yaşar ile cümle

yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Subantarktik deniz ayıları 20-25 yıl kadar yaşarlar.Os lobos-marinhos podem viver de 15 a 20 anos.
Gazze Şeridi'nde yaklaşık 1,37 milyon Filistinli yaşar.Cerca de 1,5 milhão de pessoas moram em Gaza.
33 yaşına kadar yaşarlar.Vivem até os 30 anos de idade.
Toplumda çok az kişi kendi başına, toplumdan ayrı olarak yaşar.Nada de grande é feito, na sociedade, pelo homem só.
En büyük emeli zengin olmaktır, sürekli Amerika hayaliyle yaşar (s.O Engenheiro imagina a nova vida extravagante que ele vai levar na América ("The American Dream").
2006 - Yaşar Büyükanıt, Genelkurmay Başkanlığı'na atandı.2006 – Publica A Culpa é do Mordomo.
Gerçekten gözlerimizi yaşartıyorsunuz.De Olho na Real.
Toprak yüzeyi veya bodur bitki üzerinde yaşarlar.Caso contrário, sobrevivem no solo ou em restos de plantas.
Freud'un yaşarken yayımlanan son kitabı.ESCRITOS INÉDITOS DE FREUD.
ABD, Kanada ve Meksika'da yaşarlar.Passou pelos EUA, Canadá e México.
Bolivya ve Peru'da yaşar.Com ocorrência na Bolívia e Peru.
Yeni Gine ve Avustralya'da yaşar.Vivem na Austrália e na Nova Guiné.
Avustralya kıyılarında çok küçük bir bölgede yaşar.Eles estão confinados numa pequena secção da costa leste da Austrália.
Peyton bir hayal kırıklığı daha yaşar.A descoberta fez com que Peyton sofresse muito.
Çoğunluğu ağaçlarda yaşar.A maioria das espécies fica em árvores.
Alaska'da Birch Creek yöresinde yaşarlar.É o local onde habita Donkey Kong.
Kraliçe bunların birinde yaşar, burası doğduğum yerdir.Os reis que aparecem nesta secção estão entre os melhores que o império alguma vez viu.
Asya altın kedisi ormanlarda yaşar.A maioria das espécies de calau asiáticas habita zonas de floresta densa.
Ömrünün sonuna kadar bir Hak dostu olarak yaşar.Ele sempre permaneceu um grande amigo dela até ao fim da sua vida.
Köylüler Salman'ın korkusuyla yaşar.Os xiitas têm uma visão muito favorável de Salman.
Bazıları 50 yıldan fazla yaşar.Chega a viver cerca de 50 anos.
Yaşar Üniversitesi'nde Uluslararası Lojistik Yönetimi Bölümü bulunmaktadır.Na cidade funciona a sede da Universidade de İnönü.
Bunun sebebi yaşarken gerçekleşen bazı olaylardır.Em grande parte, deve-se ao período em que ela viveu.
Atlantik Okyanusu'nda yaşar.Habita a Mata Atlântica.
Çoğu türler yalnız yaşar ve üreme zamanı haricinde diğerlerinden uzak durur.Muitas espécies são solitárias, encontrando-se somente na época reprodutiva.
Çiftliklerinden kaçmış köle çeteleri ormanlarda kaçak bir şekilde yaşarlardı.Os escravos que escapavam das plantações fugiam para as selvas, para viver com os indígenas.
Özdeşleştiği şey değişime uğrarsa kişinin benliği de değişim yaşar.As linhas da mão mudam, portanto, quem determina as mudanças na própria vida é o próprio indivíduo.
Sıcak ve tropikal sularda yaşarlar.Vive em águas temperadas tropicais.
Yaşlılar genelde çocuklarıyla yaşarlar.Os pais, por outro lado, geralmente gostam de viver com seus filhos.
Açık, Savana benzeri alanlarda yaşarlar.Vivem tanto na Savana como em áreas florestais.
Günü günüe yaşar.Para os pertences do dia a dia.
Bu hayvanlarda ince bağırsakta yaşar, hayvana zarar vermez.A maioria das espécies vive no solo e não é prejudicial para os humanos.
Sri Lanka'da yaşar.Está presente em Sri Lanka.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Finalmente, diante da insistência da comissão, prometeu a criação desta instituição de ensino superior.
Hepimiz ayrılıklar yaşarız ve hepimiz bunalmış, umutsuz hissederiz."Todos ficam divididos e infelizes, e acabam se acomodando com seus grilhões".
Bazı türleri sadece tatlı suda yaşarlar.Vive somente em água doce.
Bu tür canlılar hayvanlarda ve insanlarda yaşarlar.Esse tipo de reação foi observado em animais e em humanos.
Burada birçok din, millet yaşar.Tema: Igreja, Povo que caminha.
Yavrular hemen hemen beş haftalık olana kadar annelerine sarılarak yaşarlar.Os filhotes são dependentes das mães até cerca de 50 dias após o nascimento.
O, New York'ta yaşar.Ela vive em Nova York.
Bedeviler çölde yaşar.Os beduínos vivem no deserto.
Erkeklerse yalnız yaşarlar.De mannetjes leven dan alleen.
Eyâlet nüfusunun yarısından fazlası Trondheim'da yaşar.Meer dan de helft van de inwoners woont in Trondheim.
Bildiğimiz Güneş, Ay ve yıldızlardan (tüm gök nesnelerinden) çok uzakta yaşar.Daarom waren de zon en een ster als Sirius (Sopdet) van vitaal belang.
Güney Amerika'nın kıyılarında yaşar.Hij leeft voor de zuidelijke kusten van Zuid-Amerika.
Çiftler halinde yaşarlar.Ze leven in paren.
Tanrılar ve iyi ruhlar burada yaşar.De goden en de goede zielen wonen in de bovenwereld.
Hayvanlar 10 yaşına kadar yaşarlar.De dieren worden ten minste 10 jaar oud.
Güneş ve Ay yine burada yaşarlar.Na deze cyclus staan zowel de zon als de maan weer in dezelfde positie.
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.Zonen leven in de clan van hun vader en wanneer dochters trouwen, gaan ze wonen bij de clan van hun man.
15-20 yıl yaşar.15-20 jaar.
“Yedi Kuday” emirlerinde bulunan “Yayuçı”larla berâber bu dağda yaşarlar.In de mangroven staan er zeven soorten te boek die behoren tot zeven verschillende geslachten.
Yerleşim yerlerine yakın yerlerde yaşarlar.Daar wonen ze in kleine nederzettingen.
Hagrid burada yaşar.Deego woont hier!
Küçük Midilliler, burada barış içinde yaşarlar ve şarkı söyleyerek ve oyunlar oynayarak günlerini geçirirler.Ze leven een zorgeloos leventje en brengen hun dagen door met zingen en spelen.
Ağaçlarda yaşar.Hij leeft in bomen.
Sadece diledikleri gibi yaşar ve diledikleri yaparlar.Dat meemaken of verwerven wat men graag wil.
Gerçekten gözlerimizi yaşartıyorsunuz.Dit veroorzaakt het uitpuilen van de ogen.
Bu yüzden birçok kişi veya aile kiralık evlerde yaşarlar.Sommige mensen bezitten of huren meer dan één woning.
Kıyaslamak gerekirse, birçok yüzeye yakın yerlerde yaşayan ahtapotların çoğu yaklaşık bir yıl yaşar.De meeste lieveheersbeestjes leven ongeveer een jaar.

İlgili Sayfalar