yaşanmak ile cümle

yaşanmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
2014'ten beri şehirde içme suyundaki kirlilik nedeniyle su krizi yaşanmaktadır.2014 óta katasztrófavédelmi őrs is üzemel a városban.
Azerbaycan Oğuz Türkleri ve Kürt kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.Valamennyi szkíta nép gyakorolta a bőr- és hajfestés szokását.
Son yıllarda hayvancılıkta da bir değişim yaşanmaktadır.Karjarannassa on ollut viime vuosina suuria muutoksia.
Amerika'da 1930'ların karanlık dinginliği yaşanmaktadır.1930-luku oli Yhdysvalloissa synkkää aikaa.
Ülkede ölümlerin %40'ı sıtma rahatsızlığı nedeniyle yaşanmaktadır.Keskimäärin joka neljäs kuolema johtuu sepelvaltimotaudista.
Arap kültürü yaşanmaktadır.Arabialainen kulttuuri.
Kılıç Kıyısı bölgesinde birçok gariplik yaşanmaktadır.Islanninlammaskoirilla esiintyy hyvin erilaisia luonteita.
Yaz aylarında neredeyse 3 katı nüfus yoğunluğu artışı yaşanmaktadır.Kesäaikaan asukasmäärä nousee lähes kolminkertaiseksi.
Aynı zamanda 1980'lere doğru tüm dünyada neoliberal bir ekonomik dönüşüm yaşanmaktaydı.Samaan aikaan maa ajautui talouskriisiin joka paheni koko 1980-luvun ajan.
Sonuç olarak önemli bir miktarda gelir kaybı yaşanmaktadır.Tämän myötä yhtye menetti merkittävät tulot.
Oğuz Töresi Aşiret kültürü gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.Täällä poika omaksui nopeasti utien kulttuurin ja tavat.
Köyde Türkmen AӀevi küӀtürü yaşanmaktadır.Kylässä toimii Kyproksen viinimuseo.
Yerli elektrikli otomobil üretimi ile ilgili gelişmeler de yaşanmaktadır. ^ (İngilizce)Ugandassa lajin kukinnoista on valmistettu myös harjoja. (englanniksi)
Soğuk algınlığı sebebiyle tahmini olarak yılda 189 milyon gün okul devamsızlığı yaşanmaktadır.Υπολογίζεται ότι χάνονται 22 εκατομμύρια έως 189 εκατομμύρια σχολικές ημέρες ετησίως λόγω κρυολογημάτων.
Yaralanmaların neredeyse yarısı yangınla mücadele ederken yaşanmaktadır.Σχεδόν οι μισοί από τους τραυματισμούς οφείλονται στις προσπάθειες να σβηστεί μία φωτιά.
Arap kültürü yaşanmaktadır.Αραβικός πολιτισμός.
Angola'da gıda ve tıbbi ihtiyaç sıkıntısı had safhada yaşanmaktadır.Οι συνθήκες ζωής στην Ανγκόλα, όσο αφορά τη διατροφή και την υγεία, είναι κατά μέγιστο ποσοστό καταστροφικές.
İşsizlik nedeniyle göç yaşanmaktadır.Η χώρα πλήττεται γενικά από ανεργία.
Dört iklim tüm yıl boyunca mevsimine göre yaşanmaktadır.Το κλίμα είναι ήπιο καθ'όλη τη διάρκεια του έτους.
Zaza kültür, gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.Det betyder sæd, dvs. tradition og skik.
Bu esnada, dış dünyada da bir değişim yaşanmaktaydı.Også det ydre gennemgik en større forandring.
Bu sorun özellikle Amerikan İngilizcesi ve Birleşik Krallık İngilizcesi arasında yaşanmaktadır.Den, hovedsagelig, amerikansk-engelske okkupation af Irak.
Kıpçak Türkleri kültür ve gelenekleri yaşanmaktadır.Mange turister rejser for at opleve kultur og folkeliv.
Ülkede üç mevsim yaşanmaktadır.Der er lavet tre sæsoner.
Şemsikan Kürt ve islam gelenekler yaşanmaktadır.Dagliglivet er præget af de islamiske skikke og ritualer.
Ülkede Büyük açlık yaşanmaktaydı.I store deler av landet rådet hungersnød.
Film günümüzde yaşanmaktadır.Filmen fortsetter i nåtid.
Köyde Çarekan aşiretı bulunur.dilleri kırmançiki Kırmanc kültür gelenekleri yaşanmaktadır.Dette betydde i praksis lite, og byen fortsatte å ha en levende walisiskspråklig kultur.
Müslüman ve Süryani kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.Både muslimen og antroposofen strever etter livslang læring.
Beldede karasal iklim yaşanmaktadır.Godt bevart i det sure miljøet.
Ülkede üç mevsim yaşanmaktadır.Parken opplever tre årstider i løpet av året.
