yaşar ile cümle
yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Birlikte mutlu yaşarlar.Ils vivent des moments heureux ensemble.
Hristiyan Filistinlilerin çoğu Filistin dışındaki bölgelerde yaşarlar.Presque tous les chrétiens proviennent d'autres pays.
Çin, Laos ve Vietnam'da yaşar.Cette espèce vit en Chine, au Laos et au Vietnam.
ABD'nin güneydoğusunda yaşar.Il vit dans le sud-est des États-Unis.
Değişik habitatlarda yaşarlar.Elle réside dans divers habitats.
Dağ zebrası sadece Namibya ve Güney Afrika'da yaşar.Ce rat-taupe vit en Namibie et en Afrique du Sud.
Büyük Okyanusun kuzeyinde yaşar.Il vit dans l'Atlantique nord.
Bolivya, Brezilya, Ekvador ve Peru'da yaşar.Il vit en Bolivie, au Brésil, en Équateur et au Pérou.
Ekuador ve Kuzey batı Peru'da yaşar.Il vit dans le sud-ouest de l'Équateur et dans le nord-ouest du Pérou.
Yetişikin erkekler sürü dışında yaşarlar.Les jeunes mâles vivent à l'écart.
Ağaçlıklı bataklıklarda ve diğer su yakınındaki ormanlık alanlarda yaşar.Il vit dans des bois, des forêts proche d'un point d'eau.
Yavru yunus bir yıl boyunca emzirilir ve toplam 3 yıl boyunca annesinin yanında yaşar.Le petit est allaité durant un an, et il peut rester avec sa mère parfois jusqu'à trois ans.
Eşcinselliğini yeni keşfeden gurbetçi Türk genci "Murat" henüz 17 yaşında Berlin'de ailesiyle yaşar.Le jeune Murat, un Turc de 17 ans, découvre peu à peu son homosexualité.
Burada yaklaşık 230.000 kişi yaşar.Plus de 230 000 personnes étaient présentes.
Normalde yalnız veya küçük bir aile içinde yaşarlar.Il vit généralement seul ou en petit groupe.
Aesirler gibi onlar da uzun yaşarlar.Les voyelles sont aussi longues.
Ağaçlarda yaşar.Elle vit dans les arbres.
Yüzölçümü 867 kilometrekare olan ilde 2004 tahminî verielrine göre 37,000 kişi yaşar.Le plan de développement du réseau, élaboré fin 2014, estime que 7 700 km sont hautement prioritaires.
Avrupa'nın ılıman kesimlerinde kuzey Asya'da yerleşik olarak yaşar.Il situe sans raison l'Europe en position centrale du monde.
Fransız Ordusu ilk ciddi direnişi ve mağlubiyeti 5 Mayıs 1862 tarihinde Puebla Muharebesi ile yaşar.La France poursuit seule la lutte (échec devant Puebla le 5 mai 1862).
Chiloé keseli sıçanları, en azından çiftleşme zamanı boyunca çift olarak beraber yaşarlar.Les rats des moissons vivent en couples pendant la période de reproduction.
Genellikle tatlısularda yaşarlar.Dans lequel on place en général des bonbons.
Fakat birey olası sonuçlar hakkında belirsizlik yaşar.Les individus déforment les probabilités.
Sadece birkaç hafta yaşarlar.Mais il ne dure que quelques semaines.
Gerçekten gözlerimizi yaşartıyorsunuz.Il vous crève les yeux !
Deniz kenarında küçük bir evde yaşarlar.Ils vivent en bordure de mer.
Genellikle 30 yıl yaşar.Elle est, en général, de 30 jours.
Yaşar Usta gerçekleri öğrenince çok üzülür.Le Directeur est furieux lorsqu’il apprend la chose.
Kuru ve yarı-kuru bölgelerde yaşar.Vit dans des zones dégagées et sèches.
Yaşar Kemal, Ertaş'ı "Bozkırın Tezenesi" olarak adlandırmıştır.D'ailleurs, le commandant William Adama le qualifia d'« imbécile ».
Köstebek Adam : Yer altında yaşar.Homme du peuple Taï : Allongé face contre terre.
Açık, Savana benzeri alanlarda yaşarlar.Il vit dans les zones de savanes sèches.
Her zaman para ile yaşar.Il gagne tout le temps.
Ağaçların altında yaşar, zararsızdır.Les dégâts causés aux arbres sont insignifiants.
Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.La police a aussi tiré en l'air pour disperser la foule.
II. Chlotar'ın oğlu Dagobert (629-639) döneminde krallık son güçlü zamanlarını yaşar.En France, après le règne de Dagobert (629-639), l'église franque est en pleine décadence.
Çiftler oluşturarak yaşar.Le couple se forme.
Lord Jim burada bir dönem yaşar, daha sonra ölür.Il règne paisiblement quelques années, puis meurt.
Koloni halinde yaşarlar.Ils vivent en colonies.
Halkın %20'si kırsal kesimde, %80'i kentsel kesimde yaşar.Le territoire communal est principalement rural, à 80 %.
Denizyıldızı türleri dünya üzerindeki tüm okyanuslarda yaşar.Les céphalopodes vivent dans tous les océans de la Terre.
Ormanlık alanlarda yaşarlar ama genellikle açık arazide beslenirler.Il vit essentiellement dans les forêts humides mais il est parfois vu dans les terres cultivées.
Dr. Yaşar Erenler Öğr.Leçons recueillies par le Dr. Troisier.
Eskiden birçok farklı habitatlarda yaşarlardı.Il y avait autrefois trois toitures différentes.
Bu karşılaşmadan sonra Kova Yaşar lakabıyla anılmaya başlamıştır.Et c'est à partir de cet épisode qu'elle commence à sortir avec Cappie.
Pottolar ağaçlarda yaşarlar.Les imagos vivent sur les arbres.
Atlantik Okyanusu'nun doğusu haricinde tropik okyanuslarda adalarda yaşarlar.Cette espèce vit dans les océans tropicaux, à l'exception de l'Atlantique oriental.
Sibirya, Kazakistan'ın kuzeyi ve Volga'nın doğusunda yaşar.3- La Sibérie et le Kazakhstan à l'est.
Onlar yakında yaşarlar.Ellos viven cerca.
O, New York'ta yaşar.Ella vive en Nueva York.
Onlar bir evde yaşar.Ellos viven en una casa.
Biz bir evde yaşarız.Vivimos en una casa.
John New York'ta yaşar.John vive en Nueva York.
Bu kuş ne Japonya'da ne de Çin'de yaşar.Este pájaro no vive ni en Japón ni en China.
Birçok kamplumbağ insanlardan daha çok yaşarlar.Muchas tortugas viven más que los humanos.
Sigara içmezsen daha uzun yaşarsın.Si no fumas, vivirás más.
O balık tatlı suda yaşar.Ese pez es de agua dulce.
Onun kız kardeşi İskoçya'da yaşar.Su hermana vive en Escocia.
Burada yirmi aile yaşar.Veinte familias viven aquí.
O burada yaşardı.Solía vivir aquí.
İlgili Sayfalar