yaşamlar ile cümle
yaşamlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı kişilerin, örneğin yaşlıların ve engellilerin, yardım almadan günlük yaşamlarını sürdürebilmeleri zordur.Joidenkin ihmisten, esimerkiksi vanhusten ja vammaisten, on vaikea selvitä arkipäivän asioista ilman apua.
Bazı kişilerin, örneğin yaşlıların ve engellilerin, yardım almadan günlük yaşamlarını sürdürebilmeleri zordur.بعض الناس، على سبيل المثال كبار السن والمعاقين يكون من الصعب عليهم تدبير أمورهم اليومية بدون مساعدة.
Bazı kişilerin, örneğin yaşlıların ve engellilerin, yardım almadan günlük yaşamlarını sürdürebilmeleri zordur.居住支持及服务
Belki onları uzun yaşamlardır taşıyoruzdur. Bazıları bir çok yaşam boyunca.Il est possible qu'on les porte très longtemps certains disent même toute la vie.
Belki onları uzun yaşamlardır taşıyoruzdur. Bazıları bir çok yaşam boyunca.Wir können sie sehr lange tragen.
Belki onları uzun yaşamlardır taşıyoruzdur.Probabil că le carăm cu noi de foarte multă vreme.
Belki onları uzun yaşamlardır taşıyoruzdur.Talán nagyon régóta hordozzuk őket.
Belki onları uzun yaşamlardır taşıyoruzdur.We kunnen hen dragen voor een zeer lange tijd.
Belki onları uzun yaşamlardır taşıyoruzdur.Μπορεί να τις κουβαλούμε για πολύ καιρό.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.A nevem Kailash. Szeretem színesebbé tenni az emberek életét színes üvegekkel.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Dan saya suka memperkaya hidup melalui kaca beraneka warrna
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.En ik hou ervan om het leven van mensen te verrijken door middel van kleurrijk glas.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Ich heiße Kailash, und ich bereichere gerne Leben mit Hilfe von technicolor Glas.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum."Il mio nome è Kailash e mi piace abbellire le vite col mio vetro colorato.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Jmenuji se Kailash. Rád obohacuju životy různobarevnými skleněnými výrobky.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.제 이름은 카일라쉬입니다. 그리고 저는 색유리공예를 통해 삶을 풍부하게 하는 것을 좋아합니다.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Mitt namn är Kailash och jag vill berika liv genom det flerfärgade glaset.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Mon nom est Kailash. Et j'aime enrichir les vies grâce à du verre multicolore.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Nazywam się Kailiash. Lubię wzbogacać życia przy pomocy jaskrawych szkiełek.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum."O meu nome é Kailash, "e gosto de enriquecer vidas através de vidro colorido.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Si imi place sa infrumusetez viata oamenilor, prin geamuri colorate.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Tôi muốn làm giàu cuộc sống của mình qua kính nhiều màu.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Volám sa Kailash. Rád obohacujem životy rôznofarebnými sklenenými výrobkami.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Y me gusta enriquecer vidas usado vidrio tecnicolor.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Ονομάζομαι Καΐλας. Και μου αρέσει να εμπλουτίζω τις ζωές δια μέσου τεχνικά χρωματισμένου γυαλιού.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.И обичам да обогатявам живота на хората чрез стъкла в ярки цветове.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Я люблю насичувати життя людей за допомогою скла, що сяє.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Я люблю насыщать жизни людей с помощью сияющего стекла.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.קוראים לי קאילש. אני אוהב להעשיר את חייהם של אנשים דרך זכוכית צבעונית.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.أسمي كايلاش. وأنا أحب إثراء الحياة عبر تقنيات تلوين الزجاج .
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.人生を豊かにすることが好きです マダム、これらのピンクの水玉模様の入った
Bill ve Ted oldukça benzer yaşamlar sürüyorlardı.50 évet visszamegyünk az időben, akkor azt látjuk, hogy Bill és Ted feltűnően hasonló életet élnek.
Bill ve Ted oldukça benzer yaşamlar sürüyorlardı.Bill and Ted có cuộc sống rất giống nhau.
Bill ve Ted oldukça benzer yaşamlar sürüyorlardı.Bill a Ted by vedli pozoruhodně podobný život.
