yaşar ile cümle
yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sakigiller sadece Güney Amerika'da yaşar.As espécies estão restritas apenas na América do Sul.
O ve Parsons ailesi bataklığın yanında yaşarlar.Ele e seus três filhos lutam ao lado de Caspian.
Bazıları kendi başlarına yaşar, aralarında azot fiksasyonundan sorumlu pek çok bakteri türü vardır.Outras são de vida livre, e incluem muitas das bactérias responsáveis pela fixação de azoto.
Karayip manatileri yalnız yaşar ve bir günde kendi ağırlığının çeyreği kadar su bitkisi yer.Em cativeiro, ele chega a comer metade do seu peso em um único dia.
Yiğit, Yaşar (2000), İslâm Ceza Hukukuna Göre Ötanazi."Faith Off" (temporada onze, 2000) - Dedicado a cura pela fé.
Genellikle çok kuru ortamlarda yaşar.Geralmente, vive em ambiente mais seco.
Sahraaltı Afrikası'nda yaşar.Habita a Africa sub-sahariana.
29 Nisan 2012 tarihinde Viyana'da yaşarken kendini Tuna Nehri'ne atarak intihar etti.Em 29 de abril de 2012, seu corpo foi encontrado flutuando no Novo Danúbio, Viena.
Bruce Wayne ile romantik bir ilişki yaşarken, Batman ile ölümcül bir mücadeleye girişir.Ela se torna um interesse romântico para Bruce Wayne e um adversário mortal para Batman.
Maria hala yaşarken, yeniden evlilik zinanın meşrulaştırma teşebbüsü olarak görüldü.Como viúva, voltou a ser alvo de planos de casamento.
Pars kedisi daima suya yakın yaşar.Esta espécie nidifica quase sempre perto de água.
Yaşarma bilhassa büyükmekte olan kök sisteminde iyi görülür.Ele parece ser seguro durante o aleitamento materno.
Üyelerin çoğu sıcak bölgelerde yaşar.Por isso, a maioria deles procura lugares quentes para viver.
Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.A polícia teve que lançar granadas de atordoamento para dispersar a multidão.
Dünyanın her bölgesinde yaşarlar, ancak tropikal bölgelerde sayıları daha fazladır.Existe em todo o mundo mas é mais predominante nas regiões tropicais.
Annesi ve küçük kız kardeşiyle beraber yaşar.Vive com sua mãe e a irmã mais velha.
Afrika'nın doğusunda ve güneyinde yaşar.É originário do Este e Sul de África.
Nemli ortamlarda yaşarlar.Vivem em meios desérticos.
Adalarda, yaklaşık 25.000 kişi (2004) yaşar.Falado por 5.000 pessoas (2004), corre risco de extinção.
ABD'nin güneydoğusunda yaşar.Eles vivem na Região Sudeste dos Estados Unidos.
Námo büyük olan kardeşti ve Valinor'un batı tarafında bulunan Mandos'ta yaşardı.Námo, o mais velho, mora em Mandos, que fica a oeste, em Valinor.
Bu halk batı Çin'de yaşar.Acredita-se que a população Mon surgiu no oeste da China.
Deniz kenarında küçük bir evde yaşarlar.Mora em uma casa no fundo do mar.
Yaklaşık 13.000 türü vardır ve tamamı karada yaşarlar.Assim, 1000 Vivos começa a tocar em todo o país.
Birçok türü deniz dibindeki kum ve çamurlarda yaşarlar.Algumas vivem em dunas de areias móveis.
Yaşadıkları yer Theodote yaşarken manastıra çevrilmiştir.A residência deles se converteu num mosteiro ainda durante a vida de Teódota.
Dağlarda yaşar.Trilhando Montanhas.
Kamçı solucanları kalın bağırsakta yaşar ve yaklaşık dört santimetre uzunluğundadır.Os vermes vivem no intestino grosso e têm cerca de quatro centímetros de comprimento.
Yalnız yaşar ve gececildir.Era provavelmente noturno e solitário.
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.Os hopi estão organizados em clãs e, quando um homem se casa, os filhos ficam membros do clã da mulher.
