yaşar ile cümle
yaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O, ormanda tek başına yaşar.Él vive solo en el bosque.
O Cardiff'te yaşar.Él vive en Cardiff.
İyimserler daha çok yaşar.Los optimistas viven más.
O, çok büyük bir evde yaşar.Vive en una casa muy grande.
Filler Asya ve Afrika'da yaşarlar.Los elefantes viven en África y en Asia.
Amcam, ki o Paris'te yaşar, bizi görmeye geldi.Mi tío, que vive en París, vino a vernos.
O arabasında yaşar.Vive en su coche.
Küçük bir evde yaşarlar.Ellos viven en una casa chica.
Tom senin yaşadığın yerden uzakta mı yaşar?¿Tom vive lejos de donde vives tú?
Tom buradan uzakta mı yaşar?¿Tom vive lejos de aquí?
Orada yaşardım.Solía vivir allí.
Sadece bir kez yaşarsın.Sólo vives una vez.
Çok az insan yüz yaşına kadar yaşar.Pocas personas llegan a vivir cien años.
Erken yatan ve erken kalkan insanlar uzun süre yaşarlar.La gente que se acuesta pronto y se levanta pronto vive muchos años.
Bedeviler çölde yaşar.Los beduinos viven en el desierto.
Yarın öleceğini bilsen bugünü nasıl yaşarsın?Si supieras que mañana ibas a morir, ¿cómo vivirías hoy?
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.Aunque son mucho más longevos que los humanos, no son inmortales.
“Yedi Kuday” emirlerinde bulunan “Yayuçı”larla berâber bu dağda yaşarlar.Contiene siete montañas nevadas, llamadas las siete hermanas (de syv søstre).
Bu masal göre, bir zamanlar bir kral ve onun 30 oğlu yaşarmış.De acuerdo con esta fábula había una vez un rey con treinta hijos.
Avrupa'da 75 tür amfibi yaşar ve bunların 56'sı endemiktir.En Europa viven 75 especies de anfibios, 56 de ellos endémicos.
Vigmund ve Åfrid, bu hatıratı yaşarken tıraşlamışlardır."Vigmund y Åfrid grabaron este monumento estando él vivo."
Normalde doğada 16 ila 19 yıl ve esaret altında 27 yıl yaşar.Vive generalmente entre 16 y 19 años en la naturaleza y unos 27 años en cautividad.
Onlar barış içinde yaşarlardı.Hemos vivido en paz.
Yaşarken hiç kitap yayımlamadı.No publicó ningún libro en vida.
Bildiğimiz Güneş, Ay ve yıldızlardan (tüm gök nesnelerinden) çok uzakta yaşar.El Sol y la Luna, los dos primeros, evidentemente formaban parte de ellos.
(İngilizce) ^ Yüce, Yaşar; Sevim, Ali (1991).UNESCO (en inglés). Yüce, Yaşar; Sevim, Ali (1991).
Örneğin, bu kişiler arkadaşlarını, ailelerini ve iş arkadaşlarını tanımada zorluk yaşarlar.Por ejemplo, estas personas tienen dificultades para reconocer a amigos, familiares y compañeros de trabajo.
İnsanların %10'u dağlık bölgelerde yaşar.Un 10 % de la población mundial habita en regiones montañosas.
Malurus leucopterus karmaşık sosyal gruplar hâlinde yaşar.El caballo losino vive en grupos sociales estables.
Annesiyle beraber yaşar.Vive con su madre.
Yaklaşık 14.5 milyon konuşanı vardır ve bunların 10 milyonu Macaristan'da yaşar.Hay unos 15 millones de hablantes, de los que unos 9 millones viven en Hungría.
Son sözü; Yeniden yaşasaydım aynısını yaşardım.Si fuera joven de nuevo, quisiera pasar mi vida de la misma manera otra vez.
Erkeklerse yalnız yaşarlar.Los machos viven solos.
Sık ormanlarda yaşar.Suelen habitar en bosques.
Manatiler yaklaşık 40 yıl Dugonglar ise 60 yıl kadar yaşar.En total, los manatíes tienen una longevidad aproximada de unos cuarenta años, y los dugongos, de sesenta.
Yolda birçok macera yaşarlar.Se suceden varias aventuras a lo largo del camino.
Halk fakirlik ve sefalet içinde yaşar.El resto vive alrededor de ellos en la pobreza y la miseria.
Hindistan'da yaşar.Vive en la India.
Sagittarius Sıfır Yıldızı'nda yaşar.Y en el centro de Sagitario está la estrella Cero.
Ayrıca tehlikeli olarak kabul edilmiş olduğu Tayvan'da de yaşar.También habita en Taiwán, donde se considera en peligro de extinción.
Mılo Korsot'ta (Ulusar) yasarmis.Vista de la hacienda Dzoyaxché.
İki alt türü tatlı suda yaşar.Dos especies viven también en agua dulce.
Kraliçe bunların birinde yaşar, burası doğduğum yerdir.Una de las grandes incógnitas que rodean a esta reina es su lugar de nacimiento y su familia.
Taylar anneleri ile birlikte kalırken erişkin erkekler tek başına yaşarlar.Las crías permanecen con su madre, mientras que los machos adultos viven solos.
Günü günüe yaşar.Vive al día.
Çiftler halinde yaşarlar.Viven en parejas.
Bartol 1930'lu yılların başlarında Paris'te yaşarken romanı tasarlamaya başladı.Bartol comenzó a pensar la obra en la década de 1930, mientras vivía en París.
İnge Meysel'in babasının mallarına el konulur ve 1945 yılına kadar bir bodrumda saklanarak yaşar.El padre de Meysel sobrevivió en 1945 escondido en un sótano.
Yalnız yaşar ve gececildir.Es nocturno y solitario.
Archie Riverdale'da (Bronx) yaşar ve Riverdale Lisesi'ne gitmektedir.Archie vive en Riverdale, donde asiste a la secundaria Riverdale.
1806–1807 yıllarında, henüz hala Auteuil'de yaşarken, yazdığı iki şiirle, bir şair olarak kamuoyu önüne çıktı.Entre 1806 y 1807, cuando estaba en Auteuil, apareció por primera vez en público como poeta, con dos obras.
6 yıl kadar yaşarlar .Sobrevivirá seis años.
Bu tür 130 cm boyunda olup Afrika, Asya ve Güney Avrupa'da yaşar.Mide unos 15 centímetros y se encuentra en Europa oriental y Asia.
Joey Chandler'ı yalnızca bir gün boyunca bir kutuda yaşarsa affedeceğini söyler ve Chandler da bunu yapar.Joey perdona a Chandler solo después de hacerle pasar un día en una caja como castigo.
Ayrıca Borneo, Java ve Vietnam'da da yaşar.También va a Japón, Borneo y Java.
Yaşadıkları yer Theodote yaşarken manastıra çevrilmiştir.La residencia fue convertida en un monasterio mientras Teodote todavía vivía.
Hızlı akan sularda yaşar.En aguas de curso rápido.
Albüm, yayınlanmasından tam 7 ay sonra, 13 Eylül'de ölen 2Pac'ın yaşarken çıkan son albümüdür.Fue el último álbum de 2Pac con vida, ya que murió exactamente 7 meses después, el 13 de septiembre de 1996.
Yaşam Ağacının tepesinde yaşar.Vive en lo alto de un árbol.
Yetişkin erkekler yalnız yaşarlar.Los machos adultos son solitarios.
İlgili Sayfalar