yaşar ile cümle

yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sosyal değildirler, yalnız yaşarlar.È sempre solo, ma cerca compagnia.
Yaşargil epilepsi ve beyin tümörünü kendi bulduğu yöntemlerle tedavi etmiş.Ha trattato l'epilessia e i tumori al cervello con strumenti di sua invenzione.
Ona özel yapılmış bir türbede elinde bir testere ile yaşar.La vede con un altro specializzando.
Nemli ortamlarda yaşarlar.Vivono in ambienti umidi.
19 denizin birleştiği yerde yaşar.È il luogo in cui i quattro Mari si uniscono.
Yaban hayvanlardan, 26 tür memeli ve 100 kuş türü yaşar.Ospita 30 specie di selvaggina e 150 specie di uccelli.
Büyük nehirlerde ve göllerde yaşar.Diamante: Vive nei fiumi e nei laghi.
Hint tapirleri yalnız yaşar.I sirratti del Tibet nidificano da soli.
Günümüzde türün çoğunluğu Güney ve Doğu Afrika'da yaşar.La maggior parte dei licaoni attualmente sopravvive in Africa meridionale e orientale.
ABD, Kanada ve Meksika'da yaşarlar.Vive in Canada, Stati Uniti e Messico.
Annesiyle beraber yaşar.Vive ancora con la madre.
Kapıcı dairesinde ailesiyle beraber yaşar."Degli estranei vivono nel tuo appartamento.
Erkeklerse yalnız yaşarlar.I maschi vivono solitariamente.
Yalnızca Avustralasya'da yaşarlar.Questo uccello vive solamente in Australia.
Arap babunu yarı-çöl arazilerde yaşar.In Egitto vive in zone semi-desertiche.
Bazıları serbest olarak yaşar.Conducono vita libera.
Goriller genelde küçük aile grupları halinde yaşarlar.Generalmente questi uccelli vivono in gruppi familiari piuttosto ridotti.
Birçok türü yerkürenin ılıman bölgelerinde yaşar.Ospita numerose specie delle diverse zone temperate del mondo.
Yalnız veya çift olarak yaşarlar.Vive da solo o in coppia.
Palikir´de çalışan insanların çoğu yakındaki Kolonya kentinde yaşarlar.La maggior parte di coloro che ancora la parlano vivono a Maricopa Colony.
Birlikte mutlu yaşarlar.Insieme vivono una vita felice.
Erginleri çok kısa süreli yaşarlar ve besin almazlar.Gli adulti avrebbero vita breve e probabilmente non si alimentano.
Üreme mevsimi dışında toplu halde yaşarlar.Forma grandi stormi al di fuori del periodo riproduttivo.
Çiftleşme zamanlarının dışında yalnız yaşarlar.Vivono solitari eccetto durante i periodi di riproduzione.
Karıncayiyengiller genelde Yalnız yaşar ve sırf çiftleşmek amaçlı birleşirler.La maggior parte dei carnivori sono solitari, radunandosi solo per accoppiarsi.
Genellikle yalnız yaşar, ender olarak küçük gruplar halinde görülürler.Può essere solitario ma più spesso lo si incontra in piccoli gruppi.
Yer altında ya da suda yaşarlar.Vive sia nell'acqua che nel suolo.
Çin'in kuzeyi ve Moğolistan'ın güneyindeki çöllerde yaşarlar.Il confine riguarda il nord della Cina ed il sud della Mongolia.
Bazıları da yer altında yaşar.È capace di vivere anche sottoterra.
Köstebek Adam : Yer altında yaşar.VerdeFoglia: Di giorno tiene la testa sotto terra.
Çoğu ülkele sınırları arasında yaşar.La maggior parte degli stati segue nei confini le frontiere linguistiche.
Yaşlılar genelde çocuklarıyla yaşarlar.I bambini giungevano di norma con gli adulti.
Terk edilmiş ağaçkakan yuvalarında yaşarlar.Vive in fattorie abbandonate.
Lüks bir çatı katı dairesinde yaşar.Si installa nel desolato appartamento all'ultimo piano.
Kamçı solucanları kalın bağırsakta yaşar ve yaklaşık dört santimetre uzunluğundadır.I vermi vivono nell’intestino crasso e sono lunghi circa quattro centimetri.
Bir müddet babasıyla beraber yaşar.Tu ora devi rimanere con il babbo.
Peru'da Madre de Dios Nehri'nde yaşar. ^ FishBase (İngilizce)Madre de Dios – provincia della Bolivia Madre de Dios – regione del Perù Madre de Dios – fiume del Perù
Bölgede, 49 milyon civarında insan yaşar.Nel villaggio vive 94 umani.
Aynı zamanda ormanda da yaşarlar.E io continuai ad andare nei boschi.
Küçük kuğu (Cygnus columbianus), Kuzey Amerika'da yaşar.Lo svasso cigno abita nel Nord America.
2 Haziran 2006 tarihinden itibaren, Yaşar Topkapı Müzik'ten ayrılmıştır.Al 20 giugno 2014, solo due dei musicisti sono ancora in vita.
Güneydoğu Avustralya ve Tazmanya'nın ormanlık ve dağlık bölgelerinde yaşarlar.Abitano nelle foreste, sulle montagne e nelle lande dell'Australia sud-orientale e della Tasmania.
Toplu halde yaşarlar.Vivi in modo semplice.
Yerin altında yaşar.Vive nel suolo.
İki kardeşiyle yaşar.Ha lavorato con entrambi i fratelli.
Tarzan ve Jane evlenirler, ve bir süre İngilterede yaşarlar.Gina e James sono felicemente sposati e vivono a Bangkok.
İnsanlar yasa ile ilgili bir sorun yaşarlarsa ilgili avukatlara danışırlar.Ma la clausola del contratto costituisce davvero un problema per i giuristi?
Yüksek yamaçlarda yaşarlar..Vive a Fermo, nelle Marche.
Kuzey Maluku'nun ormanlarında yaşar.Vive in boscaglie di Mallee.
Yalnız yaşar ve gececildir.È una specie solitaria e notturna.
Çünkü biri yaşarken diğeri varlığını sürdüremez. "In breve, l'una ha una forma, l'altra no».
Karayip manatileri yalnız yaşar ve bir günde kendi ağırlığının çeyreği kadar su bitkisi yer.Si nutre di piante acquatiche: in un giorno può consumarne fino a un quarto del proprio peso.
Okurken sevgiyle yaşarmış.Era un appassionato della lettura.
Bu yüzden de dikdik savanananın daha çok çalılık bölgelrinde yaşar.Nella restante parte del territorio prevale la savana.
Kendisi sokaklarda müzik yaparak yaşar.Per sopravvivere, canta per le strade.
6 yıl kadar yaşarlar .Passano sei anni.
Çok az insan yaşar.Pochissimi sopravvivono.
Bolivya ve Peru'da yaşar.Perù e Bolivia.
Ailesi ile birlikte yaşar.Dorme accanto ai suoi familiari.
Özdeşleştiği şey değişime uğrarsa kişinin benliği de değişim yaşar.Con l'aspirazione cambierà anche il desiderio della vita.
İlgili Sayfalar