Genellikle yalnız yaşar, ender olarak küçük gruplar halinde görülürler.São encontrados quase sempre solitários ou em grupos pequenos.
Goriller sadece Afrika'da yaşarlar.Ricinoides é encontrado apenas na África.
Erkekler yalnız yaşar ya da kendi cinsleriyle grup oluştururlar.Vivendo sozinhos ou criando grupos.
Afrika'nın güneyindeki dağlık bölgelerde yaşar.Habitam as áreas montanhosas da África do Sul.
Dalıcımartılar özellikle denizde yaşarlar.Eles são aquáticos e vivem principalmente no mar.
Arjantin ve Uruguay'da yaşar.É propriedade da Argentina e do Uruguai.
Özellikle kuzey yarıkürenin denizlerinde yaşarlar.Eles vivem principalmente no norte do país.
Yaklaşık 1 yıl boyunca annelerine bağımlı yaşarlar.Os juvenis permanecem dependentes da mãe por cerca de um ano.
O sırada kendisi Roma'da yaşarken ailesi Moskova'da idi.Por tal motivo, seu avô teve que permanecer na Rússia.
Bu familyada yer alan 51 yarasa türü dünya üzerinde tropikal ve subtropikal bölgelerde yaşar.O gênero contém cerca de 51 espécies nas regiões tropical e sub-tropical do mundo.
İlk yıllarında annesinin ailesinin yanında yaşar.Durante catorze anos moraram com parentes da sua mãe.
Sosyal değildirler, yalnız yaşarlar.Trabalha-se sem cooperação, sozinho.
Çakmaktaşlar Kaldırımtaşı Sokak no. 323 Taşyatağı'nda yaşarlar.O Terminal Rodoviário funciona na Rua Seiscentos, 323, bairro Tabuleiro dos Oliveiras.
Eski ağaçkakan yuvalarında yaşarlar.Vivem sob a casca de árvores.
Asgard'da yaşarlar.Só é encontrado em Asgard.
Güney Pakistan'da nüfusun çoğu İndus Nehri çevresinde yaşar.A maioria da população do sul do Paquistão vivem ao longo do rio Indo.
Aynı yıllarda Türkiye'de, nüfusun %15’i kentlerde yaşarken, %85’i kırsal alanda yaşamaktaydı.No mesmo ano, 15% dos habitantes viviam em áreas urbanas e 85% em áreas rurais.
Toplumdaki yeri ve yapmak istedikleri konusunda çatışmalar yaşar.Recomeçam a falar das terras e aguardam o que Deus fará a esse respeito.
Bu tür, 800-2500 metre yüksekliğe kadar subtropikal ormanlarda yaşarlar.A espécie vive em áreas de floresta subtropical em altitudes de 800 a 2500 metros acima do nível do mar.
Güneş ve Ay yine burada yaşarlar.Em um ano desconhcido, o Sol e a Lua brigaram entre si.
Bazı mantar türleri bitkiler üstünde yaşar ve besinini bitkilerden sağlar.Algumas espécies permanecem sobre as flores, se alimentando de pólen.
Çok yaşa Yaşar!”.Falta uma semana!».
Genelkurmay Başkanlığı'nı Yaşar Büyükanıt ve İlker Başbuğ iki sene yürütmüştür.Ele talvez seja o senador homônimo ativo duas décadas antes.
24 Mayıs 1940'ta şehir bir kez daha güçlü bir deprem yaşar.Em 24 de junho de 1958 um novo sismo atingiu a cidade.
Hindistan'da yaşar.Está presente na Índia.
Pek evlenmemiş Japonlar gibi, OL'ler genellikle anne-babalarıyla erken yetişkinlik durumunda yaşar.Como muitos solteiros japoneses, as OLs frequentemente vivem com seus pais mesmo depois de adultos.
Dişiler biraz daha uzun yaşar ve kışın da bulunabilirler.Eles ficam mais resistentes à rotura e podem sobreviver durante o inverno.
Yalnız yaşar.Ele vive só.
Hemen hemen dünyanın her tarafında yaşarlar.Habitam quase todo o planeta.
Aynı şekilde 1915'te yine bir yangın yaşar.Outra em 1915 foi devastadora também.