yaşamlar ile cümle

yaşamlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Insanlarin gunluk yasamlarinda ozumsenebilmesi icin yasalarin yeterince basit olmasi gerekli.日々の選択において 腑に落ちて使えるものでなければなりません 腑に落ちない法律を だれも信頼しないでしょう
Insanların yaşamlarını iyileştiren birşey.Ça aide à améliorer le niveau de vie des gens.
Insanların yaşamlarını iyileştiren birşey.Es bueno para mejorar la vida de las personas.
Insanların yaşamlarını iyileştiren birşey.Es ist gut, um das Leben der Menschen zu verbessern.
Insanların yaşamlarını iyileştiren birşey.Este benefică pentru ridicarea nivelului de trai.
Insanların yaşamlarını iyileştiren birşey.Het helpt mensenlevens te verbeteren.
Insanların yaşamlarını iyileştiren birşey.이것은 사람들의 생활 수준을 높이는 데에도 좋습니다.
Insanların yaşamlarını iyileştiren birşey.Növeli az életszínvonalat.
Insanların yaşamlarını iyileştiren birşey.Poprawia życie ludzi.
Insanların yaşamlarını iyileştiren birşey.Sono buoni per migliorare la vita delle persone.
Insanların yaşamlarını iyileştiren birşey.Хубаво е за подобряването на човешкия живот.
Insanların yaşamlarını iyileştiren birşey.Это помогает улучшать жизнь людей.
Insanların yaşamlarını iyileştiren birşey.הם טובים לשיפור חיי אנשים.
Insanların yaşamlarını iyileştiren birşey.كما أنه يساعد في تحسين حياة الناس
Insanların yaşamlarını iyileştiren birşey.でも開放性や相互接続性は 病気の観点からは
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar. Bunun gibi daha fazlası.А той просто не остарява през живота на кучето.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar."De ce nu imbatraneste acest om?" Ei nu imbatranesc in timpul vietii cainelui.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.Hij wordt niet oud tijdens de levensduur van de hond.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.Họ không già đi trong vòng đời của một con chó.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.Il ne vieillit pas pendant la durée de la vie du chien.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.개의 수명으로 봤을 때는 인간들은 늙지 않는 것이죠
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.Não está a ficar velho no tempo de vida do cão.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.Nie starzeją się w tempie psów.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.No están envejeciendo en el tiempo de vida canino.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.Noi non invecchiamo nell'arco della vita di un cane.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar."Proč ten člověk nestárne?" Za dobu psího života lidé nezestárnou.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.Sie werden nicht alt, in einer Hunde Lebensdauer.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.Δεν γερνάνε κατά τη διάρκεια ζωής του σκύλου.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.Люди не старіють за життя тварин.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.Просто он не стареет в течение жизни собаки.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.הם לא מזדקנים מבחינת חיי הכלב.
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.انهم لا يكبرون في السن في عمر الكلاب
Köpekler yaşamları boyunca yaşlanmazlar.そんな感じかもしれません
Laboratuvarda çalışıyorlardı, ve işi okul ödevi olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak görüyorlardı.Au stat în laborator şi au lucrat, fără să considere că munca lor e o temă şcolară, ci o parte a vieţii lor.
Laboratuvarda çalışıyorlardı, ve işi okul ödevi olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak görüyorlardı.De arbejdede i laboratoriet, og de så arbejdet, ikke som skolearbejde, men som deres liv.
Laboratuvarda çalışıyorlardı, ve işi okul ödevi olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak görüyorlardı.Dolgoztak a laborban, és a munkát nem iskolai feladatnak tekintették, hanem az életük részének.
Laboratuvarda çalışıyorlardı, ve işi okul ödevi olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak görüyorlardı.Estavam no laboratório a trabalhar, e viam o trabalho, não como tarefa escolar, mas como as suas vidas.
Laboratuvarda çalışıyorlardı, ve işi okul ödevi olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak görüyorlardı.연구실에서 실습을 계속했습니다. 그 일을 과제로 본 것이 아니라 삶으로 생각한거죠.
