yaşamlar ile cümle

yaşamlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yaşamlarının ikinci yılında ergenleşirler.Созревают на втором году жизни.
Seri, lise öğrencisi dört kızın günlük yaşamları hakkındadır.Сериал рассказывает о повседневных проблемах четырёх старшеклассниц.
Canlılar bu dünyalar üzerinde yaşamlarını sürdürmektedir.”Может, эти твари и убили всё живое на этой планете?»).
Sosyal yaşamları farklıdır.Социальная организация разная.
Yaşamlarının büyük bölümü ağaç tepelerinde geçer.Значительную часть жизни проводит на деревьях.
Ölen işçi kadınların 62'si pencerelerden atlamayı seçtikleri için yaşamlarını yitirmişlerdir.Многие выпрыгивали из окон, так погибли 62 человека.
Bu; onların yaşamları boyunca alkolden nefret etmeleri durumunu doğurmuştur.По собственным словам, в течение карьеры злоупотреблял алкоголем.
Bana evletini açmanın yanında, yaşamlarına ve kültürlerine dahil ettiler." demiştir.Я так проникся их любовью, их культурой».
Roma Ryan şarkıyı "Yaşamlarımız birbiriyle ve doğadaki her şeyle dolaşık.Статья Р. Зыкиной "В гармонии с собой и окружающим миром".
Ödül verilmeye başlarken, onlar henüz yaşamlarını sürdüryorlardı.Когда проект только начал своё существование, они...
Birinci Dünya Savaşı döneminde, babası ile birlikte üç amcası yaşamlarını yitirdiler.Во время Великой Отечественной войны погибли его отец и три старших брата.
Bu bakteriler oksijensiz ortamda yaşamlarını devam ettirirler.Такие анаэробы постоянно живут в лишенной кислорода среде.
Buna karşın tanrılar iyi insanları hastalıktan kurtarıp aynı zamanda yaşamlarını da uzatabilirdi.وعلى النقيض، كان بوسع الآلهة شفاء الصالحين من البشر أو حتى إطالة أعمارهم.
Forks’a geri dönerler ve Edward hiç gitmemiş gibi yaşamlarına kaldıkları yerden devam ederler.وعادوا بذلك إلى فوركس مرة اخرى ولكن لم يستمر ادوارد في الحياة كما كان من قبل.
Bu; onların yaşamları boyunca alkolden nefret etmeleri durumunu doğurmuştur.مما خلق لديه شعورا مبكرا بالإمتعاض اتجاه المشروبات الكحولية طيلة حياته..
Rus kaynakları ise isyanda, 3,000 insanın yaşamlarını yitirdiklerini iddia ederler.المصادر الروسية تشير أن عدد القتلى كان 3000.
Bazı savaş filmleri muharabeleri anlatmak yerine asker veya sivil halkın günlük yaşamlarına da odaklanabilir.في بعض الأحيان تركز أفلام الحرب على الحياة العسكرية أو المدنية اليومية في زمن الحرب دون تصور المعارك.
Erkek ve dişi fillerin sosyal yaşamları birbirinden çok farklıdır.وكان الفرق بين القرود والبشر في هذا المجال كبيرًا جدًا.
Savrulan, kopan yaşamlar....بدي ارسم بدي اعيش..
Bu görüntüler yemekleri, mimari eserleri, insan portrelerini ve insanların günlük yaşamlarını göstermektedir.كما تعطي صورا عن الفن المعماري على الأرض وعن غذاء الإنسان وكذلك صورا عن الأشغال اليومية للناس .
Bu süreç, genelde yıldızların yaşamlarının sonunu simgelemektedir.وفي أغلب الأحوال توضح في نفس الوقت قدر لمعان النجوم .
Bütün bu hayvanlar vahşi yaşamlarında ve özgür bir biçimde yaşamaktadırlar.Tudo que estes tipos animais vivem em liberdade.
Mısır tanrıları doğanın düzenine olduğu gibi insanların yaşamlarına da karışmaktaydılar.Deuses egípcios estavam envolvidos nas vidas humanas, bem como na ordem geral da natureza.
"Ya yalnızlığa alıştır kendini ya da bırak kendi yaşamlarına sahip çıksın insanlar." der.Se você deseja que pessoas se desenvolvam, deixe que elas cuidem das próprias vidas."
Seri, lise öğrencisi dört kızın günlük yaşamları hakkındadır.A história de Lucky Star normalmente conta a vida de quatro garotas estudando no colégio.
Yaşamlarının ikinci yılında ergenleşirler.Eles se tornam cinzentos no segundo ano de vida.
Bu aktivitelerin türün yaşamlarını etkileyip etkilemediği konusunda yeterli bilgi yoktur.No entanto, não existem dados sobre o possível impacto destas na sobrevivência da espécie.
Zebralar, yaşamlarını sürdürebilmek için su ve ot ile beslenirler.As pessoas racionam a comida e água para sobreviver.
Bazı türleri ise yaşamlarını, başka mantar türlerinin üzerinde sürdürür.Em algumas ocasiões, roubam outros alimentos da própria espécie.
