seyrek ağaçlı alanlarda ve fazla sıkı olmayan ormanlarda yaşarlar.A. derbianus is 's nachts actief en leeft in holle bomen.
Yaşar Bilgin 1991 yılından beri de Alman vatandaşıdır.Sinds 1997 is Deligöz Duits staatsburger.
(Book of the Later Han) Kayıtlarda "Lelang'ta okyanusun ardında Wa'nın halkı yaşar.In dit boek komen de driepoten (Tripods) voor waarmee de marsbewoners de Aarde aanvallen.
Bu halk batı Çin'de yaşar.Deze soort leeft in het westen van Australië.
Şili, Arjantin ve Falkland Adaları'nda yaşar.De soort komt voor in Chili, Argentinië en de Falklandeilanden.
Evlerde yaşarlar.Hij woont in Huizen.
Buzullaşmanın eridiği dönem boyunca faylar hızlandırılmış bir deprem tetikleme kayması yaşar.Het hele proces versnelt als er plotselinge, seismische activiteit plaatsvindt.
Bazı türler tropik bazıları çok verimsiz alanlarda yaşar.Een aantal tropische soorten leeft in ondiep water.
Ayrıca Yaşar Üniversitesi'nin Selçuk Yaşar yerleşkesi de Bornova Ağaçlıyol mevkiindedir.Ook de nieuwbouw van het Universitair ziekenhuis zal aan de route van de Letbane komen.
Afrika'da yaşar.Hij bevindt zich in Afrika.
Ormanda yaşar.In het bos leven dassen.
Daima yalnız yaşarlar.Ze schrijven altijd alleen.
Bir karavanda yaşar.Ze grijpen de caravan.
Dört kafadar da bu evde yaşarlar.Ook zijn er 4 speeltuinen in dit dorp.
Yaşar Kemal, deus ex machina anlatım tarzını bu üçlemede kullanmıştır.Daarom liet Händel een deus ex machina ingrijpen in de handeling.
Hint tapirleri yalnız yaşar.De deelvruchtjes zijn eenzadig.
Halkın % 50'si köylerde yaşar.Meer dan 50% van de bevolking leeft op het platteland.
Avrupa'da 75 tür amfibi yaşar ve bunların 56'sı endemiktir.Al deze 75 vogels zijn endemisch.

İlgili Sayfalar