yaşamlar ile cümle
yaşamlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.[아니야. 보상은 변화를 이뤄내고...]
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.[Nagrodą jest innowacja...] [....zmienianie życia ludzi.
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.[Non. les récompenses sont inciter l'innovation...] [...changer la vie des gens.
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.[לא. הפרסים מניעים חדשנות...]
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.انما الهدف هو تحريك الابداع
[Hayır. Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.人々の生活を変えること 仕事を生み出すこと
Hemen hemen hiç hata yapma ihtimalleri yoktur. Yaşamlarının devamı için kendi kendilerini onarırlar.Foarte rar dau greș și se pot repara singure pentru longevitate.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Cu toţii dorim să ni se confirme că viaţa noastră are sens.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Đều muốn nói rằng cuộc đời có ý nghĩa
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Kita semua mau kepastian bahwa hidup kita punya arti.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.우리는 모두 우리의 삶이 의미가 있다는 확인을 하고 싶어합니다.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Mindannyian szeretnénk megerősítést, hogy az éltetünknek van értelme.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Nous voulons tous qu'on nous affirme que nos vies ont un sens.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Todos nós queremos afirmações de que as nossas vidas têm significado.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Todos queremos confirmar que nuestras vidas tienen sentido.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Vi vil alle have bekræftelse i, at der er en mening med vores liv.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Vi vill alla ha bekräftelse på att vårt liv har en mening.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Vogliamo tutti conferma che le nostre vite hanno un significato.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Všetci chceme potvrdenia, že naše životy majú zmysel.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Všichni chceme potvrzení, že náš život má smysl.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.We willen allemaal bevestiging dat ons leven zin heeft.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Wir alle wollen darin bestärkt sein, dass unser Leben einen Sinn hat.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Wszyscy potrzebujemy potwierdzenia, że nasze życie ma znaczenie.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Όλοι χρειαζόμαστε την επιβεβαίωση ότι οι ζωές μας έχουν νόημα.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Всички искаме потвърждение, че животът ни има смисъл.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.Мы хотим убедиться, что наша жизнь имеет смысл.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.כולנו רוצים לקבל אישור לכך שלחיינו יש משמעות.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.كلنا نريد إثباتات على أن حياتنا لها مغزى.
Hepimiz yaşamlarımızın bir amacı olduğuna inanmak isteriz.物語で人と人がつながる時ほど
Her gün aynı nedenlerle, Türkçe Çeviri:PAEDAGOG Dünya üzerindeki yaşamlarını terk ediyorlar.lasciano la vita sulla Terra per lo stesso motivo tutti i giorni.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Alla tittade in i det, och de såg den totala sammankopplingen av allt liv i alla universa.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Jeder schaute hinein und sie sahen darin die vollkommene Verbundenheit allen Lebens in allen Universen.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Každý se na to podíval a viděl všechna propojení všeho žití v celém vesmíru.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.전적으로 인연에 기대어 살아가고 있었습니다.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Mindenki aki belenézett, látta benne az összes univerzum összes életének totális összekapcsoltságát.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Mọi người nhìn vào đó và họ thấy sự kết nối toàn diện của cuộc sống trong vũ trụ.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Semua orang melihatnya dan mereka melihat segala keterhubungan dari seluruh kehidupan di alam semesta.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Toda a gente olhou, e viram nele a absoluta interligação de toda a vida em todos os universos.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Todos lo observaron y dentro vieron la total interconexión de toda la vida, en todos los universos.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Toţi s-au uitat şi au văzut acolo toate formele de viaţă din toate universurile sunt complet interconectate.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Tous regardèrent et y virent l'inter-connectivité de toute la vie dans tous les univers.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Tutti lo guardarono e ci videro la totale interconnessione di tutta la vita in tutti gli universi.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Všetci sa na to pozreli a videli v tom úplnú prepojenosť všetkého života vo všetkých vesmíroch.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Всички го гледали и видели там вътре цялостната взаимосвързаност на целия живот във всички вселени.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Каждый, кто посмотрел на него, видел там абсолютную взаимосвязанность всей жизни во всех вселенах.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.Кожний, хто дивився на це, бачив в цьому загальний зв'язок всіх життів в усіх всесвітах.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.את כל הקישוריות הפנימית של כל החיים בכל היקומים.
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.الترابط الكلي لكل الحياة في الأكوان
Herkes buna baktı ve orada tüm evrendeki tüm yaşamların birbirine olan büyük bağlantılılığını gördü.そしてもちろん、仏教徒の宇宙観では、人の生命を載せた惑星が
Insanlarin gunluk yasamlarinda ozumsenebilmesi icin yasalarin yeterince basit olmasi gerekli.법은 단순해야 합니다. 그래서 사람들이 일상의 선택에 있어 법을 내재화시킬 수 있어야 합니다.
Insanlarin gunluk yasamlarinda ozumsenebilmesi icin yasalarin yeterince basit olmasi gerekli.La loi doit être assez simple pour que les gens puissent l'intérioriser dans leurs choix quotidiens.
Insanlarin gunluk yasamlarinda ozumsenebilmesi icin yasalarin yeterince basit olmasi gerekli.Legislaţia trebuie să fie destul de simplă Pentru ca oamenii să o asimileze în alegerile lor zilnice.
Insanlarin gunluk yasamlarinda ozumsenebilmesi icin yasalarin yeterince basit olmasi gerekli.Právo musí byť dostatočne jednoduché, aby ho ľudia prijali za svoje vo svojich každodenných rozhodnutí.
Insanlarin gunluk yasamlarinda ozumsenebilmesi icin yasalarin yeterince basit olmasi gerekli.Právo musí být natolik čitelné, aby se s ním lidé mohli ztotožnit při svých každodenních rozhodnutích.
Insanlarin gunluk yasamlarinda ozumsenebilmesi icin yasalarin yeterince basit olmasi gerekli.Prawo musi być wystarczająco proste, żeby ludzie mogli je przyswoić w ramach swoich codziennych wyborów.
Insanlarin gunluk yasamlarinda ozumsenebilmesi icin yasalarin yeterince basit olmasi gerekli.Recht moet eenvoudig genoeg zijn zodat mensen het kunnen verwerken in hun dagelijkse keuzes.
Insanlarin gunluk yasamlarinda ozumsenebilmesi icin yasalarin yeterince basit olmasi gerekli.Закон должен быть достаточно прост, чтобы люди смогли интуитивно применять его в своих ежедневных поступках.
Insanlarin gunluk yasamlarinda ozumsenebilmesi icin yasalarin yeterince basit olmasi gerekli.Законът трябва да е достатъчно прост, така че хората да могат да го възприемат в ежедневните си избори.
Insanlarin gunluk yasamlarinda ozumsenebilmesi icin yasalarin yeterince basit olmasi gerekli.החוק חייב להשאר פשוט כדי שאנשים יוכלו להטמיע אותו בבחירות היומיומיות שלהם.
Insanlarin gunluk yasamlarinda ozumsenebilmesi icin yasalarin yeterince basit olmasi gerekli.ان القانون يجب ان يكون بهذه البساطة ايضاً لكي يستطيع العامة فهمه والانصياع له وتطبيقه في خيارات حياتهم اليومية
İlgili Sayfalar