Onların bu andaki yaşamları, aşkları, kayıpları, acıları filmin temelini oluşturmaktadır.Os temas das classes sociais, do amor e da batalha dos sexos constituem o fundo desta tragédia.
Absürdizme göre insanlar tarih boyunca yaşamlarında bir anlam bulmaya çalışmışlardır.Het blijft echter de vraag, of de mensheid in de loop van haar geschiedenis werkelijk iets heeft bijgeleerd…
Yaşamları denizde yaşamaya öyle çok uyum sağlamıştır ki karada hayatta kalamazlar.Ze zijn zo sterk op het leven op de bodem aangepast dat ze geen vleugels nodig hebben.
Seri, lise öğrencisi dört kızın günlük yaşamları hakkındadır.Lucky Star gaat over het leven van vier schoolmeisjes.
Çiftin, fırtınalı bir evlilik yaşamları oldu.Haar ouders hadden een turbulent huwelijk.
The Dudesons kendilerine ait bir çiftlik evinde yaşamlarını sürdürmektedir.The Dudesons maakten namelijk een kampvuur in hun boerderij.
Yaşamlarını hayvanlarıyla sürdürmektedir.Daar sterft hij tussen zijn dieren.
6 çocuklarıyla birlikte yaşamlarını sürdürmektedirler.Hun zes kinderen volgen hierna.
Bunu başaramazlarsa, kendi yaşamları da büyük bir tehlikeye girecektir.Indien ze dat wel doet, komt zijn leven in gevaar.
Volturi gidince, Edward ve Bella kızları ile birlikte huzurlu bir şekilde yaşamlarına devam ederler...Ze haalt het net op tijd maar toch wil de Volturi Edward, Bella en Alice nog eens spreken.
Bütün bu hayvanlar vahşi yaşamlarında ve özgür bir biçimde yaşamaktadırlar.Deze dieren leven in het wild in onherbergzame gebieden.
Bu inançların birçoğunda ölmüş kişiler ruh varlıklar şeklinde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler.Mensen die aan deze aandoening lijden, gaan op den duur in hun eigen leugens geloven.
Yaşamları boyunca tekeşlidirler ve aile her yıl aynı yuvaya geri döner.Vrouwtjes zijn trouw aan hun voortplantingsgebied en keren ieder jaar terug naar dezelfde plek.
O adam yaşamları sona erdirmek için doğmuş.Die man is geboren om levens te beëindigen.
Yaşamlarının ikinci yılında ergenleşirler.Dojrzewają w drugim roku życia.
Bir kişi sayısız miktardaki yaşamların ardından tanrılardan biri haline gelebilir.Po pewnym czasie bogów można było liczyć w tysiącach.
Bazı Sihler günlük yaşamlarında Kakkas kuralına tam olarak riayet etmezler.Zastosowanie jednostek Plancka byłoby w życiu codziennym mało wygodne.
Çift yaşamlarını Los Angeles, Kolorado ve New Orleans'ta yaşadılar.W czasie małżeństwa mieszkali w Los Angeles, Australii, Kolorado i Nowym Jorku.
Kişinin karakteri, geçmiş yaşamlarıyla belirlenir.Bohater jest przedstawiony w ostatnich chwilach życia.
Bazıları ise yaşamlarının belli bir kısmında çok çekirdek taşırlar.Część z nich prowadzi pasożytniczy tryb życia.
Bu görüntüler yemekleri, mimari eserleri, insan portrelerini ve insanların günlük yaşamlarını göstermektedir.Można na nich zobaczyć jedzenie, architekturę i czynności życia codziennego.
Yaşamları boyunca yakın ilişkileri vardı.Byli oni przez całe życie bliskimi przyjaciółmi.
Bu; onların yaşamları boyunca alkolden nefret etmeleri durumunu doğurmuştur.Detta gjorde att de hatade alkohol för resten av livet.
Yaşamlarının ikinci yılında ergenleşirler.De blir könsmogna under andra levnadsåret.
Sosyal yaşamları farklıdır.Det sociala beteende varierar.
Yaşamları ve ölümleri boyunca yıldızlar ISM ile fiziksel olarak etkileşir.Under sitt liv och ända till deras livscykels definitiva slut interagerar stjärnor fysiskt med ISM.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı'na katılmış kadınların yaşamlarını kayıt altına alan ilk yazardır.Hon var den första författaren som skrev om kvinnor under Amerikanska frihetskriget.
Bu eserinde demir işçilerini günlük yaşamlarında resmetmiştir.Det är de som utför de dagliga riterna i hemmet.
"Ya yalnızlığa alıştır kendini ya da bırak kendi yaşamlarına sahip çıksın insanlar." der.Jag tänkte, köp dem, och bida din tid om du har någon..."
Yaşamlarının sonuna doğru gittikçe parlaklıklarını kaybeder ve kara cüce hâline dönerler.Vid slutet av deras liv blir de helt enkelt allt mer ljussvaga och övergår till sist till svarta dvärgar.
Hikâye temel olarak "Silahlı Dedektiflik Bürosu" üyelerini ve günlük yaşamlarını takip etmektedir.Історія в основному розповідає про співробітників «Озброєного детективного агентства» та їх повсякденне життя.
İlgili Sayfalar