yaşar ile cümle
yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yerleşik olarak yaşarlar.¿Están habitadas?
Zhuangcayı konuşanların çoğu, Zhuangcanın resmi dil olduğu Guangksi Zhuang Özerk Bölgesi'nde yaşar.La mayoría vive en Guangxi, en la Región Autónoma de Zhuang, en la que es lengua oficial.
Yaşarma bilhassa büyükmekte olan kök sisteminde iyi görülür.Muy apto para el envejecimiento en barrica.
Kikladlar'ın hayatı yerleşik yaşam üzerine kuruluydu ve taş evlerde yaşarlardı.Las tierras de George eran rentables y vivían en una casa grande.
Amerikalı diplomatlara Yaşar Büyükanıt'la ilgili hangi fotoğraflar gösterildi?¿Quién ha dicho que haya sinceridad en los americanos?
Genellikle su kenarlarında yaşarlar.Normalmente viven cerca del agua.
Sahraaltı Afrikası'nda yaşar.Se encuentra en África Sahariana.
Pottolar ağaçlarda yaşarlar.Estos caracoles viven en árboles.
İlde 35,000 kadar kişi yaşar.Tiene aforo de 35.000 personas.
Nüfusun yaklaşık %80'i Monterrey metropolünde yaşar.Casi el 88% de la población del estado se concentra en el área metropolitana de Monterrey.
Goriller genelde küçük aile grupları halinde yaşarlar.Viven frecuentemente en grupos familiares.
Alaska'da yaklaşık bir milyon ren geyiği yaşar, Kanada'nın kuzeyinde de benzer sayılarda ren geyiği bulunur.Cerca de 1 millón viven en Alaska, y un número similar habita en Canadá.
Hepimiz ayrılıklar yaşarız ve hepimiz bunalmış, umutsuz hissederiz."Podrían hacer lo que quieran, todos somos títeres".
Süngerbob Karepantalon ve Salyangoz Gary orada yaşarlar.Licores Los Conejos y Gabín Garres.
Pasifik Okyanusu'nda yaşar.Vive en el Océano Pacífico.
Bu tür, 800-2500 metre yüksekliğe kadar subtropikal ormanlarda yaşarlar.Esta especie vive en bosques subtropicales, a una altitud entre 800 y 2000 metros.
Yaşar Kimsesiz'in adamları öldürür.Bebe la vida de hombre muertos.
Orta Asya ve Himalayalar'ın yüksek platolarının çakıllı sahil kıyılarında yaşar.Vive en las riberas de guijarros de las mesetas altas de Asia Central y el Himalaya.
Bazı türleri sadece tatlı suda yaşarlar.Algunas especies vivieron en las aguas dulces.
Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar ikinci şehirde yaşarlar.Judíos, Cristianos y Musulmanes en la España medieval.
Akdeniz, Ege ve Marmara'da taşlık ve yosunlu bölgelerde yaşar.Habita el norte de África en zonas semi áridas y rocosas.
Oyunun sonuna kadar yaşarsanız kazanırsınız.Una vez completado, ganas el juego.
Avrupa'dan Kore'ye kadar uzanan bölgede yaşar.Se encuentra desde Europa hasta Corea.
Kimlik sahibi olamayacağını Yaşar ilk olarak hükümet okuluna yazılmak istediğinde öğrenir.Principalmente le preocupa no tener qué contar cuando vuelva a la escuela.
Çift olarak veya 3 - 10 bireyden oluşan gruplar içinde yaşar.Se ve en parejas o en grupos de 3 a 6 individuos.
Fillerin yaşam süresi uzundur ve 60 ilâ 70 yaşına kadar yaşarlar.Los burros son más longevos que los caballos, llegando a vivir hasta los 40 años.
Tanımlanamayan, bilinmeyen bilgi ulaşmak mümkün olmayacaktır. ^ Tonta, Yaşar (26 Mart - 01 Nisan)."Que quizás no se encuentre muy entretenido" (Londres, 1700).
