yaşar ile cümle

yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Lakin Jean yaşar ve bir yetimhanede büyür.Prénommé Charlie, l'enfant grandit dans un orphelinat.
Evlerde yaşarlar.Tu habites ta maison.
Yüz, yüz elli yıl kadar yaşarlar.Il vit entre 100 et 150 ans.
Bu mezrada kürtler yaşar.Ces serpents sont vivipares.
Kendisi sokaklarda müzik yaparak yaşar.Il gagne sa vie en faisant de la musique dans la rue.
Dağlarda yaşar.Ils vivent dans les montagnes.
Avustralasya'da yaşar.Il vit en Australie.
Burada birçok din, millet yaşar.De nombreuses ethnies y cohabitent.
Çoğu ülkele sınırları arasında yaşar.Peu d'entre eux respectent les limites des pays.
Afrika'nın güneyindeki dağlık bölgelerde yaşar.Il vit dans les zones montagneuses en Afrique australe.
Afalinalar küçük gruplar oluşturarak yaşarlar.Il se nourrit en petits groupes.
Genelde insan ve hayvanların bağırsaklarında yaşarlar.Elle se retrouve fréquemment sur la peau et les muqueuses des humains et des animaux.
Bazıları serbest olarak yaşar.L'un d'eux finit par vivre en liberté.
Üreme zamanın'ın dışında yalnız yaşar.Vit en solitaire en dehors de la période de reproduction.
8 ila 11 yıl arasında yaşarlar.De 8 à 11 ans.
Çok az insan yaşar.Peu de personnes ont survécu.
Yaklaşık 14.5 milyon konuşanı vardır ve bunların 10 milyonu Macaristan'da yaşar.Il est parlé par environ 12,5 millions de personnes, dont les trois quarts vivent en Hongrie.
Yeni Dünya'da tropikal bölgede yaşar.C'est une espèce des zones tropicales du Nouveau Monde.
Jean, Fransisken keşiş hayatı yaşarken ölmüştür.Jean Géomètre mourut sans doute dans son monastère.
Genelde evde, ocağın arkasında veya kilerde veya çatı altında yaşar.Elle vit habituellement derrière le fourneau ou dans la cave de la maison qu'elle hante.
İnsanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler.Médine On Naît, On Vit, On Meurt...
Her iki erkek de diğerinin eşinden çok etkilenir ve ilişki yaşar.Tous deux hommes s’entendent bien car chacun a mangé la femme de l’autre.
Yetişkin erkekler yalnız yaşarlar.Seuls les vieux mâles vivent en solitaires.
Yalnızca Avustralasya'da yaşarlar.Il vit uniquement en Australie.
14 yıl kadar yaşarlar.Ils dureront 14 ans.
Katalanca konuşanların çoğu İspanya'da yaşar.La majorité des gens parlant le polonais vivent en Pologne.
Çakmaktaşlar Kaldırımtaşı Sokak no. 323 Taşyatağı'nda yaşarlar.Ils sont installés Calle Consejo de Ciento, 338.
Çiftler halinde yaşarlar.Vivre en couple.
Güney Amerika'nın kıyılarında yaşar.Il vit sur la côte Pacifique de l'Amérique du Sud.
Bu aşamadan sonra aralarında gergin duygusal gelgitler, tartışmalar yaşarlar.Plus tard, suite à des tensions entre eux, ils se ravisent.
4 sene beraber yaşarlar.Ils restent quatre ans ensemble.
Sık ormanlarda yaşar.Il est souvent en bois.
Sıklıkla ruh hali değişimleri yaşarım.Par conséquent, je suis souvent de bonne humeur.
Ayrıca Borneo, Java ve Vietnam'da da yaşar.Il vit à Bornéo, Sumatra et Java.
Sthenelides alt cinsi: Kara boyunlu kuğu (Cygnus melanocorypha), Güney Amerika'da yaşar.Cygne à cou noir (Cygnus melanocorypha) : cygne originaire d'Amérique du Sud.
Sezon boyunca üç farklı zaman diliminde benzer adlarda üç farklı hayatı yaşar şekilde görünmüştür.On y voit trois trajets humains au sein d’une journée comme une autre.
Bazıları 50 yıldan fazla yaşar.La plupart ont plus de cinquante ans.
Lüks bir çatı katı dairesinde yaşar.Elle habita un appartement au dernier étage.
Arktik bölgesinde milyonlarca fok yaşar.On compte aujourd'hui environ 4 millions d'habitants en terre Arctique.
Güney Amerika'da yaşarlar.Ils vivent en Amérique du Sud.
Ortalama 50-60 yıl yaşarlar.La longévité moyenne est entre 50 et 60 ans.
Ancak delikanlı bir gün, yabancılığını suratına çarpan bir olay yaşar.Mais un jour, le jeune garçon meurt d'un accident dont les circonstances sont inconnues.
Bazıları serbest, bazıları parazitik yaşar.Certaines sont gratuites et d'autres payantes.
Bazı türler ağaçlarda, bazı türler yerde yaşarlardı.On pense qu'au moins certaines espèces vivaient en troupeau.
Esnaflar üst katta yaşar, zemin katta dükkanlar bulunur.Les magasins sont au rez-de-chaussée et les ateliers à l'étage.
Yaşar Öz.Prenez ma vie.
Afrika'da yaşar.Il vit en Afrique.
Paula, kocasının arkadaşı Jack (James Brolin) ile kaçamak bir ilişki yaşar.Elle eut parfois des différends avec son mari, James White.
O ağabeyi Spencer ile birlikte yaşar.Elle vit avec son grand frère Kōta.
Domuzgiller çoğunlukla bir sürü içinde yaşar.Les paludines vivent très souvent en groupe.
Önce Lübnan’a giderler sonra ise mülteci olarak Suriye’de yaşarlar.Ils sont d'abord partis au Liban avant de rejoindre la Syrie où ils ont vécu en tant que réfugiés.
Hemen hemen dünyanın her tarafında yaşarlar.C'est ainsi qu'ils vont voyager aux quatre coins du monde.
Yerin altında yaşar.Il vit sur le sol.
Yaşarsa faydalı yaşar.C’est alors qu’il fait bon vivre.
Gagalı balinagiller açık denizlerin balinalarıdır, ve tüm okyanuslarda yaşarlar.Les baleines à fanons vivent dans tous les océans.
Eyalette genel olarak Sami halkı yaşar.En général, la population dans l'Union européenne semble stable.
Ortalama 3 yıl yaşar.La moyenne est de trois jours.
Bu türün bireyleri genellikle 2 sene yaşar.L'espèce a souvent deux générations par an.
Kadıköy'de yaşar.Vivre au féminin.
Yerin yedi kat altında yaşar.Il s'élève sur 7 niveaux.
İlgili Sayfalar