yaşamlar ile cümle
yaşamlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Meslek yaşamlarımızın en büyük maçına 3 dakika...3 דקות מעכשיו יתחיל הקרב החשוב ביותר בחיים שלנו
Meslek yaşamlarımızın en büyük maçına 3 dakika... Hepsi bugüne bağlı3 минуты до Самого Большого Матча в нашей профессиональной жизни все случится сегодня.
Meslek yaşamlarımızın en büyük maçına 3 dakika... Hepsi bugüne bağlıHárom percünk van profi létünk legnagyobb csatájáig a mai napon.
Meslek yaşamlarımızın en büyük maçına 3 dakika... Hepsi bugüne bağlıTiga menit lagi adalah pertarungan terbesar dalam hidup profesional kita semua akan terjadi hari ini.
Meslek yaşamlarımızın en büyük maçına 3 dakika...Nog drie minuten voordat de belangrijkste wedstrijd in ons leven begint.
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.A metaforák nem mindig emberi életünkről és érzéseinkről szólnak.
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.Ẩn dụ không phải luôn luôn nói về cuộc sống và cảm xúc của con người.
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.In Metaphern geht es aber nicht immer nur um das Leben der Menschen und Gefühle.
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.비유는 언제나 인간 생활과 감정에 관한 것은 아닙니다.
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.Las metáforas no siempre son acerca de vidas y sentimientos humanos.
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.Le metafore non parlano sempre della vita degli uomini o dei sentimenti.
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.Les métaphores ne portent pas toujours sur nos vies et nos sentiments humains.
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.Metaforele nu sunt întotdeauna despre viaţa şi sentimentele umane.
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.Metaforen gaan niet altijd over mensenlevens en gevoelens.
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.Οι μεταφορές δεν αφορούν μόνο την ανθρώπινη ζωή και τα συναισθήματα.
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.Метафоры не всегда о жизни и чувствах.
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.מטאפורות הן לא תמיד על חיינו האנושיים והרגשות שלנו.
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.الصورة المجازية ليست حكراً فقط على الحياة البشرية و المشاعر،
Metaforlar hep bizim insan yaşamlarımız ve duygularımızla ilgili olmaz.シカゴの詩人 カール・サンドバーグは こう書きました
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.A New York i topi fanno parte della vita quotidiana dei pendolari.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.A New York, les rats font partie du quotidien des migrateurs pendulaires.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.Di New York, tikus adalah bagian dari keseharian masyarakat.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.Em Nova Iorque, os ratos fazem parte da vida diária de quem anda de metro.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.En Nueva York, las ratas son parte del viaje diario al trabajo.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.In New York CIty gehören Ratten zum alltäglichen Leben der Pendler.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.In New York maken ratten deel uit van het forensen-leven.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.În New York, șobolanii fac parte din viața de zi cu zi a navetiștilor.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.특히 뉴욕에서 쥐는 일상적인 도시적 삶의 한 부분이죠.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.New Yorkban a patkányok hozzátartoznak az ingázók mindennapjaihoz.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.Ở New York, chuột là một phần trong cuộc sống hằng ngày của những người dùng giao thông công cộng.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.W Nowym Jorku szczury widzi się codziennie.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.Στη Νέα Υόρκη, οι αρουραίοι είναι κομμάτι της καθημερινότητας των επιβατών υπόγειου τραίνου.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.В Ню Йорк Сити плъховете са част от ежедневието на пътуващите.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.Крысы в Нью-Йорке являются неотъемлемой частью будней пассажиров метро.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.בניו יורק, עכברושים הם חלק מחיי היום יום של נוסעי הרכבת התחתית.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.في مدينة نيويورك، تعتبر الفئران بمثابة جزء من الحياة اليومية للمسافرين.
New York City'de, fareler işten eve gidip gelen insanların günlük yaşamlarının parçaları.ネズミを見ても無視する人や 怖がる人がほとんどですが
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]A jutalom a fejlesztés...] [...az, hogy általad változik meg az emberek élete, hogy munkahelyet teremtesz.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Arbeitsplätze schaffen.
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Banen scheppen.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Creearea de locuri de muncă.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Las recompensas son la innovación...] [...cambiar la vida de la gente, crear empleos.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Η δημιουργία θέσεων εργασίας.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Създаване на работни места.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.Le ricompense portano innovazione...] [...cambiano la vita delle persone.
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.Odměnou je ta stálá inovace ...] [... která mění životy lidí.
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.Phần thưởng là dẫn dắt đổi mới...] [...thay đổi cuộc sống mọi người.
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.Винагородою є введення новацій...] [... зміна людських життів.
Onların yaşamlarında aynı zaman da benimkinde de, aktif mevcudiyeti var.Ella tiene una presencia activa en sus vidas, al igual que en la mía, y está inculcando en ellas
Onların yaşamlarında aynı zaman da benimkinde de, aktif mevcudiyeti var.Elle occupe une place active dans leurs vies, ainsi que dans la mienne, et leur inculque
Onların yaşamlarında aynı zaman da benimkinde de, aktif mevcudiyeti var.어머니는 나의 삶뿐만 아니라 제 두 딸의 삶에 있어서도
Onların yaşamlarında aynı zaman da benimkinde de, aktif mevcudiyeti var.Она - важная часть нашей жизни.
Onların yaşamlarında aynı zaman da benimkinde de, aktif mevcudiyeti var.יש לה נוכחות פעילה בחייהן, כמו גם בחיי,
Onların yaşamlarında aynı zaman da benimkinde de, aktif mevcudiyeti var.أن لها وجود نشط في حياتهن، وكذلك حياتي،
Onların yaşamlarında aynı zaman da benimkinde de, aktif mevcudiyeti var.兄と私が教わったのと
Otlakları takip ederek, çünkü yaşamları buna uyarlanmıştı, doğuya göç ettiler.Au migrat înspre est, urmând calea păşunilor, pentru că modul lor de viaţă era adaptat la zone cu păşuni.
Otlakları takip ederek, çünkü yaşamları buna uyarlanmıştı, doğuya göç ettiler.Bermigrasi ke arah timur, mengikuti padang rumput, sebab mereka telah beradaptasi untuk hidup di daerah itu.
Otlakları takip ederek, çünkü yaşamları buna uyarlanmıştı, doğuya göç ettiler.동쪽으로 향해 이주하면서, 초원을 따라갔습니다, 왜냐하면 그것이 그들이 살기위해 적응되었기 때문입니다.
Otlakları takip ederek, çünkü yaşamları buna uyarlanmıştı, doğuya göç ettiler.Migrando hacia el oriente, siguiendo las praderas, porque a eso se adaptaron a vivir.
Otlakları takip ederek, çünkü yaşamları buna uyarlanmıştı, doğuya göç ettiler.Migrant vers l'est, suivant les prairies, parce que c'est ce sur quoi ils s'étaient adaptés.
İlgili Sayfalar