yaşamlar ile cümle
yaşamlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yaşamlarının ikinci yılında ergenleşirler.Самиці розмножуються в їх другий рік.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı'na katılmış kadınların yaşamlarını kayıt altına alan ilk yazardır.Вона стала першою дослідницею діяльності жінок, які зробили внесок у Війну за незалежність США.
Bu; onların yaşamları boyunca alkolden nefret etmeleri durumunu doğurmuştur.В останні роки життя зловживав алкоголем .
Sosyal yaşamları farklıdır.Соціальна організація різна.
Canlılar bu dünyalar üzerinde yaşamlarını sürdürmektedir.”Бо цей звір живе у кожному з нас».
Yaşamları boyunca yakın ilişkileri vardı.Вони зберігали дружні стосунки протягом всього життя.
Birçok eski kaynak Pisagor’un önceki yaşamlarını hatırlayabildiğini doğrulamaktadır.У деяких стародавніх джерелах стверджувалося, що Піфагор говорив про те, що міг пам'ятати свої минулі життя.
Seri, lise öğrencisi dört kızın günlük yaşamları hakkındadır.Серіал розповідає про повсякденне життя старшокласників школи Ніссен.
Yaşamlarının büyük bölümü ağaç tepelerinde geçer.Значну частину життя ведуть на деревах.
"Ya yalnızlığa alıştır kendini ya da bırak kendi yaşamlarına sahip çıksın insanlar." der.«Даруй людям добро, покладайся на долю, але роби власне життя.
Yaşamlarının ilk yılında yavrular ayda 25 cm uzarlar.Během prvního roku života mláďata rostou o 25 cm za měsíc.
Savrulan, kopan yaşamlar....Vlasta Brezovská) Žijem, žijem...
Kazlar yaşamları boyunca tek eşlidir.Samice zůstávají ve stejném harému po celý svůj život.
Absürdizme göre insanlar tarih boyunca yaşamlarında bir anlam bulmaya çalışmışlardır.Lidé si často kladou otázku, čeho doposud ve svém životě dosáhli.
Buna karşın tanrılar iyi insanları hastalıktan kurtarıp aynı zamanda yaşamlarını da uzatabilirdi.Bohové jim zachránili život a dokonce je povýšili mezi sebe.
Yaşamları boyunca yakın ilişkileri vardı.Po celou dobu jejich života udržovali blízký vztah.
Her ikisi de Arıburnu Muhabereleri'nde yaşamlarını yitirmişlerdir.Prohrál oba své duely jak v základní skupině tak v opravách.
Bunu başaramazlarsa, kendi yaşamları da büyük bir tehlikeye girecektir.Pokud to nezvládne, důsledky budou nepříznivé i pro jeho vlastní planetu Zemi.
Forks’a geri dönerler ve Edward hiç gitmemiş gibi yaşamlarına kaldıkları yerden devam ederler.S Raven a ostatními se vrací do Arkádie, kde už nikdo nezůstal.
Kendi yaşamlarını idame ettirebilecek seviyeye ulaşabilirler.Nechají je, aby si pokoj alespoň vyzdobily po svém.
Bu görüntüler yemekleri, mimari eserleri, insan portrelerini ve insanların günlük yaşamlarını göstermektedir.Aceste imagini prezintă mâncare, arhitectură și oameni în portrete, precum și în activitățile lor zilnice.
Bitkilerin de heyecansal bir yaşamları vardır.Grădina avea și o seră cu plante exotice.
Yaşamları boyunca yakın ilişkileri vardı.Ei au fost apropiați pe tot parcursul vieții lor.
Günlük yaşamları fok balıklarınınkine benzer.Viața lor zilnică este similară cu cea a turmelor de cai sălbăticiți.
Her ikisi de Arıburnu Muhabereleri'nde yaşamlarını yitirmişlerdir.În final ambele au fost însă pierdute în fața celor de la McLaren.
Bu yüzden itfaiyeciler meslek yaşamları boyunca sürekli olarak eğitim ve tatbikat yaparlar.Activitatea de supraveghere continuă pe tot parcursul vieții profesionale și personale.
Proust-Manet dostluğu yaşamlarının sonuna kadar sürdü.Prietenia lor a durat până la sfârșitul vieții.
Bazı Sihler günlük yaşamlarında Kakkas kuralına tam olarak riayet etmezler.Toate zgomotele contribuie la norma dvs. zilnică de expunere.
Birinci Dünya Savaşı döneminde, babası ile birlikte üç amcası yaşamlarını yitirdiler.În timpul Primului Război Mondial, ea și soțul ei au locuit în De Panne.
Sosyal yaşamları farklıdır.Formele de implementare a politicii sociale sunt diferite.
Savrulan, kopan yaşamlar....Arcképcsarnok, életutak...
Yaşamlarının büyük bölümü ağaç tepelerinde geçer.Élete jelentős részét a fákon tölti.
Bunu başaramazlarsa, kendi yaşamları da büyük bir tehlikeye girecektir.Ám ha nem vesszük őket komolyan, igen veszélyessé válhatnak.