Sevgilisi ise son derece çekilmez biridir ve onunlada sorunlar yaşar.Ella es la más inocente tiene problemas para expresarse.
Eski ve Yeni Dünya'da yaşar.La vieja Europa y el mundo moderno.
Bir başka Uygur efsanesine göre Tanrı Dağlarında bir ejderha yaşarmış.En una leyenda uigur, un dragón vivía en las montañas de Tianshan.
Yer altında ya da suda yaşarlar.Vive en la tierra y en el agua.
Ağır psikolojik sorunlar yaşar.Problemas psicológicos incongruentes.
Bu mezrada kürtler yaşar.En ella habitan los lesu.
Güney Amerika'nın kıyılarında yaşar.Habita las costas australes de Sudamérica .
Her iki tür de Amerika Kıtası'nda yaşar.Ambas naciones se encuentran ubicadas dentro del continente americano.
O tarihlerde Basileios sıkıntı yaşarken, 12 Ağustos 886'da av sırasında ciddi bir şekilde yaralandı.Resultó gravemente herido durante el ataque a Wight en 686.
Yerin altında yaşar.Vive en el suelo.
Derin mağaralarda yaşarlar.Vive en cavernas.
Sonra çocuklar Bay Poe'dan kaçarak kendileri yaşarlar.Con ellos se encuentra el Sr. Poe.
Dolayısıyla oyunlarının hiçbirisi Baronyan yaşarken sahnelenmedi.Porque ninguno de los huéspedes ha llegado allí por casualidad.
Pogonalar Avustralya'nın yerlisidir ve çorak bölgelerinde yaşarlar.Son nativas de Australia donde crece en lugares húmedos.
Çoğunluğu ağaçlarda yaşar.Viven básicamente en los árboles.
Tuzlu bataklıklarda yaşar.Habitan en pastizales sureños.
Dişileri daha fazla yaşar ve temmuz ayında da görülür, hatta eylül ayında da rastlandığı olur..El alumno tenía a su disposición la convocatoria de junio y, en caso necesario, la de septiembre.
Meksika Körfezi'nde de yaşarlar.También está presente en el golfo de México.
ABD'nin güneydoğusunda yaşar.Habita en el sureste de Estados Unidos.
Daima yalnız yaşarlar ve gece aktif olurlar.Por el día permanece inmóvil y por la noche gana actividad.
O ve Parsons ailesi bataklığın yanında yaşarlar.Ella y sus hermanas viven en un parque de caravanas.
Sayısı 100 bireye kadar varabilen gruplar içinde yaşarlar.Viven en grupos que llegan a tener hasta un centenar de individuos.
M. l. dulcis Avustralya’nın kuzeyinde Northern Territory’de bulunan Arnhem Topraklarında yaşar.El pueblo yolngu habita en la Tierra de Arnhem en el noreste de Australia.
Kildağ’da yaşar.«El arte mudéjar».
Hasta kendi özel dünyasında yaşar.Parece que vive en su propio mundo.
Yaşlılar genelde çocuklarıyla yaşarlar.Por lo general son buenos con los niños de la casa.
Orta Çin, kuzeydoğu Hindistan ve Myanmar'da yaşar.Se encuentra en China, noreste de la India y Birmania.
8 ila 100 bireyden oluşan gruplar içinde yaşarlar.Viven en grupos de hasta 80 individuos.
(Gürcüce) ^ Bedirhan, Yaşar (2006).Manejar la vida, cuidar a las personas (2006).
Genellikle yalnız yaşarlar.Yo a veces converso sola.
12-13 yıl yaşarlar.Viven entre 3 y 12 años.
II. Dünya Savaşı sırasında Japonya’nın kukla devleti Mançukuo’da yaşar.Después de la Segunda Guerra Mundial comenzaron a aparecer los dōjin de manga en Japón.
Laticulada kıyıya yakın ve kısa zamanlı olarak karada yaşarlar çünkü karada hareket etmeleri kolaydır .Es limpio y se puede navegar hasta muy cerca de la costa porque hay suficiente profundidad.
İlgili Sayfalar