yaşamlar ile cümle

yaşamlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yaşamlarının ilk yılında yavrular ayda 25 cm uzarlar.Piščanci v prvem letu življenja rastejo s hitrost 25 cm na leto.
Yaşamlarının ikinci yılında ergenleşirler.Parijo se od drugega leta starosti naprej.
Bu dönemde insanlar yaşamlarını avcılık ve toplayıcılıkla sürdürmüşlerdir.V tem času jih mati nauči loviti in preživeti.
Oyuncu makiler genelde ağaç üzerinde yaşamlarını geçirirler.V naravi večino časa preživijo na drevesih.
Seiyuular, meslek yaşamlarında, diğer ülkelerdeki karakter oyuncularından daha çok görev alır.Delodajalci v EU imajo več pravnih odgovornosti do svojih zaposlenih kot v drugih državah.
Yaşamlarının sonuna doğru gittikçe parlaklıklarını kaybeder ve kara cüce hâline dönerler.Na koncu svojih življenj počasi opešajo, se sesedejo in postanejo črne pritlikavke.
Herkes yaşamları sırasında ya gitgide saflaşır ya da kendisini kirleten hareketlerde bulunur.Ti bodisi aktivno zalezujejo plen bodisi čakajo nanj v zasedi.
Murnau'nun sessiz film dönemindeki bazı filmleri yok olmuşken, bazıları yaşamlarını sürdürmeyi başarmıştır.Kai kurie F. W. Murnau nebyliojo kino filmai pražuvo, bet daugelis išliko.
Yaşamlarının ikinci yılında ergenleşirler.Antraisiais gyvenimo metais pradeda žydėti.
Yaşamlarının büyük bölümü ağaç tepelerinde geçer.Didelę gyvenimo dalį jie praleidžia medžiuose.
Yaşamlarının sonuna doğru gittikçe parlaklıklarını kaybeder ve kara cüce hâline dönerler.Savo gyvavimo pabaigoje jos paprasčiausiai mažėja ir mažėja virsdamos juodosiomis nykštukėmis.
Aslanlar genellikle savan ve otlak alanlarda yaşamlarını sürdürürler.Tavaliselt elavad lõvid savannides ja heinamaal.
Volturi gidince, Edward ve Bella kızları ile birlikte huzurlu bir şekilde yaşamlarına devam ederler...Volturi lahkub ja Bella ning Edward saavad koos oma tütrega elada õnnelikult ja igavesti.
Yaşamlarının ikinci yılında ergenleşirler.Suguküpsus 2. eluaastal.
20’si, yaşamlarının herhangi bir döneminde depresyondan muzdarip olmaktadırlar.En Finlandia, aproximadamente el 20 % de las personas sufre depresión en algún momento de su vida.
20’si, yaşamlarının herhangi bir döneminde depresyondan muzdarip olmaktadırlar.Suomessa 20% ihmisistä kärsii masennuksesta jossain vaiheessa elämäänsä.
20’si, yaşamlarının herhangi bir döneminde depresyondan muzdarip olmaktadırlar.В Финляндии 20 % населения страдает депрессией на каком-либо этапе своей жизни.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Cercava il perdono, e dichiara di sforzarsi per migliorare la vita dei suoi bambini soldato.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Él buscaba perdón, y asegura que busca mejorar las vidas de sus niños-soldados.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.El căuta iertare și pretindea că va îmbunătăți viețile copiilor-soldați.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Hij zoekt vergeving, en hij claimt dat hij probeert de levens van zijn kindsoldaten te verbeteren.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Il cherchait le pardon, il prétend tenter d'améliorer la vie de ses enfants-soldats.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.그는 용서를 구하며, 어린 군인들의 삶을 개선시키기 위해 노력하겠다고 말했습니다.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Megbocsátást keresett, és azt mondja, hogy próbál javítani gyerek-katonái életén.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Ông tìm sự tha thứ, và ông tuyên bố sẽ cố gắng cải thiện cuộc sống của những chú lính thiếu nhi.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Szukał tam przebaczenia twierdząc, że dąży do zmiany bytu jego dziecięcych żołnierzy
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Он ищет прощения, и утверждает, что старается улучшить жизни своих несовершеннолетних солдат.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.Той търсеше опрощение и твърди, че се старае да подобри живота на своите деца-войници.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.היא חיפש כפרה, והוא טוען שהוא מתאמץ לשפר את חייהם של הילדים-לוחמים שלו.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.يبحث عن الغفران، ويدعي أنه يسعى إلى تحسين حياة جنودة الأطفال.