Bill ve Ted oldukça benzer yaşamlar sürüyorlardı.Bill a Ted žili pozoruhodne podobným životom.
Bill ve Ted oldukça benzer yaşamlar sürüyorlardı.Bill e Ted conducevano vite piuttosto simili.
Bill ve Ted oldukça benzer yaşamlar sürüyorlardı.Bill et Ted menaient des vies remarquablement semblables.
Bill ve Ted oldukça benzer yaşamlar sürüyorlardı.Bill i Ted prowadzili dość podobne życie.
Bill ve Ted oldukça benzer yaşamlar sürüyorlardı.빌과 테드는 놀랍도록 비슷한 생활을 했을 것입니다.
Bill ve Ted oldukça benzer yaşamlar sürüyorlardı.leidden Bill en Ted een opvallend vergelijkbaar leven.
Bill ve Ted oldukça benzer yaşamlar sürüyorlardı.levede Bill og Ted påfaldende ens liv.
Bill ve Ted oldukça benzer yaşamlar sürüyorlardı.ביל וטד היו חיים חיים דומים במיוחד.
Bill ve Ted oldukça benzer yaşamlar sürüyorlardı.سيكون ل"تيد" و "بيل" حياة متشابهة.
Bill ve Ted oldukça benzer yaşamlar sürüyorlardı.例えば 1960年なら 2人とも同じように
Bir yöre halkı tabağı... Gündelik yaşamlarımızı nasıl yaşadığımız...우리가 매일 일상생활을 하는 지역사회와,
Bir yöre halkı tabağı... Gündelik yaşamlarımızı nasıl yaşadığımız...Un platou al comunității, al vieţii cotidiene.
Bir yöre halkı tabağı... Gündelik yaşamlarımızı nasıl yaşadığımız...צלחת קהילתית, האופן בו אנו חיים יום יום את חיינו.
Bir yöre halkı tabağı... Gündelik yaşamlarımızı nasıl yaşadığımız...طبق المجتمع - الطريقة التي نعيش بها حياتنا اليومية؛
Bir yöre halkı tabağı... Gündelik yaşamlarımızı nasıl yaşadığımız...教育という受け皿で 子供の学校教育や
Biyolojik çeşitlilik olmaksızın yaşamlarımızı sürdüremezdik.Bez biodiverzity by sme nedokázali prežiť.
Biyolojik çeşitlilik olmaksızın yaşamlarımızı sürdüremezdik.Bez biologické rozmanitosti bychom nebyli schopni přežít.
Biyolojik çeşitlilik olmaksızın yaşamlarımızı sürdüremezdik.Bez różnorodności biologicznej nie bylibyśmy w stanie przeżyć.
Biyolojik çeşitlilik olmaksızın yaşamlarımızı sürdüremezdik.Brez biotske raznovrstnosti ne bi mogli preživeti.
Biyolojik çeşitlilik olmaksızın yaşamlarımızı sürdüremezdik.Sem a biodiversidade não seríamos capazes de sobreviver.
Biyolojik çeşitlilik olmaksızın yaşamlarımızı sürdüremezdik.Senza la biodiversità non saremmo in grado di sopravvivere.
Biyolojik çeşitlilik olmaksızın yaşamlarımızı sürdüremezdik.Utan den biologiska mångfalden skulle vi inte kunna överleva.
Biyolojik çeşitlilik olmaksızın yaşamlarımızı sürdüremezdik.Zonder biodiversiteit zouden we niet kunnen overleven.
Bu araştırmaya göre kız sokak çocuklarının büyük çoğunluğu (37.50%) yaşamlarını çiçek satarak kazanıyor.La investigación muestra que la mayoría de las niñas de la calle (37.50%) venden flores para vivir.
Bu araştırmaya göre kız sokak çocuklarının büyük çoğunluğu (37.50%) yaşamlarını çiçek satarak kazanıyor.L'étude montre que la majorité de ces filles vivant dans les rues vend des fleurs (37.50%).
Bu araştırmaya göre kız sokak çocuklarının büyük çoğunluğu (37.50%) yaşamlarını çiçek satarak kazanıyor.Η έρευνα δείχνει ότι η πλειονότητα των κοριτσιών αυτών (37,50%) πουλάνε λουλούδια για να ζήσουν.
İlgili Sayfalar