yaşamlar ile cümle

yaşamlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu araştırmaya göre kız sokak çocuklarının büyük çoğunluğu (37.50%) yaşamlarını çiçek satarak kazanıyor.Исследование показывает, что большинство беспризорных девочек (37,50%) зарабатывают на жизнь продажей цветов.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.A maioria destes indivíduos tinham passado a maior parte das suas vidas em hospitais para doentes crónicos.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler. Bu, uzun zaman önce oluyor.A lakók többsége szinte egész addigi életét kórházak krónikus osztályain töltötte.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler. Bu, uzun zaman önce oluyor.Väčšina z nich strávila veľkú časť života dlhodobým pobytom v nemocniciach.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler. Bu, uzun zaman önce oluyor.Większość z nich spędziła dużą część życia w szpitalach długoterminowych.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler. Bu, uzun zaman önce oluyor.Большинство этих людей провели почти всю жизнь в больницах длительного пребывания.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.Hầu hết từng người trong họ đã trải qua gần hết đời mình cư trú lâu dài trong các bệnh viện.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.그곳에 있는 대부분의 사람들은 삶의 대부분을
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.La maggior parte di loro aveva passato gran parte della propria vita in ospedale.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.La majorité de ces individus avaient passé la plupart de leur vie dans des hôpitaux de longue durée.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.Majoritatea își petrecuseră mai toată viața internați în spitale.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.Повечето от тези хора са прекарали по-голямата част от живота си в болници.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.רוב אותם אנשים בילו את מרבית חייהם באישפוזים ממושכים. זה היה לפני זמן רב.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.أمضى معظم هؤلاء الأشخاص معظم حياتهم
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.人生の大半を 病院で過ごしてきた人ばかり
Bu da beni, evrendeki muhtemel yaşamları inceleyen astrobiyolojiye yöneltti.Aşa am ajuns la astrobiologie, care studiază posibilitatea existenţei vieţii în univers.
Bu da beni, evrendeki muhtemel yaşamları inceleyen astrobiyolojiye yöneltti.Cela m'a mené à l'astrobiologie, qui est l'étude de la vie présumée dans l'univers.
Bu da beni, evrendeki muhtemel yaşamları inceleyen astrobiyolojiye yöneltti.Das führte mich zur Astrobiologie, die nach potentiellem Leben im Universum sucht.
Bu da beni, evrendeki muhtemel yaşamları inceleyen astrobiyolojiye yöneltti.In un certo senso mi ha portato verso l'astrobiologia, che è lo studio delle possibili vite nell'universo.
Bu da beni, evrendeki muhtemel yaşamları inceleyen astrobiyolojiye yöneltti.지구 밖 생명의 가능성을 연구하는 외계생물학에도 흥미가 생겼습니다.
Bu da beni, evrendeki muhtemel yaşamları inceleyen astrobiyolojiye yöneltti.Me condujo a la astrobiología, que es el estudio de la vida posible en el universo.
Bu da beni, evrendeki muhtemel yaşamları inceleyen astrobiyolojiye yöneltti.Päädyin astrobiologian pariin, joka on maailmankaikkeuden mahdollisia elämänmuotoja tutkiva tieteenala.
Bu da beni, evrendeki muhtemel yaşamları inceleyen astrobiyolojiye yöneltti.Trafiłem na astrobiologię, naukę o życiu w kosmosie.
Bu da beni, evrendeki muhtemel yaşamları inceleyen astrobiyolojiye yöneltti.И вот так я пришёл к астробиологии, это наука о возможности жизни во Вселенной.
Bu da beni, evrendeki muhtemel yaşamları inceleyen astrobiyolojiye yöneltti.И това ме отведе към астробиологията, която е наука за възможния живот във Вселената.
Bu da beni, evrendeki muhtemel yaşamları inceleyen astrobiyolojiye yöneltti.І це привело мене до астробіології, науки, що вивчає можливе життя у всесвіті.