Af diliyor ve çocuk askerlin yaşamlarını geliştireceğini vaad ediyor.元少年兵の生活改善に向け 努力すると誓いました この遠征中に彼は殺されることを-
Aileler yaşamlarında değişik destekler sağlayabilirler.Familjer kan få olika slags understöd för sina levnadskostnader.
Aileler yaşamlarında değişik destekler sağlayabilirler.Las familias pueden percibir diferentes tipos de ayudas para su sustento.
Aileler yaşamlarında değişik destekler sağlayabilirler.Les familles peuvent percevoir différentes allocations pour leur subsistance.
Aileler yaşamlarında değişik destekler sağlayabilirler.Perheet voivat saada erilaisia tukia elämiseen.
Aileler yaşamlarında değişik destekler sağlayabilirler.Семьи могут получать различные пособия на жизнь.
Aileler yaşamlarında değişik destekler sağlayabilirler.بإمكان العائلات أن تحصل على مختلف أنواع الدعم للمعيشة.
Aileler yaşamlarında değişik destekler sağlayabilirler.芬兰向家庭提供各类社会援助。大多数社会保障只提供给有权享受芬兰的社会保障或已经有芬兰的登记居住地的人士。
Ama şimdi okyanustaki bu karanlık dünyaya girdiğimizde, harika yaşamlar buluyoruz. Bu bir çeşit deniz anası.Ma ora quando entriamo in quel mondo oscuro dell'oceano, troviamo forme di vita fantastiche.
Ama şimdi okyanustaki bu karanlık dünyaya girdiğimizde, harika yaşamlar buluyoruz.Mais quand nous allons dans ce monde sombre, dans les océans, on trouve une vie fantastique.
Ama şimdi okyanustaki bu karanlık dünyaya girdiğimizde, harika yaşamlar buluyoruz.Αλλά τώρα, όταν πάμε σε αυτόν τον σκοτεινό κόσμο του ωκεανού, βρίσκουμε φανταστική ζωή.
Ama şimdi okyanustaki bu karanlık dünyaya girdiğimizde, harika yaşamlar buluyoruz.Но после погружения в тёмный мир океана мы нашли фантастические формы жизни.
Ama şimdi okyanustaki bu karanlık dünyaya girdiğimizde, harika yaşamlar buluyoruz.אך כעת, כשאנו יורדים לעולם האפל של האוקיינוס, אנו מגלים חיים מופלאים.
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Američané se celý život trénují jak hrát hru "najdi rozdíl".
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Američania trénujú celý život hru "všimni si rozdiel."
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Americanii se antrenează toată viaţa să joace "găseşte diferenţele."
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Amerikanen oefenen hun hele leven lang op het spelletje "zie het verschil".
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Amerikanerne træner hele deres liv på at spille "få øje på forskellen."
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Amerikaner trainieren hier ganzes Leben das Spiel "Finde den Unterschied".
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Amerikkalaisia opetetaan läpi elämänsä
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Amerykanie całe życie uczą się grać w "znajdź różnicę."
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Az Amerikaiak egész életükben gyakorolják a "vedd észre a különbséget" játékot.
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Gli statunitensi si allenano tutta la vita a giocare ad "Aguzzate la vista."
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.I USA tränar man i hela livet att leka "se skillnaden".
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.미국인은 그들의 모든 삶을 즐기기 위해 훈련합니다. "다른 점을 주목하라."
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Les Américains s'entraînent toute leur vie à jouer à "trouver la différence."
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Los estadounidenses entrenan toda su vida para poder jugar a "encuentra las diferencias".
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Người Mỹ luyện tập cả đời họ để chơi trò " tìm sự khác biệt."
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Orang Amerika berlatih seumur hidup memainkan "cari perbedaannya."
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Os americanos treinam durante toda a vidas para jogar ao "descubra a diferença".
İlgili Sayfalar