Yavrular yaşamlarının ilk sekiz haftasında anne sütüyle beslenir.A fiatal állatok életük első nyolc hetét anyjuk erszényében töltik.
Yaşamları boyunca tekeşlidirler ve aile her yıl aynı yuvaya geri döner.Minden alkalommal úgy mennek el, jövőre veletek ugyanitt.
Yaşamları boyunca 10 çocuk veya daha fazlasını doğurabilirler.Életük folyamán akár több csoportot is megjárhatnak.
Yaşamlarının ikinci yılında ergenleşirler.Ivarérettségét már a második életévében eléri.
Dünya terk edilmiş ve insanlar başka gezegenlerde yaşamlarını sürdürmeye başlamıştır.Más bolygók összefogásával evakuálni kezdték a lakosságot más bolygókra.
Taş Devri insanları, binlerce yıl boyunca avcılıkla yaşamlarını sürdürdüler.A közönséges holló több ezer éve él együtt az emberrel.
Fakat her biri üst kat penceresinden, komşu eve geçmeyi başararak yaşamlarını kurtardı.A család az emeleten rekedt, de sikerült egy ablakon keresztül a szomszéd házba mászniuk.
Proust-Manet dostluğu yaşamlarının sonuna kadar sürdü.Hänen ystävyytensä heihin kesti lopun iän.
Yüzücü bitkilerin bir kısmı yaşamları boyunca kök taşımazlar.Osa lajeista taas elää koko ikänsä sisävesissä.
Volturi gidince, Edward ve Bella kızları ile birlikte huzurlu bir şekilde yaşamlarına devam ederler...Volturien lähtiessä Edward ja Bella ovat vapaita elämään elämäänsä rauhassa ja ikuisesti tyttärensä kanssa.
Dünya terk edilmiş ve insanlar başka gezegenlerde yaşamlarını sürdürmeye başlamıştır.Rauha on laskeutunut maapallolle ja ihmiset voivat jatkaa elämäänsä.
Çiftin, fırtınalı bir evlilik yaşamları oldu.Kahden vahvan persoonan avioliitosta tuli myrskyisä.
Yaşamlarını hayvanlarıyla sürdürmektedir.Onhan eläimelläsi sikahyvä elämä?
Yaşamlarının büyük bölümü ağaç tepelerinde geçer.Uakarit viettävät suurimman osan elämästään puissa.
Çift yaşamlarını Los Angeles, Kolorado ve New Orleans'ta yaşadılar.Perhe asui Los Angelesissa, Australiassa, Coloradossa ja New Yorkissa.
20 ve 30 milyon yaşamları arasındaki toplam insan tarihinin ikinci en ölümcül savaş yapma, kayıp olmuştu.Yhteensä 73 miljoonaa ihmishenkeä vaatinut toinen maailmansota on ihmiskunnan historian tuhoisin sota.
Canlılar bu dünyalar üzerinde yaşamlarını sürdürmektedir.”Tα ζωντανά όντα κατοικούν αυτούς τους κόσμους. "
Mısır tanrıları doğanın düzenine olduğu gibi insanların yaşamlarına da karışmaktaydılar.Οι θεοί των Αιγυπτίων είχαν ανάμειξη στις ανθρώπινες ζωές όπως και την ευρύτερη τάξη της φύσης.
Absürdizme göre insanlar tarih boyunca yaşamlarında bir anlam bulmaya çalışmışlardır.Σύμφωνα με τον παραλογισμό, οι άνθρωποι προσπαθούσαν ιστορικά να βρουν το νόημα της ζωής.
Bunu başaramazlarsa, kendi yaşamları da büyük bir tehlikeye girecektir.Μάλιστα όταν δεν ικανοποιούσαν το αίτημά τους, κινδύνευε η ίδια τους η ζωή.
Yaşamları boyunca çift kalırlar ve yavruları kış boyunca aileyle kalır, bazen eski yavrularda aileye katılır.Συνήθως, παραμένουν μαζί με τους γονείς τους ολόκληρο τον ερχόμενο χειμώνα.
Yaşamlarının ikinci yılında ergenleşirler.De bliver kønsmodne i deres andet leveår.
Yaşamlarını genellikle iç sularda geçirirler.De lever hele deres liv i ferskvand.
Van Gogh kardeşi Theo'ya şöyle yazmıştır: "Yaşamları zor.Til Theo van Goghs moder udtalte han: "Jeg føler ikke din smerte.
Yüzücü bitkilerin bir kısmı yaşamları boyunca kök taşımazlar.Noen bier fortsetter dog som soldater hele livet.
Yahudiler, Bizans kültürünün zengin sanat formlarını kendi yaşamlarına uyarlamışlardır.Jødene assimilerte de rike kunstformene til den bysantinske kulturen.
Yaşamlarının sonuna doğru gittikçe parlaklıklarını kaybeder ve kara cüce hâline dönerler.Ved slutten av deres liv blir de helt enkelt mer lyssvake og går til slutt over til sorte dverger.
İlgili Sayfalar