Bu da beni, evrendeki muhtemel yaşamları inceleyen astrobiyolojiye yöneltti.וזה די הוביל אותי לאסטרו-ביולוגיה, שזה חקר על אפשרות הקיום של חיים מיקום.
Bu da beni, evrendeki muhtemel yaşamları inceleyen astrobiyolojiye yöneltti.فهو الذي قادني الى البيولوجيا الفلكية، وهي دراسة الحياة الممكنة في الكون
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.Buddysta spędza całe życie, próbując zrozumieć naturę istnienia.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.Budiștii își petrec toată viața încercând să înțeleagă natura existenței.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.De Boeddhist tracht zijn hele leven de aard van existentie te begrijpen.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.Die Buddhisten verbringen ihr Leben mit dem Versuch, die Natur des Daseins zu verstehen.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.I Buddisti passano tutta la vita a cercare di capire la natura dell'esistenza.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.불교 신자는 존재의 본질을 이해하려 노력하며 평생을 보내죠.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.Les Bouddhistes passent toute leur vie à tenter de comprendre la nature de l'existence.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.Los Budistas pasan toda su vida a intentando entender la naturaleza de la existencia.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.Буддисты проводят свою жизнь, стараясь понять природу бытия.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.Будистът прекарва целия си живот, опитвайки се да разбере естеството на съществуването.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.הבודהיסט מקדיש את כל חייו לנסיון להבין את טיב הקיום.
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.أما البوذيون فقد أمضو حياتهم يحاولون فهم الوجود
Budistler tüm yaşamlarını varoluşun doğasını anlamaya çalışarak geçirirler.私たちの広告は下着姿の 子供を賞賛するようなものです
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.Ces animaux ont à l'intérieur d'eux-mêmes la capacité latente de vivre beaucoup plus longtemps que la normale.
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.Deze dieren hebben de latente capaciteit om veel langer te leven dan ze normaal doen.
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.Diese Tiere tragen in sich die latente Leistung in sich, länger zu leben, als sie normalerweise tun.
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.Estes animais têm dentro deles a capacidade latente para viver muito mais do que vivem normalmente.
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.Estos animales tienen dentro de sí la capacidad latente de vivir mucho más de lo normal.
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.이 동물들은 그들이 일반적으로 사는 것 보다 훨씬 더 긴 삶을 사는 잠재적인 능력을 자신들 안에 가지고 있습니다
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.Những động vật này mang trong mình khả năng sống sót lâu dài hơn bình thường.
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.Questi animali hanno una capacità latente di vivere molto più a lungo del normale.
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.Te zwierzęta mają w sobie ukrytą zdolność do dłuższego, niż zazwyczaj, życia.
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.Tito živočichové mají uvnitř skrytou schopnost žít mnohem déle, než normálně žijí.
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.Тези животни имат латентната възможност да живеят много по-дълго.
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.Ці тварини мають приховану властивість жити значно довше, ніж вони, зазвичай, живуть.
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.Эти животные обладают скрытой способностью жить гораздо дольше обычного.
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.ליונקים הללו יש בתוכם יכולת סמויה לחיות הרבה יותר מאשר הם היו חיים.
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.تلك الحيوانات تحتوي داخلها على القوة الكامنة لتعيش وقت أطول أكثر من ما تعيشه في العادة.
Bu hayvanlar, normal yaşamlarından daha uzun ... ... gizli yaşam kapasitesine sahiptirler.普通の動物よりも長生きをする潜在能力を備えています それらは
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.A descoperit că multe din aceste povești tind să dea vina pe victime și să le înjosească.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Azt találta, hogy sok történet hajlamos az áldozatot hibáztatni és leértékelni az életét.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Điều cô tìm thấy là đa phần các mẩu báo này đổ lỗi cho nạn nhân và hạ thấp giá trị của họ.
İlgili Sayfalar