Yaralanmaların neredeyse yarısı yangınla mücadele ederken yaşanmaktadır.Hampir separuh cedera diakibatkan oleh upaya memadamkan kebakaran.
60'lı yıllarda çok kötü olaylar yaşanmaktaydı.Kedua, sekitar tahun 1960-an terjadi peristiwa tragis.
Ayrıca, tıbbi planlara sadık kalınması ve yaşam tarzında değişiklik yapılmasında da zorluklar yaşanmaktadır.Pasien juga mengalami kesulitan mematuhi jadwal minum obat dan mengubah gaya hidup.
İkincisi ve halen devam etmekte bulunanı, daha fazla şirket arasında yaşanmaktadır.Kedua, memelihara dan mengembangkan pegawai yang sudah ada di perusahaan.
Soğuk algınlığı sebebiyle tahmini olarak yılda 189 milyon gün okul devamsızlığı yaşanmaktadır.Khoảng 22-189 triệu ngày học bị mất hàng năm do cảm lạnh.
Yaralanmaların neredeyse yarısı yangınla mücadele ederken yaşanmaktadır.Gần một nửa số thương tích bỏng là do những nỗ lực để chống lại hỏa hoạn.
60'lı yıllarda çok kötü olaylar yaşanmaktaydı.Trong 60 năm qua đã xảy ra nhiều cuộc xung đột tại Trung Đông.
Azerbaycan Türkleri ve Kürt gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.Những người Kyrgyz và Kazakhs ở đây có truyền thống đi săn cùng đại bàng.
Ancak yaz aylarında önemli bir geri dönüş yaşanmakta ve evlerin büyük bir kısmı dolmaktadır.信仰は赤の月が主流であり、また彷徨いの月の種族も多く住んでいる。
İşsizlik nedeniyle göç yaşanmaktadır.無職になったためかウエストが増えている。
Fakat aynı zamanda öğrencilerin haylazlığı dışında ciddi olaylar da yaşanmaktadır.勿論、学生以外でも乗降が可能。
Amerika'da 1930'ların karanlık dinginliği yaşanmaktadır.大恐慌に喘ぐ1930年代のアメリカ南部。
Anadolu ile bağlantıda sorunlar yaşanmaktaydı.安藤さおりと何やら接点があったらしい。
Üsde sık sık zaman sıçramaları yaşanmaktadır.走るとよく転ぶ。
Bunun içinde cidi sıkıntılar yaşanmaktadır.その中で人は苦悩し続ける。
Yıldan yıla yağış rejimlerinde de azalmalar yaşanmaktadır.鉄道車両においても経年等により雨漏りが発生することがある。
Bir yılda dört mevsim birden yaşanmaktadır.1年に4回の定期考査がある。
Günümüzde bu madde hakkında birçok tartışma yaşanmaktadır.この時間に今日のテーマを発表することが多い。
60'lı yıllarda çok kötü olaylar yaşanmaktaydı.奇怪的事在第60分钟发生。
Yaralanmaların neredeyse yarısı yangınla mücadele ederken yaşanmaktadır.几乎一半的受伤是由于救火所致。
Ayrıca, tıbbi planlara sadık kalınması ve yaşam tarzında değişiklik yapılmasında da zorluklar yaşanmaktadır.人们同时也面对坚持服药以及改变生活方式的挑战。
Amerika'da 1930'ların karanlık dinginliği yaşanmaktadır.美國在1930年代發生經濟大蕭條。
Ülkede ölümlerin %40'ı sıtma rahatsızlığı nedeniyle yaşanmaktadır.傳染病佔死因的百分之六十。
Bulgaristan Varna Türkleri kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.葛瑞恩亚文化有不同的观点和做法。
Soğuk algınlığı sebebiyle tahmini olarak yılda 189 milyon gün okul devamsızlığı yaşanmaktadır.孩童因為感染普通感冒而錯過的上學日每年約有2200萬~1億8900萬天。
Dünya'daki doğal kaynaklar azalmaktadır ve bu yüzden ülkeler arası krizler yaşanmaktadır.地球的自然環境急劇惡化,天然資源的紛爭引發內戰。
Nisan ve Mayıs aylarında İçanadolu bölgesine has Kırkikindi yağmurları köyde etkili bir şekilde yaşanmaktadır.在十一月至四月,於高加索山脈發生雪崩是很常見的。
Ancak yaz aylarında önemli bir geri dönüş yaşanmakta ve evlerin büyük bir kısmı dolmaktadır.봄 (9월부터 11월까지) 여름(12월에서 2월까지), 가을 (3월부터 5월까지), 겨울 (6월부터 8월까지) 국가의 대부분의 사계절이 있다.
Yine yeni sistemin bir parçası olan Toplum Sağlığı Merkezlerinin entegrasyonunda sorunlar yaşanmaktadır.또한 남구 지역의 새로운 개발로 구도심인 중구지역의 공동화 등이 새로운 문제로 제기되고 있다.
İlgili Sayfalar