Laboratuvarda çalışıyorlardı, ve işi okul ödevi olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak görüyorlardı.Pracowali w laboratorium, gdyż postrzegali tę pracę, nie jako obowiązek, ale jako swoje życie.
Laboratuvarda çalışıyorlardı, ve işi okul ödevi olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak görüyorlardı.Trabajaban en el laboratorio, y veían el trabajo, no como trabajo escolar, sino como sus vidas.
Laboratuvarda çalışıyorlardı, ve işi okul ödevi olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak görüyorlardı.Ze waren in het lab aan het werk. Ze zagen het werk niet als schoolwerk, maar als hun leven.
Laboratuvarda çalışıyorlardı, ve işi okul ödevi olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak görüyorlardı.Ήταν στο εργαστήριο και δουλεύανε, και είδαν τη δουλειά, όχι ως σχολική εργασία, αλλά σαν τη ζωή τους.
Laboratuvarda çalışıyorlardı, ve işi okul ödevi olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak görüyorlardı.Вони працювали в лабораторії і розглядали цю роботу не як навчальне навантаження, а як своє життя.
Laboratuvarda çalışıyorlardı, ve işi okul ödevi olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak görüyorlardı.הם היו במעבדה, עובדים, והר ראו את העבודה לא כמטלות לימודיות, אלא כחייהם.
Laboratuvarda çalışıyorlardı, ve işi okul ödevi olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak görüyorlardı.كانوا يعملون في المختبر، واعتبروا ذلك العمل ليس كعمل دراسي وانما كحياتهم.
Laboratuvarda çalışıyorlardı, ve işi okul ödevi olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak görüyorlardı.作業は彼らの人生だったのです 彼らはAIDS研究の一環で
lisede öğrenebilirlerse ileriki yaşamlarında yapabileceklerinden daha fazlasını düşünün.Якщо б вони вивчали це у старшій школі, уявіть як багато вони могли б зробити далі в житті.
lisede öğrenebilirlerse ileriki yaşamlarında yapabileceklerinden daha fazlasını düşünün.لو كانت في المدرسة الثانوية تخيل كيف سيمكنه العمل في حياتهم المستقبلية
Marcel Proust'un yakalarını yetişkin yaşamlarında da bırakmadı.Charles-a Darwin-a, Charlotte Bronte in Marcel-a Proust-a.
Marcel Proust'un yakalarını yetişkin yaşamlarında da bırakmadı.Charlese Darwina, Charlotte Brontëové a Marcela Prousta.
Marcel Proust'un yakalarını yetişkin yaşamlarında da bırakmadı.Charlotte Bronte e Marcel Proust per tutta la vita.
Marcel Proust'un yakalarını yetişkin yaşamlarında da bırakmadı.Charlotte Brontë -t és Marcel Proust-t.
Marcel Proust'un yakalarını yetişkin yaşamlarında da bırakmadı.Karola Darwina, Charlotty Brontë czy Marcela Prousta.
Marcel Proust'un yakalarını yetişkin yaşamlarında da bırakmadı.강렬한 두려움이 있었죠.
Marcel Proust'un yakalarını yetişkin yaşamlarında da bırakmadı.Чарлс Дарвин, Шарлот Бронте и Марсел Пруст.
Marcel Proust'un yakalarını yetişkin yaşamlarında da bırakmadı.Чарльза Дарвина, Шарлотты Бронте и Марселя Пруста.
Marcel Proust'un yakalarını yetişkin yaşamlarında da bırakmadı.Чарльза Дарвіна, Шарлотту Бронте та Марселя Пруста.
Marcel Proust'un yakalarını yetişkin yaşamlarında da bırakmadı.של צ'ארלס דרווין, שרלוט ברונטה ומרסל פרוסט.
Marcel Proust'un yakalarını yetişkin yaşamlarında da bırakmadı.من أمثال تشارلز داروين، وشارلوت برونتيومارسيل بروست
Marcel Proust'un yakalarını yetişkin yaşamlarında da bırakmadı.では 恐怖について 天才や子供達から
İlgili Sayfalar