yaşar ile cümle
yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yaşarsa faydalı yaşar.Vale la pena vivir.
Onunla birlikte yaşar.Vive con lei.
Tom senin yaşadığın yerden uzakta mı yaşar?Tom sta lontano dal posto in cui vivi?
Az insan, yüz yıldan daha uzun yaşar.Poche persone vivono più di cento anni.
Dünyadaki birçok insan hala yoksulluk içinde yaşar.Nel mondo molte persone vivono ancora in povertà.
Bedeviler çölde yaşar.I beduini vivono nel deserto.
Bildiğimiz Güneş, Ay ve yıldızlardan (tüm gök nesnelerinden) çok uzakta yaşar.Con Tiqui creò il Sole (Inti), la Luna e le stelle per illuminare il mondo.
Meksika 'da yaşar ve Señor Martinez adındaki bir ata biner.Vive in Messico e cavalca un cavallo chiamato Señor Martinez.
Ateş Prensesi: Ateş Krallığı'nda yaşar.Fuoco al Corano in nome di Allah.
En fazla 3,5 yıl yaşar.Può vivere più di 3,5 anni.
Ortalama 30 yıl yaşarlar.Vivono in media per 30 anni.
Çoğu türler belli bir sosyal yapısı olmayan gruplar içerisinde yaşar.Molte specie vivono in gruppi senza strutture sociali definite.
Carabus auratus özellikle killi topraklar olmak üzere otlaklar ve çalılıklarda yaşar.Carabus auratus vive in campi e cespugli, soprattutto nei terreni argillosi.
Tanrılar ve iyi ruhlar burada yaşar.Le divinità e le anime nobili vivono nel Mondo Superiore.
Yaşarken hiç kitap yayımlamadı.In vita non pubblicò mai nulla.
Tüm adelie penguenilerinin yaklaşık üçte biri burada yaşar.Ai confini della barriera vive un terzo dell'intera popolazione di pinguini di Adelia.
Aslında yalnız yaşarlar ama beslenirken birkaç birey birden aynı ağaç üzerinde görülebilir.È generalmente solitario, ma si possono vedere più esemplari mangiare sullo stesso albero.
Ve ona şunu söyler: “Bunun gibi öyküler bizlerle birlikte yaşar.”Gli altri gli dissero: «Veniamo anche noi con te».
Afrika'nın tropikal doğu bölgesinde, Sudan'dan Zambiya'ya kadar büyük bataklıklarda yaşarlar.Vive negli ambienti tropicali dell'est dell'Africa, nelle grandi paludi dal Sudan alla Zambia.
Sankt-Peterburg’da yaşarken Ukrayna’ya 1843, 1845 ve 1846 da olmak üzere 3 kere gelir.Durante il suo soggiorno a San Pietroburgo, Ševčenko compì tre viaggi in Ucraina negli anni 1843, 1845 e 1846.
Su altında yaşar.Vivono sott'acqua.
Genellikle koloni hâlinde yaşarlar.Generalmente vivono in colonie.
12-13 yıl yaşarlar.Può vivere mediamente 12-13 anni.
Watts yaptığı Hope ve Love and Life gibi alegorik eserleriyle yaşarken ünlendi.Watts divenne famoso nel suo tempo per le sue opere allegoriche, come Hope e Love and Life.
Güneş ve Ay yine burada yaşarlar.Ancora il sole e la luna.
Yetişkin erkekler yalnız yaşarlar.I maschi più anziani vivono solitariamente.
Güney Amerika'da yaşar.Vive in Sud America.
Bazı türleri sadece tatlı suda yaşarlar.Diverse specie vivono solo in acqua dolce.
İnsan evlerinin duvarlarında yaşarlar.Esse abitavano nelle case della gente.
Nüfusun büyük bir bölümü ılıman iklimin hüküm sürdüğü güney-doğu'da yaşar.Esse sono ciò che la maggior parte della gente sente direttamente durante un terremoto.
New York ile Nova Scotia'da yaşar.Cresce tra New York e la Nuova Scozia.
Afrika'nın doğusunda ve güneyinde yaşar.Vive nell'Africa orientale e meridionale.
Gerçekten gözlerimizi yaşartıyorsunuz.Ammiro veramente i vostri sforzi.
Biri yerde diğeri gökte yaşar.Un piede sulla terra e uno nel cielo.
Bu süre içinde çift birlikte yaşarlar.In questo periodo si formano le coppie.
Gece maymunları ağaçta yaşar.Perché le scimmie vivono sugli alberi
Tenzin ailesi ile birlikte Hava Tapınağı Adası'nda yaşar.Vive a Città della Repubblica sull'isola del Tempio dell'Aria con la sua famiglia.
Sumatra kaplanı yalnızca Endonezya'nın batısındaki büyük bir ada olan Sumatra'da yaşar.La tigre di Sumatra vive solamente a Sumatra, una grande isola dell'Indonesia occidentale.
Halkın %20'si kırsal kesimde, %80'i kentsel kesimde yaşar.Il 20% della popolazione vive in zone rurali mentre l'80% in zone urbane.
Bir karavanda yaşar.Combatteva su un carro.
Yaşar Doğu anısına yapılmaktadir.La storia è ambientata nel west.
Her iki erkek de diğerinin eşinden çok etkilenir ve ilişki yaşar.La moglie di uno dei due uomini è interessata al marito dell'altra.
Erginler serbest yaşar, sindirim kanalı bulundurmazlar.Le donne sono libere e non portano il chador.
Dağ zebrası sadece Namibya ve Güney Afrika'da yaşar.Questo gabbiano vive esclusivamente in Namibia e in Sudafrica.
Hint Pasifiği'nde yaşar.Io cammino in fila indiana.
Bu kuş kuzey Amerika'da yaşar ve kış aylarında güney Amerika'ya göç eder.Questo uccello vive in tutto il Nord America e d'inverno migra in Sud America.
Hindistan'da yaşar.Proviene dall'India.
Karada, havada ve suda yaşarlar.Vivono sulla terra, nell'aria e nell'acqua.
Anya ile bir kez daha son sezonda ilişki yaşarlar.Inoltre a fine stagione riallaccia il rapporto con la madre.
Kışlalarda yaşarlardı.Vivevano negli alloggi.
Her zaman para ile yaşar.Gli estorce continuamente denaro.
Ak Dağ’da yaşar.Esiste anche uno zoo di montagna.
Çoğu gececildir ve çöllerde yaşar.Vivono per la maggior parte nel deserto ed in luoghi desolati.
Genellikle erkek koalalar daha tehlikeli bir yaşam sürdüklerinden dişilerden daha az yaşar.È per questo motivo a volte durano di meno dei denti naturali.
Yapılan düğünün tüm parası fakir Yaşar Usta'ya kalır.Il denaro ricavato veniva affidato a una cassa per gli studenti poveri.
İnsanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler.Le cellule, infatti, nascono, si nutrono, crescono, si riproducono e muoiono.
Nüfusun tamamı kentte yaşar.Nella città è tutto tranquillo.
O Kaos'un içinde yaşar.Abita a Kaos Kore.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.Sono generalmente più potenti degli umani, ma non sono né invincibili né immortali.
Bir başka Uygur efsanesine göre Tanrı Dağlarında bir ejderha yaşarmış.In una leggenda uigura un drago abitava i monti Tien Shan.
İlgili Sayfalar